Boyun Fıtığı Tedavisiyle Sağlığına Kavuştu

Son Güncelleme:

İstanbul'da boyun fıtığı nedeniyle kolunu kullanamayan hasta, 15 dakikalık tedaviyle şifa buldu.

İstanbul'da ilerlemiş boyun fıtığı nedeniyle sağ kolunu kullanamayacak hale gelen hasta, yaklaşık 15 dakikalık radyofrekans ve transforaminal enjeksiyon tedavisiyle sağlığına kavuştu.

İstanbul'da yaşayan 43 yaşındaki Mesut Erguvan, uzun yıllardır yaşadığı ağrıların ardından sağ kolunu kullanamayacak hale geldi. Birçok hastaneye giden ve bir türlü iyileşemeyen Erguvan, bir arkadaşının tavsiyesi üzerine Bezmialem Vakıf Üniversitesi Hastanesi Algoloji Bölümü'ne başvurdu.

Burada yapılan tetkiklerin ardından Erguvan'a, ileri derecede boyun fıtığı teşhisi konuldu.

Erguvan'a, Uzm. Dr. Mehmet Rıdvan Yalın tarafından radyofrekans ve transforaminal enjeksiyon tedavisi uygulanmasına karar verildi.

Yaklaşık 15 dakikalık işlemin ardından Erguvan, 2 saat gözlem altına alındı, daha sonra taburcu edildi.

Uzm. Dr. Yalın, AA muhabirine, hastanın yaklaşık 8 ay önce sağ kolunda şiddetli ağrı şikayetiyle kendilerine başvurduğunu söyledi.

Hastanın kolunu kaldırmakta ve hareket ettirmekte zorlandığını, uyuşmaların da olduğunu vurgulayan Yalın, yapılan değerlendirmede şikayetlerin boyun fıtığından kaynaklandığını belirlediklerini anlattı.

Yalın, "Hastamızın yıllardır olan ağrısı son 2 ayda dayanılmaz boyuta gelmişti. Kendisine algolojik işlemlerden bahsettik ve planlamasını yaptık. Yaklaşık 15 dakika süren küçük girişimsel bir işlemle hastamızı şifaya kavuşturduk." dedi.

İşlem sırasında boyundan kola giden sinir kökünün, fıtığın baskı yaptığı bölgeye radyofrekans tedavisi ile halk arasında "nokta atışı" olarak da bilinen transforaminal epidural enjeksiyon uyguladıklarını dile getiren Yalın, "Bunu yaparken bir B planımız da vardı. Nükleoplastiye de geçebiliriz diye düşünmüştük. Ama çok şükür hastamız şifaya kavuştuğu için bu şekilde takip ediyoruz." ifadelerini kullandı.

Yalın, hastanın ağrısız şekilde yaşamını sürdürdüğünü, kullandığı ilaçları da bıraktığını kaydetti.

Uygulamanın kısa sürede tamamlandığını belirten Yalın, "Hastamızın yatışını yapıyoruz. İşlemimiz ortalama 15 dakika sürüyor. Daha sonrasında hastamızı servise alıyoruz. Yaklaşık 2 saat takip ediyoruz. Kontrollerini yaptıktan sonra evine şifayla taburcu ediyoruz. Sonrasında da kontrollerini planlıyoruz." diye konuştu.

"Algolojide çok farklı tedavi yöntemlerimiz var"

Uzm. Dr. Yalın, bazı hastalarda cerrahinin zorunlu olduğunu ve bu hastaları beyin cerrahisi uzmanlarına yönlendirdiklerini ifade etti.

İleri yaşta ya da ek hastalıkları bulunan kişilerde cerrahi riskinin yüksek olabildiğine dikkati çeken Yalın, şunları kaydetti:

"Bazen hasta ameliyat olmak istemeyebiliyor ya da cerrahi uygun olmayabiliyor. Ancak bu hastaların ağrılarının da çözülmesi gerekiyor. İşte burada devreye algoloji giriyor. Bize başvuran hastalarımızın ağrılarını elimizden geldiğince, daha minimal girişimsel işlemlerle çözmeye çalışıyoruz. Algolojide çok farklı tedavi yöntemlerimiz var, tedavi hastaya göre değişiyor. Hastaya en az riskle en fazla yararı sağlayacak yöntemi en uygun şekilde planlamaya çalışıyoruz."

Tedavi gören Mesut Erguvan ise yıllardır yaşadığı ağrı nedeniyle hem günlük yaşamının hem de çalışma hayatının olumsuz etkilendiğini belirterek, "Uygulanan girişimsel tedavinin ardından ağrılarımdan kurtuldum." dedi.

Kaynak: AA