Çalışma Meclisi Toplantısı

Son Güncelleme:

Hak İş Genel Başkanı Arslan, "Kölelik sistemiyle eşdeğer bir hale gelen ve kabul edilemez bulduğumuz alt işverenlik uygulamasını teşvik eden politikaların terk edilmesi gerektiğine inanıyoruz" Türk İş Genel Başkanı Atalay: "İnsanlar istediği takımı tutuyor, istediği partiye oy veriyor ama iş sendikaya gelince aynı özgürlükleri yaşamıyoruz. Hiçbir baskı olmadan işçi istediği sendikaya üye olmalı" DİSK Genel Başkanı Beko: "Daha esnek bir emek piyasası ve daha ucuz işçilik hedefleyen hiçbir düzenlemenin onay makamı olmayacağımızı buradan ifade etmek istiyorum"

Hak-İş Genel Başkanı Mahmut Arslan, "Kölelik sistemiyle eşdeğer bir hale gelen ve kabul edilemez bulduğumuz alt işverenlik uygulamasını teşvik eden politikaların terk edilmesi gerektiğine inanıyoruz" dedi.


Arslan, 10. Çalışma Meclisi Toplantısı'nda, çalışma hayatındaki sorunların çözümünde diyalogun kilit öneme sahip olduğuna inandıklarını ifade ederek, Çalışma Meclisi'nin de diyalog ortamı olduğu ve Meclis'in her yıl toplanmasıyla diyalogun güçlendirilmesi gerektiğini söyledi.


Konfederasyon olarak toptan ret ya da toptan kabul gibi bir anlayışa sahip olmadıklarını belirten Arslan, "Üyelerinin hak ve menfaatlerini korumak ve geliştirmek önceliği olan bir işçi konfederasyonu olarak üyelerimizin ve ülkemiz çalışma hayatında yer alan 11 milyon 628 bin çalışanın insan onuruna yaraşır iş ve yaşam sürmeleri temel önceliğimiz. Çalışma hayatında yaşanan sorunlara bakışımızı bu çerçeveden gerçekleştiriyoruz" dedi.


Arslan, son yıllarda iş piyasası açısından son derece önemli yasal düzenlemeler hayata geçirilmiş olsa da işsizlik ve istihdam oranlarında rakamsal iyileşmeler görülse de hala çözüm bekleyen sorunların bulunduğuna dikkati çekerek, "Bunlardan en önemlisi alt işverenlik uygulaması. Bugün ülkemizde yaklaşık 800 bin işçi güvencesiz koşullarda taşeron işçi olarak çalışmaktadır. Kölelik sistemiyle eş değer bir hale gelen ve kabul edilemez bulduğumuz alt işverenlik uygulamasını teşvik eden politikaların terk edilmesi gerektiğine inanıyoruz" diye konuştu.


Çalışma yaşamında diğer tartışmalı konunun kıdem tazminatı olduğunu ve iş mahkemelerinin ve Yargıtayda görülen davaların yarısından çoğunu kıdem tazminatı davalarının oluşturduğu belirten Arslan, milyonlarca insanın kıdem tazminatı hakkını yargıda uzun yıllar süren mücadeleyle aramak zorunda kaldığı bildirdi.


Kıdem tazminatı konusunda istisnasız her çalışan için güvence altına alınacak, haksızlıkların, adaletsizliklerin yaşanmayacağı bir sitemin geliştirilmesini talep ettiklerini bildiren Arslan, şöyle devam etti:


"Kıdem tazminatının alınması konusunda yaşanan sorunların ortadan kaldırılması, uygulanabilir ve sürdürülebilir bir noktaya taşınmasını garanti edecek güçlü bir sistem kurulmalı. Hak-İş, kıdem tazminatı konusunda kazanılmış haklardan geriye gidiş olmayacak şekilde özellikle özel sektörde yaşanan ve çalışanların mağduriyetine neden olan kıdem tazminatı sorunun çalışanlar lehine çözüme kavuşturulması için konuşmaktan, çözüm önerilerini tartışmaktan yana. Konfederasyonumuz kıdem tazminatı konusunda bir fon oluşturulması yönündeki görüşlerini eskiden beri savunarak gelmekte. Bu konuda görüşlerimiz belirtmeye devam edeceğiz."


Arslan, işgücü piyasasına ilişkin sorunların çözümü, eksikliklerin giderilmesi için politika ve araçların bütüncül bir yaklaşımla hayata geçirilmesi gerektiğine inandıklarını vurguladı.


-Atalay, Başbakan Yardımcısı Babacan'ı maden ocağına davet etti


Türk-İş Başkanı Ergün Atalay da kamu işçisiyle taşeron işçisinin aynı çatı altında çalıştığını anlatarak, iki işçi arasında çalışma koşullarının farklı olduğunu savundu.


Karayolunda araç kullanmakla simülatörde araç kullanılması örneğini vererek, masada oturularak işçi sorunlarının ele alınması halinde kimsenin bu işin altından kalkamayacağını dile getiren Atalay, Başbakan Yardımcısı Ali Babacan'ı, birlikte bir maden ocağını ziyaret etmeye davet etti.


Çelik üretiminin büyük bölümünün madenlerden karşılandığını vrugulayan Atalay, maden işçilerinin üretim için zor şartlarda çalıştığını, yetkililerin belli aralıklarla madenleri görmesi gerektiğini savundu.


Atalay, özel istihdam büroları konusunda sıkıntıların olduğunu ifade ederek, yabancı işçi sayısının ciddi seviyeye ulaştığını kaydetti.


Türk-İş olarak en büyük sıkıntılarından birinin örgütlenmek olduğunu kaydeden Atalay, "İnsanlar istediği takımı tutuyor, istediği partiye oy veriyor ama iş sendikaya gelince aynı özgürlükleri yaşamıyoruz. Hiçbir baskı olmadan işçi istediği sendikaya üye olmalı" dedi.


Mısır ve Suriye örneklerini vererek, bu ülkelerde patronluğun, siyasetçiliğin ve sendikacılığın yaşanan karışıklıklar nedeniyle yapılmadığını belirten Altay, adalet ve güvenin olmadığı bir ülkenin işinin zor olduğunu ifade etti.


- "Hükümet ve işveren bakışını değiştirmeli"


DİSK Genel Başkanı Kani Beko ise Çalışma Meclisi'nin Türkiye işçi sınıfı açısından olumlu sonuçlara vesile olmasını dileyerek, şartların işçiler için iyi dileklerde bulunmaktan uzak olduğunu iddia etti.


Meclis'in gündemini oluşturan alt işverenlik, kıdem tazminatı, özel istihdam büroları konularının hükümet ve işverenler tarafından her fırsatta önlerine konulan başlıklar olduğunu söyleyen Beko, bu konularla çalışma yaşamının esnekleştirilmesiyel iş gücü maliyetlerinin düşürülmesinin hedeflendiğini ileri sürdü.


"Daha esnek bir emek piyasası ve daha ucuz işçilik hedefleyen hiçbir düzenlemenin onay makamı olmayacağımızı buradan ifade etmek istiyorum" diyen Beko, toplumda bunun karşılığının olduğunu, bundan dolayı da hükümet ve işverenlere çalışma yaşamıyla ilgili bakış açılarını değiştirmeleri önerisinde bulunduklarını söyledi.


Beko, yaşanacak bir toplumsal patlama için uluslararası bir komplo teorisi üretilmesinin kolay olmayacağını öne sürerek "Türkiye Cumhuriyetini, taşeron cumhuriyetine çevirecek bir düzenleme yapılmak isteniyor. Amaç açık ve net:  Taşeron işçilerin sorunlarını bahane ederek, işçileri taşereno mahakum etmek, ucuz ve güvencesiz işçi ordusu yaratmak" değerlendirmesinde bulundu.


Kıdem tazminatının kaldırılması halinde milyonlarca işçinin iş güvenliğinin kesinlikle olmayacağını savunan Beko, kıdem tazminatı konusunda sorunun yasaların uygulanmamasından kaynaklandığı iddiasında bulundu.


-Bakan Çelik katılımcıları uyardı


Türk-İş Genel Başkanı Ergün'ün konuşması sırasında bazı katılımcıların tezahüratta bulunması ve TİSK Yönetim Kurulu Başkanı Tuğrul Kudatgobilik'in konuşmasına ise müdahale etmesi üzerine Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik sabahki açılış konuşmasının ardından tekrar kürsüye çıktı.


Katılımcıları, konuşmacılara müdahale etmemeleri konusunda uyaran Çelik, toplantının slogan atılma değil sorunlara çözüm bulma toplantısı olduğunu söyledi.


Kendilerine yapılan eleştirilerin de haksız olduğunu ifade eden Çelik, çalışma hayatının tüm sorunlarıyla ilgilendiklerini ve bunlara çözüm bulmak için büyük çaba harcadıklarını anlattı.


-Toplantı yarın da devam edecek


Çalışma hayatı konusunda uzman kişilerin alt işverenlik, kıdem  tazminatı, özel istihdam büroları ve sendikal örgütlenmenin önündeki engelleri başlıkların tartıştığı toplantı yarın da devam edecek. - Ankara

Kaynak: AA