CHP Genel Başkan Yardımcısı Öztrak

Son Güncelleme:

CHP Genel Başkan Yardımcısı Faik Öztrak, Marmaray'ın açılış gününde yaşanan bazı aksaklıkların, sistem güvenliği konusundaki kuşkuları haklı çıkarır nitelikte olduğunu savunarak, "Seçimler ö...

CHP Genel Başkan Yardımcısı Faik Öztrak, Marmaray'ın açılış gününde yaşanan bazı aksaklıkların, sistem güvenliği konusundaki kuşkuları haklı çıkarır nitelikte olduğunu savunarak, "Seçimler öncesinde AKP'ye şov yaptırmak amacıyla parçalara ayrılan ve aceleyle açılan bu tünelde tek bir vatandaşımızın burnu kanarsa bunun sorumlusu Sayın Başbakan ve AKP'dir" dedi.


Öztrak, TBMM'de düzenlediği basın toplantısında ekonomideki gelişmeleri değerlendirdi.


Cumhuriyetin 90. yılında, Marmaray projesinin boğaz tüp geçit bölümünün açılışının yapıldığını anımsatan Öztrak, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın, tünel açılışını, adeta alternatif Cumhuriyet kutlamasına dönüştürdüğünü savundu. Öztrak, Erdoğan'ın tünelin açılışında 1453'e kadar gidip Fatih Sultan Mehmet'i, 150 yıl öncesine kadar gidip Sultan Abdülmecid ve Abdülhamid'i hayırla yad ettiğini anımsatarak, "Ancak nedense 1999 ve 2000 yılında bu projenin ilk finansmanını sağlayan Cumhurbaşkanı ve Başbakan'a dili varıp da bir teşekkür etmedi" dedi.


Öztrak, AK Parti'nin, kredisi alınan bir projeyi gerçekleştirdiğini ancak Erdoğan'ın projeyi kendisi ile başlatıp, kendisi ile bitirdiğini söyledi.


Marmaray'ın açılış gününde yaşanan bazı aksaklıkların, sistem güvenliği konusundaki kuşkuları haklı çıkarır nitelikte olduğunu ifade eden Öztrak, "Seçimler öncesinde AKP'ye şov yaptırmak amacıyla parçalara ayrılan ve aceleyle açılan bu tünelde tek bir vatandaşımızın burnu kanarsa bunun sorumlusu Sayın Başbakan ve AKP'dir" diye konuştu.

- "Ekonomi politikaları tükenme noktasına gelmiş"

Öztrak, bu hafta içinde toplanan 5. İzmir İktisat Kongresi'ne işaret ederek, Erdoğan'ın, bu önemli platformu, salı günleri yapılan grup toplantısına dönüştürdüğünü öne sürdü. Öztrak, sözlerini şöyle sürdürdü:


"Sayın Başbakan, toplantıda iktidarın büyüme karnesini verirken, istatistikleri bayağı bir eğip büküp, zorlamış ve son 10 yıllık süreçte ortalama büyümenin yüzde 5,1 olduğunu söylemiş. İstatistiklere işkence yapmadan, doğru yöntem olan geometrik ortalamayla hesaplandığında, Türkiye, Sayın Erdoğan'ın devri iktidarında yüzde 4,8 büyümüştür. Bu, Türkiye'nin, çok partili yaşama geçtiği 1946 ile 2002 arasındaki, yüzde 5,1'lik büyümesinin altındadır. Başbakan, bu toplantıda 2002'de 230 milyar dolar olan milli gelirimiz 2012'de 786 milyar dolara ulaştı demiş. Bu da istatistiklerle yapılan bir aldatmaca. Başbakan, devri iktidarlarında ihracatın 4 kattan fazla artarak 152,5 milyar dolara ulaştığını söylemiş ama nedense kendi iktidarında ithalatın 4,6 kat artarak 236,5 milyar dolara ulaştığını, dış ticaret açığının ve cari açığın Cumhuriyet tarihinin rekorlarını kırdığını söylemeyi unutuvermiş.


İzmir İktisat Kongresi'nin gündemine baktığımızda şunu anlıyoruz: AKP'nin ekonomi politikaları artık tükenme noktasına gelmiştir. Hükümet bu Kongrede kendine bir çıkış yolu aramaktadır. 11 yıldır izlenen ekonomi politikaları ülkemizin üretim ve sanayi tabanını, rekabet gücünü önemli ölçüde aşındırmıştır. İç tasarruflarımız erimiş, ekonominin dış kaynaklara bağımlılığı artmıştır. 11 yıldır süren küresel likidite ve sıcak para yağmurlarında ortaya çıkan kırılganlıkları görmezden gelen, finanse edildiği sürece cari açık sorun değildir diyen AKP'nin, yeni küresel koşullarda artık mevcut politikalarını sürdüremeyeceğini anlaması elbette olumludur. 5. İzmir İktisat Kongresi, AKP iktisat politikalarının iflas ettiği böyle bir zamanda yapılıyor."


Öztrak, Türkiye'nin toplam finansal döviz yükümlülükleri içinde sıcak para olarak tabir edebilecekleri, yabancıların portföy yatırımlarının, mevduatlarının ve kısa vadeli alacaklarının toplamının Ağustos'ta 296 milyar dolara ulaştığına işaret etti.


Türkiye'nin her 100 dolarlık finansal döviz yükümlülüğünün 49,3 dolarının, kısa vadeli borç ve sıcak paradan oluştuğunu belirten Öztrak, bunun, 2002'den bu yana en yüksek oran olduğunu ifade etti. Öztrak, "Benim geçmişteki tecrübelerim; Türkiye'de bu oran ne zaman yüzde 50'leri görse bir ekonomik sıkıntı yaşandığını göstermektedir. Söz konusu oran 1999'da yüzde 57 ile rekor kırdı. Bunun hemen arkasından Kasım 2000 ve Şubat 2001 krizlerini yaşadık" diye konuştu.


Kaynak: AA