"Bursa'da Aktif Fay Hattı Geçmeyen İlçe Yok"
"Bu konuda tüm yetkilileri görevini yapmaya çağırıyoruz. Yoksa olacak bir depremde sadece kanun önünde değil, tarih ve insanlık açısından da sorumlu olacaklar…"
Jeoloji Mühendisleri Odası Güney Marmara Şube (JMO) Başkanı Engin Er, Bursa'da deprem güvenliği ve alınacak tedbirler konusunda tüm yetkili kişileri göreve çağırdı ve "Yoksa olacak depremde sadece kanun önünde değil, tarih ve insanlık açısından da sorumlu tutulacaklar" dedi.
JMO Güney Marmara Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Engin Er, düzenlediği basın toplantısıyla son dönemde oluşan depremleri ve Bursa'nın depremselliğini değerlendirdi. Başkan Er'e JMO Yönetim Kurulu üyelerinden Adnan Kanburoğlu, İlkay Kartal ve Mehmet Yıldız da eşlik etti.
JMO Güney Marmara Şube Başkanı Er, Bursa Akademik Odalar Birliği Yerleşkesi'nde (BAOB) yaptığı basın açıklamasında Türkiye'nin dünyanın önemli deprem kuşağında yer aldığını hatırlatarak, son günlerde yaşanan depremlerin toplumda 'Büyük depremin habercisi mi?' endişesi yarattığını dile getirdi.
"BURSA 1. DERECE DEPREM BÖLGESİNDE…"
Bursa'nın büyük bir kısmının 1. Derece deprem kuşağında olduğunu da hatırlatan Başkan Engin Er, "Bursa'da dağ yöresi hariç içinden veya kıyısından aktif fay hattı geçmeyen ilçe yok. Son yapılan araştırmalarda Bursa ve Türkiye'de yeni fay hatları bulundu. Bu da önceden yapılan deprem büyüklük tahminlerinin yükselmesi anlamına geliyor" dedi.
Bursa'da zeminlerin, depremin şiddetini arttıran alüvyon özellikleri taşıdığını aktaran JMO Güney Marmara Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Engin Er, bu durumun önemsenmesini ve daha dikkatli olunmasını istedi.
"DEPREM YOK SAYILIYOR…"
Bursa'nın imar gelişiminin yansıdığı planlarda deprem gerçeğinin dikkate alınmadığını ifade eden Er, şöyle devam etti:
"Uygulamada bulunan planlar, 1999 depreminden önce yapıldığından deprem gerçeği göz önüne alınmamış durumda. Yani 1999 depreminden sonra yapılan binalarda planlama açısından deprem hala yok sayılıyor. Biz ne kadar yok sayarsak sayalım Türkiye'de oluşan depremler bu gerçeği bir kez daha hatırlatmakta. Son günlerde meydana gelen Fethiye, Şırnak, Kütahya ve Afyon depremleri bu konunun tekrar gündeme gelmesini sağladı."
"BURSA'DA BEKLENEN EN BÜYÜK AFET DEPREMDİR…"
17 Ağustos'tan sonra depremin Türkiye'nin gündemine girdiğini dile getiren Er, şöyle konuştu:
"Büyük depremin üzerinden uzun süre geçti. Ancak Van Depremi tekrar bu gerçeği ülkemizin gündemine taşıdı. Bu depremden sonra Kentsel Dönüşüm Yasası da yürürlüğe girdi. Bu da bize gösteriyor ki, kentsel dönüşümün nedeni doğal afetlerdir. Yani kentsel dönüşüm eskiden estetik amaçlı yapılırken artık afet riskine karşı korunmak amaçlı yapılıyor. Bursa'da beklenen en büyük afet de depremdir. Şehrimizde yapılaşmanın yüzde 65'i kaçak yapılardan oluşuyor. Bugün hala Bursa'da geçen fay hatlarının yerlerini belirten çalışmalar tamamlamadan yapılacak kentsel dönüşümlerin ardından, yeniden kentsel dönüşüme ihtiyaç duyulan alanlar çıkabilir. Bu da ülke kaynaklarının boşa harcanması aynı zamanda deprem açısından güvensiz yeni yapılaşmaların olması demektir."
YEREL YÖNETİMLERE ELEŞTİRİ…
Bursa'da estetiğe verilen önemin depreme karşı verilmediğinin altını çizen JMO Güney Marmara Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Engin Er, yerel yönetimleri de sert biçimde eleştirdi. Yerel yönetimlerin deprem gerçeğini anlamadığını ve jeolojik çalışmaları bir yük olarak gördüğünü savunan Er, "Belediye başkanlarını bıkmamadan ziyaret ederek deprem konusunu anlatmaya çalıştık. Ancak maalesef bir kaçı hariç belediye başkanlarımız vurdumduymaz davrandı. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nın yayınladığı genelge ile zemin çalışmalarında belediye başkanlarını sorumlu tutmaktadır" ifadelerini kullandı.
Engin Er, "Bu konuda tüm yetkilileri görevini yapmaya çağırıyoruz. Yoksa olacak bir depremde sadece kanun önünde değil, tarih ve insanlık açısından da sorumlu olacaklar" dedi. Er konuşmasının sonunda Bursa'da deprem bilincinin yerleşmesi için yapılacak faaliyetlere destek vereceklerini söyledi.