CHP İstanbul 38. İl Kongresi Davası... Rıza Akpolat: Kongrelerde Sayın Özgür Çelik'i Destekledim. Bu Bir Suç Değil, Siyasi Bir Tercihtir.
CHP'nin 2023 tarihinde yapılan ve Özgür Çelik'in kazandığı İstanbul İl Kongresi'yle ilgili davanın ilk duruşması savunmalarla devam ediyor. “Aziz İhsan Aktaş” soruşturması kapsamında yaklaşık bir yıldır tutuklu bulunan ve bugün ilk kez kongre davasında hakim karşısına çıkan Rıza Akpolat, savunması sırasında yer yer gözyaşlarına hakim olamadı. Akpolat, “İddianamede doğru olan tek husus şudur: 8 Ekim 2023 tarihinde yapılan İstanbul İl Kongresi’nde Sayın Özgür Çelik’i destekledim. Ancak bu eksik bir ifadedir. O kongrede, sonrasındaki olağan ve olağanüstü kongrelerde ve yapılan kurultaylarda da Sayın Özgür Çelik’i destekledim. Bu bir suç değil, siyasi bir tercihtir. Suçumun ne olduğunu bana anlatın. Eğer bir delil varsa, sunulsun; ben de savunmamı ona göre yapayım.” dedi.
Haber: Zuhal ÇİLOĞLAN
(İSTANBUL) CHP'nin 2023 tarihinde yapılan ve Özgür Çelik'in kazandığı İstanbul İl Kongresi'yle ilgili davanın ilk duruşması savunmalarla devam ediyor. "Aziz İhsan Aktaş" soruşturması kapsamında yaklaşık bir yıldır tutuklu bulunan ve bugün ilk kez kongre davasında hakim karşısına çıkan Rıza Akpolat, savunması sırasında yer yer gözyaşlarına hakim olamadı. Akpolat, "İddianamede doğru olan tek husus şudur: 8 Ekim 2023 tarihinde yapılan İstanbul İl Kongresi'nde Sayın Özgür Çelik'i destekledim. Ancak bu eksik bir ifadedir. O kongrede, sonrasındaki olağan ve olağanüstü kongrelerde ve yapılan kurultaylarda da Sayın Özgür Çelik'i destekledim. Bu bir suç değil, siyasi bir tercihtir. Suçumun ne olduğunu bana anlatın. Eğer bir delil varsa, sunulsun; ben de savunmamı ona göre yapayım." dedi.
CHP'nin 8 Ekim 2023 tarihinde yapılan ve Özgür Çelik'in kazandığı İstanbul İl Kongresi'nde Siyasi Partiler Kanunu'nda yer alan 'oylamaya hile karıştırma' iddiasıyla açılan davanın ilk duruşması, İstanbul 72. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından Silivri'de Marmara Cezaevi Yerleşkesi'ndeki 2 no'lu duruşma salonunda yapılıyor.
Duruşmaya; CHP Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır, CHP Genel Başkan Yardımcıları Gül Çiftci, Sezgin Tanrıkulu, CHP milletvekilleri Ali Gökçek, Umut Akdoğan, CHP Gençlik Kolları Başkanı Cem Aydın, CHP PM üyesi Tolga Sağ, İBB Başkanvekili Nuri Aslan, İnan Güney ve Rıza Akpolat'ın ailesi, Küçükçekmece Belediye Başkanı Kemal Cebi, Ataşehir Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel, CHP İstanbul Gençlik Kolları Başkanı Erdem Kara, CHP İstanbul Kadın Kolları Başkanı Hatice Selli Dursun, çok sayıda ilçe başkanı, belediye meclis üyesi ve yurttaş katıldı.
Özgür Çelik, Rıza Akpolat ve İnan Güney alkışlarla karşılandı
Dava konusu il kongresinden sonra yapılan iki kongreyi de büyük çoğunlukla kazan CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, duruşma salonu önünde alkışlarla karşılandı. Jandarma eşliğinde salona getirilen tutuklu Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat ve tutuklu Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney salona alkışlar eşliğinde girdi. İzleyiciler, "Kurtuluş yok tek başına ya hep beraber ya hiçbirimiz", "Hak hukuk adalet", "Beşiktaş'ın rızası Rıza Akpolat" ve "İnan başkan onurumuzdur" sloganları attı. Güvenlik görevlileri ise sık sık izleyicileri uyardı. Özgür Çelik, hemen arkasındaki sanık sandalyesine oturtulan Rıza Akpolat ve İnan Güney ile kucaklaştı ve ardından sohbet etti. İnan Güney, Niyazi Güneri, Özgür Çelik, Rıza Akpolat, Veli Gümüş ve Uğur Gökdemir'in sanık sandalyesinde hazır bulunduğu duruşma, 10.51'de iddianame kabul kararının okunması ile başladı. Ardından kimlik tespitine geçildi.
Derhal beraat talebi reddedildi
Hakim, kimlik tespiti sırasında "Özgür Çelik kim?" dedi. Sanıklardan Niyazi Güner "İl başkanımız" deyince salon alkışladı. CHP avukatlarından Çağlar Çağlayan, derhal beraat talebinde bulundu. Çağlayan, "Sanık sıfatı olmayan kişiler de burada sanık olarak yer almakta. Kovuşturmaya yer yoktur kararı verilen birçok kişi ile ilgili iddialar iddianame içinde" dedi. Duruşmanın Silivri'de yapılmasına dair eleştirilerini dile getirdi.
Savcılık, derhal beraat talebinin reddedilmesi yönünde görüş bildirdi, hakim de savcı görüşüne uyarak talebi reddetti. Dosyada delil olarak yer alan ses kaydının duruşma salonunda dinlenilmesinden önce Niyazi Güner'in avukatı Rıza Koçak, delilin hukuka aykırı olarak elde edildiğini belirterek dosyadan çıkarılmasını talep etti. Hakim; talebi reddetti, yaklaşık 3 dakikalık bir kaydı salonda dinlendi.
İlk olarak İnan Güney'in savunması alındı. Ardından Niyazi Güner, İnan Güney ve Özgür Çelik dinlendi. Sonrasında ise "Aziz İhsan Aktaş" soruşturması kapsamında yaklaşık bir yıldır tutuklu bulunan ve bugün ilk kez kongre davasıyla hakim karşısına çıkan Rıza Akpolat'ın savunmasını yaptı.
"Adaletin kırıntısına dahi ihtiyaç duyduğumuz bir dönemdeyiz"
Yer yer gözyaşlarını tutamayan Akpolat, savunmasında şunları söyledi:
"Sayın Hakim,
Öncelikle, bu vesileyle de olsa yaklaşık bir senedir tutsak tutulduğum hücremden çıkmış olmayı; burada dostlarla, arkadaşlarla, yol arkadaşlarımla bir arada olmayı ve yalnız olmadığımızı bir kez daha hissetmeyi ne kadar özlediğimi ifade etmek isterim.
Bütün yol arkadaşlarıma, yoldaşlarıma, uzaktan yakından gelen herkese, verdikleri sürekli destek için teşekkür ediyorum.
Bir teşekkür de size etmek istiyorum Sayın Hakim. Yaklaşık bir yıldır tutuklu bulunuyoruz. Tutuklandığımız gün tutukluluğumuza karar veren sulh ceza hakimi dahil olmak üzere, her ay yapılan tutukluluk incelemelerinde ve itirazlarda karar veren hakimler, ne yazık ki gözlerimizin içine bakmadan kararlarını açıklamışlardır. Sözümüz biter bitmez, göz teması dahi kurulmadan kararlar okunmuştur.
Adaletin kırıntısına dahi ihtiyaç duyduğumuz bir dönemdeyiz. Bu nedenle bugün burada dinlenmiş olmak benim için ayrıca anlamlıdır.
Önümüzdeki hafta tutukluluğumun birinci yılını doldurmuş olacağım.
Nazım Hikmet'in dediği gibi;
'Ben içeri düştüğümden beri, güneşin etrafında on kere döndü dünya'
Ben tutuklandığımdan beri güneşin etrafında şimdilik bir kere döndü dünya. Daha kaç kere dönecek, bilmiyorum.
Eğer hukuki bir davanın sanığı olsaydım, bununla ilgili bir öngörüde bulunabilirdim. Ancak siyasi davaların siyasi sanıkları olduğumuzda, ne yazık ki böyle bir öngörü mümkün olmuyor.
Bizi ziyarete gelen avukatlara, dostlara, siyasilere soruyoruz: 'Ne zaman düzelecek, ne zaman adalet tesis edilecek?'
Aldığımız cevap hep aynı: 'İktidar değiştiğinde, seçim olduğunda.'
Televizyonlara bakıyoruz, basını izliyoruz; CHP'lisi, AK Partilisi, işçisi, köylüsü, emeklisi… Herkes aynı şeyi söylüyor.
Bu tablo, burada bulunmamızın nedeninin hukuki değil, siyasi olduğunu açıkça göstermektedir.
Sayın Hakim,
Ben Cumhuriyet Halk Partisi'nde gençlik kolları yöneticiliği yaptım, ilçe yöneticiliği yaptım, beş yıl ilçe başkanlığı yaptım. İki yıl il yöneticiliği ve il başkan vekilliği görevlerinde bulundum. Sonrasında altı yıldır Beşiktaş Belediye Başkanlığı görevini sürdürüyorum.
Partinin hem örgüt tarafında hem yerel yönetim tarafında, hem alaylı hem mektepli olarak görev yaptım. Çocuk yaşlardan itibaren siyasetin içindeyim. Babam da Cumhuriyet Halk Partisi'nde farklı görevlerde bulunmuştur.
"Gizlilik kararı olan dosyalardan bilgiler sızdırıldı, kamuoyunda gerçekmiş gibi dolaşıma sokuldu. Masumiyet karinesi yok sayıldı. Ailelerimiz itibarsızlaştırıldı"
Cumhuriyet Halk Partili olmak, bazı sorumlulukları da beraberinde getirir. Biz bu devletin kurucu partisiyiz. Devletin kurumlarının saygın kalması gerektiğine inanırız. Adaletin yara almaması gerektiğini savunuruz.
Bu nedenle tutuklandığım günden itibaren hiçbir basın kuruluşuna demeç vermedim, hiçbir sosyal medya paylaşımı yapmadım. Yargıya saygı duydum, sabrettim.
Bu süre boyunca hakkımızda sayısız iftira atıldı. Gizlilik kararı olan dosyalardan bilgiler sızdırıldı, kamuoyunda gerçekmiş gibi dolaşıma sokuldu. Masumiyet karinesi yok sayıldı. Ailelerimiz itibarsızlaştırıldı. Aile üyelerimiz gözaltına alındı, evleri ve iş yerleri defalarca arandı, mal varlıklarına el konuldu.
Tutukluluğumun 201. gününde, sadece bir kez açıklama yapmak zorunda kaldım. Hakkımda 'itirafçı olduğum', yüzlerce sayfa ifade verdiğim, partimi ve arkadaşlarımı suçladığım yönünde sistemli bir yalan dolaşıma sokuldu.
O gün, tek kişilik hücremde bu iddiaları izlerken kendi kendime şunu sordum:
'Bu organize kötülükle nasıl mücadele edeceğim?'
"Haklımda yöneltilen tüm suçlamalar da teker teker çökecektir"
Ama sabrettim. İddianameyi bekledim. Mahkeme huzuruna çıkacağımız günü bekledim.
İddianameler ortaya çıktığında görüldü ki, itirafçılık iddiası tamamen yalandı.
Nasıl bu yalan çöktüyse, hakkımda yöneltilen tüm suçlamalar da teker teker çökecektir.
Sayın Hakim,
Bugün burada Cumhuriyet Halk Partisi İstanbul İl Kongresi'ne hile karıştırma suçlamasıyla bulunuyorum. Ancak isnat edilen suçun ne olduğunu açıkça anlayabilmiş değilim.
"Anladığım kadarıyla suçum, Özgür Çelik ile yakın arkadaş olmaktır"
Dinlediğimiz ses kaydında adım yoktur. İddianamede ismim dört yerde geçmektedir.
Bunlardan biri başka bir kişinin babasının adıdır.
Biri sanık listesinde ismimin geçmesidir.
Diğeri 'Özgür Çelik ile Rıza Polat yakın arkadaştır' ifadesidir.
Sonuncusu ise bir kişinin 'Burada bulunmasını Özgür Çelik ve Rıza Polat istedi' şeklindeki beyanıdır.
Bu durumda anladığım kadarıyla suçum, Özgür Çelik ile yakın arkadaş olmaktır.
Türk Ceza Kanunu'na baktım; böyle bir suç tanımı yoktur.
Adımın geçtiği iddialarla ilgili ne bana yöneltilmiş somut bir soru vardır, ne de ortaya konulmuş bir delil vardır. Bana isnat edilen fiilin ne olduğu açıkça söylenmemiştir.
Bu nedenle huzurunuzda açıkça şunu talep ediyorum:
Suçumun ne olduğunu bana anlatın.
Eğer bir delil varsa, sunulsun; ben de savunmamı ona göre yapayım.
Ortada somut bir suç, somut bir fiil ve somut bir delil olmadığı için bu isnatlara karşı söyleyebileceğim başka bir şey bulunmamaktadır.
İddianamede doğru olan tek husus şudur:
8 Ekim 2023 tarihinde yapılan İstanbul İl Kongresi'nde Sayın Özgür Çelik'i destekledim.
Ancak bu eksik bir ifadedir. O kongrede, sonrasındaki olağan ve olağanüstü kongrelerde ve yapılan kurultaylarda da Sayın Özgür Çelik'i destekledim. Bu bir suç değil, siyasi bir tercihtir.
Bu nedenle, hukuka, vicdana ve adalet duygusuna uygun bir karar verilmesini talep ediyorum."
Duruşmaya bir saat ara verildi.
(SÜRECEK)