Bu Bir Şike Soruşturmasıdır
Gençlik ve Spor Bakanı Kılıç: "Savcıların takım tutar gibi dava tutmaları söz konusu değildir"
Gençlik ve Spor bakanı Suat Kılıç, Gençlik ve Spor Genel Müdürü Yunus Akgül ile Spor Toto Teşkilat Başkanı Bekir Yunus Uçar'ın da katılımıyla Spor Toto Teşkilat Başkanlığında gazetecilerle kahvaltıda bir araya geldi.
Bakan Kılıç, "Futbolda şike soruşturmasına" yönelik bir soru üzerine, konunun sadece Fenerbahçe'ye yönelik operasyon gibi değerlendirme yanlışına düşüldüğünü söyledi.
"Soruşturmanın adı futbolda şike soruşturması" diyen Kılıç, şöyle devam etti:
"Dolayısıyla sadece Fenerbahçe boyutu yok. Fenerbahçe dışında da varsa iddialar, bütün bu iddiaların araştırılması özel yetkili cumhuriyet savcısının görevi şeklinde cereyan edecektir. Konu bir yargı sürecidir, adli süreçtir ve ilgili özel yetkili savcı kendisine intikal eden bütün belge, bilgi, duyum iddia ve ihbarları süreç içerisinde soruşturmayı derinleştirmek yönünde mutlaka değerlendirecektir.
Bunun dışında ifadesine başvurulan kişilerin isimlerini zikrettiği isimler de hemen akabinde ifadeye çağrılmaktadır, çağrılabilecektir. Birisi bir isimden bahsettiği zaman o isim de savcı tarafından ifadeye çağrılmakta ve dolayısıyla soruşturma derinleştirilmektedir, kapsamı genişletilmektedir. Bu süreci bir yargı süreci olarak anladığımız, idrak edebildiğimiz sürece emin olun hiçbir problem yaşanmayacaktır. "
"BİR SAVCININ, BİR HAKİMİN... "
Adalete güvenilmesi gerektiğini vurgulayan Kılıç, "Savcıların takım tutar gibi dava tutmaları söz konusu değildir. Bir savcının, bir hakimin, bir hukuk adamının duyguları, taraftarlığı kesinlikle dava sürecine karıştırılabilecek bir duygusallık değildir. Dolayısıyla burada yargının atacağı adımlara yönelik güveni günden güne artırma mecburiyeti var" diye konuştu.
Kılıç, Futbol Federasyonunun verdiği kararların tartışıldığını, ancak başka yönde karar vermiş olsa dahi bunların da tartışılabileceğine işaret ederek, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Federasyonun kararı doğrudur, yanlıştır diyemem. Böyle bir karara doğrudur demem halinde siyaseti, bu sürecin doğrudan aktörü haline getirmiş oluruz. Oysaki başından beri özen gösterdiğimiz, bir numaralı konu şudur; siyaset bu sürecin dışındadır, bu süreç siyasi değil, hukuki bir süreçtir ve siyaset bu sürecin dışında kalmaya devam edecektir.
Biz bugüne kadar dışında kaldık. Bundan sonra da dışında kalacağız. Dışında kalmak demek, sorumluluktan kaçmak demek değildir. Kanun yetkiyi yargıya veriyor ve kanun ayrıca yetkiyi federasyona veriyor.
Kanunun hükümete, bakanlığımıza ya da siyaset kurumuna bu konularla ilgili söz söyleme, karar alma, uygulama yetkisi tanımak gibi bir düzenlemesi kesinlikle söz konusu değildir. "
"DOĞRUDUR, YANLIŞTIR DİYEMEM"
Sürecin sonunu bekleyeceklerini ve sürecin sonunda ortaya çıkan karara göre de federasyonun gereğini yerine getirmekle mükellef olacağını belirten Kılıç, "Karar doğrudur, yanlıştır şu aşamada bu karar üzerine yorum yapabilmek mümkün değildir. Ama bu gibi süreçler, önemli, kritik süreçlerdir. Verilen karar, varılan netice ne olursa olsun, mutlak suretle, bir tarafından eleştirilecektir" dedi.
Bakan Kılıç, "Bu konuyla ilgili yayınlar yapılırken, özellikle medyamızın camiaları incitmemeye özen göstermesi gerekiyor" uyarısında buldu.
Kılıç, şu ifadeleri kullandı:
"Fenerbahçe, Trabzon spor gibi Galatasaray, Beşiktaş gibi Bursaspor da şampiyon olarak bu kervana, şampiyonlar kulübüne dahil oldu. Bu kulüplerin arkasında, Süper Lig'deki diğer şehir takımlarının arkasında da büyük önemli camialar var.
Yayınlar yapılırken, soruşturma kapsamında tutulmalı ve orada kalınabilmeli. Yayınlar yapılırken kapsamı camiaları incitecek boyutlara ulaştırılırsa bu maalesef kırıcı ve incitici olabilir ve geniş milyonlar bu durumdan rencide olarak, üzülebiliyor.
O nedenle yayınlara sizlerin de dikkatli olması gerekiyor. Nasıl ki siyasiler beyanlarına dikkat ediyorsa, medya mensuplarının da yayın ve yorumlarında camiaları incitmemeye ve soruşturmanın sınırları içinde kalmaya özen göstermesi gerekiyor. "
BAKANLIĞIN YAPILANDIRILMASI
Gençlik ve Spor Bakanı Suat Kılıç, yeni kurulan bakanlığı yapılandırmaya başladıklarını söyledi.
Bakanlık görevlileri, taşra teşkilatları, spor kulüpleri, spor adamları, federasyonlar, sporcu gençler ile sivil toplum örgütleri ve yerel yönetimlerin bu süreçte çözüm ve proje ortakları olacağını belirten Kılıç, şöyle konuştu:
"Gençlik politikalarını bu yönde şekillendirirken, işin spor yönünü de asla ihmale uğratmayacağız. Toplumu daha fazla sporla haşır neşir etmek üzere diğer taraftan profesyonel branşlarda madalyaya koşan sporcuları yetiştirmek üzere bütün imkanları devrede tutacağız, seferber tutacağız. Şu an itibariyle Türkiye'de faaliyet gösteren 61 ayrı federasyon var.
Federasyonları bir yandan uluslararası organizasyonlar, ulusal organizasyonlar ve olimpiyatlara yönelik olarak başarılı sporcular yetiştirmek ve Türkiye'nin bayrağını bu sporcuların elde ettikleri rekorlar, şampiyonluklar sayesinde dalgalandırmak hedefine odaklarken, diğer taraftan aynı 61 federasyonu toplumun tamamını ilgi duyduğu spor alanlarında, spor organizasyonuna yönlendirmek üzere seferber edeceğiz.
Yani toplumu sporla iç içe yaşam formatına taşımak, sadece Gençlik ve Spor Bakanlığının değil, bakanlık koordinasyonunda bağlı, ilgili, ilişkili tüm birimlerin ve tüm federasyonların asli görevi olacaktır. "
Spora yönelik yatırımların ve harcamalar artması durumunda, sağlık harcamalarının da en az 3 misli azalacağını vurgulayan Kılıç, sporla yaşayan bir toplumun sağlıklı olmasının kaçınılmaz olacağını kaydetti.
Kılıç, "Dolayısıyla bir yandan sporu, bir yandan gençlik politikalarını hedefimize Türkiye'yi almak suretiyle bir arada başarı içerisinde, baş at aktörler olarak yürütme iradesiyle Gençlik ve Spor Bakanlığını yapılandırmaya başlamış bulunmaktayız" dedi.
SÜPER LİG'İN MARKA DEĞERİ
Bakan Kılıç, bir gazetecinin "Futboldaki şike operasyonunun" Spor Toto'nun marka değeri düşürüp düşürmediğini yönündeki soru üzerine, "Marka değeri düşer mi düşmez mi yorum yapamam. Bu ekonomistler tarafından yapılmalı" dedi.
"Türkiye'nin iki tane Süper Lig'i yok" diyen Kılıç, şu ifadeleri kullandı:
"Marka değeri düşüyor yorumları yapılsa da Türkiye'nin tek Süper Lig'ini ayakta tutmak, zor zamanda arkasında olmak adına Spor Toto Teşkilat Başkanlığı olarak, biz devlet olarak Süper Lig'in yanında kalma irademizi ortaya koyarız.
Futbolda bir olumsuzluk varsa diğer spor branşlarında da bir olumsuzluk varsa bu olumsuzluğun yargı kararıyla temizlenmesi en doğru ve makul olan seçenektir. Gerekli olan seçenektir, kaçınılmaz seçenektir. Dolayısıyla bu soruşturmalar yürütülüyor diye futbolun topyekun üzerine bir gölge düşürmek kesinlikle doğru değil.
Zor zamanlarda Türk futbolu bu olumsuzluklardan olumsuz yönde kaçınılmaz olarak etkileniyorsa kamu adına, devlet adına var olan imkanlarımızla kanunların elverdiği ölçüde biz Süper Lig'i ayakta ve güçlü tutmak adına takımlarımızın ve ligin arkasında durmaya niyetliyiz, kararlıyız. "
FORMULA 1 TÜRKİYE GRAND PRİX'Sİ
Formula 1 Türkiye Grand Prix'sinin geleceğiyle ilgili bir soruyu da Kılıç, şu yanıtı verdi:
"AK Parti Hükümetleri ülkeyi, uluslararası sportif organizasyonların ev sahibi haline getirdi. Dünya Basketbol Şampiyonaları, üniversiadlar, kış olimpiyatları, Akdeniz ve Karadeniz Oyunları, Avrupa Gençlik Olimpiyatları ve şu an aklıma gelmeyen onlarca uluslararası organizasyon bizim hükümetlerimiz döneminde Türkiye'ye getirildi. F1 organizasyonu da aynı şekilde dünyanın ilgiyle takip ettiği, Türkiye'nin de prestij anlamında önemsediği bir proje olarak ülkemize kazandırıldı.
Fakat şunu ben net olarak ifade etmek isterim; F1 yönetimi, Türkiye'nin iyi niyetini ve bu organizasyon Türkiye'ye getirilirken ortaya koyduğumuz fedakarlığı, yaptığımız harcamalarımızı, bu noktadaki iyi niyet ve ciddiyetimizi görmezlikten gelir de Türkiye'nin kaynaklarından fazlaca pay kapma niyetiyle hareket ederse bu organizasyon, Türkiye açısından vazgeçilemez bir organizasyon değildir. Biz Formula 1'i Türkiye'de tutma irademizi başından beri ortaya koyduk.
Her şeyden evvel F1'i Türkiye'ye getirme iradesini ortaya koyan bir siyasi anlayışın bir kere peşinen niyeti bu organizasyonların Türkiye'de devam etmesidir. Ama sürekli artan rakamları, her yıl bazında Türkiye'den talep etmeleri ve bu rakam baremlerini de günden güne artırma eğilimleri içine girmeleri, karşı taraf açısından bir iyi niyet sorgulamasını bizlere hatırlatmakta, akla getirmektedir.
Bu organizasyona devam edeceğiz, etmek istiyoruz ama F1'in uluslararası yönetiminin de bu organizasyonun Türkiye'de yapılması noktasında öncelikle sağlıklı bir iradeye sahip olması lazım, Türkiye'ye gelirkenki koşulları ağırlaştırmaması lazım ve hiçbir organizasyonun vazgeçilemez olmadığını görmesi lazım. "
HACETTEPE DOPİNG KONTROL MERKEZİ
Hacettepe Üniversitesi Doping Kontrol Merkezi'nin kapatılması ve spor tesislerinin yeterince kullanılamaması yönündeki bir hatırlatmanın yapılması üzerine de Kılıç, Türkiye'nin uluslararası standartlara uygun doping kontrol merkezine ihtiyacı olduğunu ve buna paralel olarak tesisleşmeye gidildiğini ve akreditesinin iptal edildiğini anımsattı.
Kılıç, "Türkiye'nin bu sektörde bir kontrol merkezine ihtiyacı var. Bu ihtiyacı görüyoruz ve farkındayız. Biz üzerinde çalışıyoruz. En kısa zamanda bu ihtiyacın karşılanmasına yönelik çalışmalara bize düşen yönüyle gereken katkıyı sağlayacağız" dedi.
"TÜM ORGANİZASYONLARA TALİBİZ"
Uluslararası organizasyonlara adaylıkla ilgili olarak da Kılıç, şunları söyledi:
"Küresel organizasyonların en büyüğü olimpiyatlardır. Hedefi olimpiyatlar olan ve senelerdir bu yönde kafa yoran, emek harcayan, para harcayan bir ülkeyiz. Dolayısıyla en büyüğünü hedefleyen ülkenin en büyüğe ulaşan yollardaki tüm spor branşlarındaki uluslararası organizasyonlara talip olması kaçınılmaz bir gerekliliktir. Biz tüm bunlara talip olacağız.
Türkiye'nin ekonomik gücünü, kudretini bu organizasyonların yükünü rahatlıkla kaldırabilecek düzeyde değerlendiriyoruz. Küresel ekonomik kriz nedeniyle Yunanistan, Akdeniz Oyunları'nı aldığı halde terk etti. Akdeniz Oyunları'nı biz Türkiye olarak Mersin'de düzenleyeceğiz. Türkiye'nin para problemi, kaynak problemi yok, insan gücü problemi yok.
Bedeli, maliyeti ne olursa olsun, her türlü uluslararası organizasyonun altından kalkabilecek güce de, kaynağa da imkana da insan enerjine sahibiz. Yeter ki bu imkanlarımız, kaynaklarımız yerinde iyi kullanılabilsin. "
2020 OLİMPİYATLARI
Kılıç, 2020 olimpiyatlarına Türkiye'nin aday olup olmayacağıyla ilgili soruyu da "Gereken değerlendirmeleri yapıyoruz. Bu konuyla ilgili açıklamaları sizlerle kısa süre içinde paylaşırız" diye cevaplandırdı.
BAKANLIK BİNASI
Öte yandan Kılıç, Gençlik ve Spor Bakanlığının daha önceden yapımına başlanan Aydınlıkevler'deki binasını Gençlik ve Spor Bakanlığının merkez binası olarak kullanacaklarını söyledi.
Ankara'ya yönelik spor yatırımlarının sorulması üzerine de Kılıç, şu ifadeleri kullandı:
"Cumhuriyetimizin başkentini gerçek anlamda sporun da başkenti haline getirmeye yönelik adımlarımız olacak. Ankara'ya, başkentin vizyon ve görünümüne yakışan bir spor altyapısına kavuşturma adına sağlam adımlar atacağız.
Başbakanımızın seçim öncesi yeni stat projesi sözü oldu. Bu yeni stadyumu Ankara'da en kısa süre içinde projelendirip, ihaleye çıkmak suretiyle temeli atılabilir hale getireceğiz. "