Chp'li Balbay: Suriye Yönetimini Değiştirmenin ?şam-Piyonu' Olacağız

Son Güncelleme:

4 yıllık tutukluluk süresinin her yılını birer cümle anlatan CHP İzmir Milletvekili Mustafa Balbay, bir milletvekili, bir yazar olarak içeride de dışarıda da Türkiye'nin daha yaşanılası bir ülke olması için mücadele edeceğini belirtti 4 yıllık...

4 yıllık tutukluluk süresinin her yılını birer cümle anlatan CHP İzmir Milletvekili Mustafa Balbay, bir milletvekili, bir yazar olarak içeride de dışarıda da Türkiye'nin daha yaşanılası bir ülke olması için mücadele edeceğini belirtti 4 yıllık tutukluluk süresinin her yılını birer cümle anlatan CHP İzmir Milletvekili Mustafa Balbay, bir milletvekili, bir yazar olarak içeride de dışarıda da Türkiye'nin daha yaşanılası bir ülke olması için mücadele edeceğini belirtti. Cezaevi koşullarına da dikkat çeken Balbay, gündemdeki konuları da değerlendirerek, "Korkarım, uluslararası camiada Suriye yönetimini değiştirmenin "Şam-Piyonu' olacağız" ifadesini kullandı.


Yayın hayatına bugün başlayan www.altiokhaber.com" internet sitesi ilk röportajını CHP İzmir Milletvekili Mustafa Balbay'la yaptı. Röportajı koğuşundan kaleme alan Balbay, 6 Mart 2009'da tutuklandıktan bir süre sonra davanın siyasal boyutunun ağırlıklı olduğunu gördüğünü ve kendisine, "Arkadaş, siyasal davalar siyasal gelişmelerle birlikte sonuçlanır" dediğini aktardı. Balbay, 4 yıllık tutuklukuk süresinin dökümünü ise şöyle yaptı:


"Birinci yıl iddianameyi ve eklerini okuyup savunma yapma. İkinci yıl, cezaevi koşıllarından davanın boyutlarına kadar, "Zulümhane, Zulümname, Zulümdar' adlarıyla 3 kitap yazma. Üçüncü yıl, siyasete hazırlanma, zaten ruhen içinde olduğum CHP'ye üye olma,milletvekili seçilme. Dördüncü yıl yine kalemi elimden bırakmadan, hapishane koşullarında bile gazetem Cumhuriyet'te günlük yazıları sürdürerek siyasetin hakkını verme."


Bir milletvekili, bir yazar olarak içeride de dışarıda da Türkiye'nin daha yaşanılası bir ülke olması için mücadele edeceğini belirten Balbay, cezaevi koşullarından şöyle bahsetti:


"Cezaevi... Adı üstünde cezaevi. Aslında hüküm giymemiş kişilerin "tutukevi'n de olması gerekir. Ancak peşin ceza verme mantığı öyle yerleşmiş ki daha hüküm giymeden "cezasını' çektiriyorlar. Eskiden koğuşların kalabalık olmasından yakınılırdı. Bugün ise tecrit, yani yalnızlaştırma söz konusu.Birinci sorun bu. Kaldığım hücreyi şöyle tarif edebilirim: Ortasında durup iki kolumu yana açınca vücudumu biraz esnetirsem duvara değiyorum. Bir yazar olarak en ciddi sorunum, bilgisayar olmaması. Haftada bin sayfa okuyorum, ortalama 50 sayfa yazıyorum. Bazı günler fazla yazı yazmak gerektiğinde parmaklarım yarı felç hale geliyor. O yüzden sol elimle de yazmayı öğrendim. Bundan sonraki paragrafı sol elimle yazacağım. Sağlık önemli bir sorun. Ciddi bir hastalıkta üniversite hastanesine nakil yaptırmak için 4 alt sağlık kurumundan bir üste sevk gerekiyor. Sağlık ocağı polikliniğe, oradan devlet hastanesine sonra üniversiteye. Haftada sadece 2 saat bilgisayar odasına çıkma izni veriliyor. Bu sürekli yazı yazan bir kişi için haftada sadece 2 saat yemek yiyebilirsin demek gibi bir şey. Silivri'de bir gram toprak yok. Her yer beton ve demir. Gözetilen tek şey güvenlik olmuş, insan unsuru unutulmuş. Yattığımız yer dışında her taraf 24 saat kamera kaydı altında."


-EV SICAKLIĞINI ÖZLEDİM-


Cezavinde ev sıcaklığını, ağaç gölgesini, dostlar sofrasını, duvarsız uçsuz bucaksız bir vadide yürümeyi özlediğini belirten Balbay, göndemdeki konulara ilişkin görüşlerini de şu ifadelerde paylaştı:


"Suriye bizim en uzun sınırımızın olduğu bir ülke. Ben "komşular politikası'na çok önem veren bir kişiyim. 5'i cezaevinde olmak üzere 28 kitap yazdım. Bunların pek çoğu komşularımızla ilgili. Dünyanın bütün kalkınmış ülkeleri ticaretlerinin yarısını komşularıyla yapar. Türkiye'de ise iktidar başta olmak üzere komşular politikasında çok başarısız oldu. Korkarım, uluslararası camiada Suriye yönetimini değiştirmenin "şampiyonu' olacağız derken "Şam Piyonu' olacağız. Bugünkü iktidarın yaklaşımıyla terör çözülemez. Çünkü hükümetin terör tanımı şu; bana karşı olan, benim iktidarımı olumsuz etkileyen herkes teröristtir. Tanım belki biraz abartılı gelebilir ama, gerçek bu. Ben çözümü şurada görüyorum; iç barışı her şeyin önüne almak, tüm politikaları bunu gözeterek çizmek. Bugünkü iktidar,mecliste bile ortak payda oluşturamıyorsa ya da oluşturmamayı politika haline getirmişse,buradan iç barış çıkar mı?"


-ÖZGÜRLÜKTE, ÖZGÜR BİR ÜLKEDE, ÖZGÜR BİR ORTAMDA BULUŞMAK DİLEĞİYLE-


Cezaevinden gençlere de "Sadece geleceğimiz değil, aynı zamanda bugünümüzsünüz. Gençliği yanına almayan, gençliğin enerjisinden, heyecanından ve beyninden yararlanmayan hiçbir hareket başarılı olamaz" ifadeleriyle seslenen Balbay, gençlerin heyecanlarıyla, özverileriyle hep önde olmalarını, dirseklerini biraz geri atınca topluma değmelerini, topluma dokunmayan hareketlerin başarılı olamayacağını belirtti. Balbay, röportajını "Özgürlükte, özgür bir ülkede, özgür bir ortamda buluşmak dileğiyle" sözleriyle tamamladı. - Ankara

Kaynak: ANKA