CHP'nin Kurultayı Ordu'da Protesto Edildi
CHP'nin 38. Olağan Kurultayı'nın iptaline yönelik protesto, Ordu'da Eğitim Sen öncülüğünde gerçekleştirildi.
Haber: Gençağa KARAFAZLI
(ORDU) - Ankara BAM 36. Hukuk Dairesi'nin CHP'nin 38. Olağan Kurultayı'nı iptal kararı Ordu'da protesto edildi. Eğitim Sen Ordu Şube Başkanı Nursen Kaymaz, "Hiç kimse milyonlarca insanın iradesini yok sayamaz. Hiç kimse hukuku siyasi hesapların aracı haline getiremez" dedi.
Ordu Demokrasi Platformu, Ceren Özdemir Meydanı'nda CHP'nin 38. Olağan Kurultayı'nın iptal edilmesini protesto etti. Grup, "Demokrasi ve halkın iradesine sahip çıkıyoruz" pankartıyla "Susma, sustukça sıra sana gelecek" sloganları eşliğinde CHP İl Binası'na yürüdü.
Parti binası önünde açıklama yapan CHP Ordu İl Başkanı Bülent Akpınar yaptığı açıklamada, şunları ifade etti:
"Uzun yılların verdiği pervasızlıkla ülkede ne adalet bıraktılar ne hukuk bıraktılar. Bugün, daha doğrusu perşembe günü açıklanan mutlak butlan kararıyla milletin iradesine, milletin teveccühüne bir kez daha gölge düşürüldü. Biz biliyoruz ki ayrışmadığımız sürece, birlikte oldukça bu iktidarı göndereceğiz. Artık ülkeyi yönetemiyorlar. Emeklinin sorununu çözemiyorlar. Eğitimde sorunlar gün geçtikçe büyüyor. Sağlık sektörü çökmüş durumda. Asgari ücretliler perişan, öğrencilerimiz okullarda musluklardan su içiyor. Bunları başaramadıkça, sorunları çözemedikçe milletin iradesini gasp etmeye çalışıyorlar ama şunu bilmiyorlar ki egemenlik kayıtsız şartsız milletindir. Millet de günü geldiğinde sandıkta bunun hesabını soracaktır."
Ordu Demokrasi Platformu adına Eğitim Sen Ordu Şube Başkanı Nursen Kaymaz açıklama yaptı. İktidarın toplumsal meşruiyetini kaybettiğini, muhalefeti ve demokratik hakları baskıyla susturmaya çalıştığını belirten Kaymaz, şunları söyledi:
"AKP iktidarının toplumsal desteği giderek erimiş, baskı ve sefalet düzeni toplum nezdinde meşruiyetini büyük ölçüde kaybetmiştir. İktidar toplumsal sorunlara çözüm üretmek yerine baskıyı büyütmeyi tercih etmektedir. Siyasette yenemediklerini kimi zaman kendi saflarına çekmeye çalışan, kimi zaman cezaevine gönderen, kimi zaman kayyumlarla etkisiz hale getirmeye çalışan bu anlayış; şimdi de topyekün olarak Cumhuriyet Halk Partisi'ni hedef almaktadır. Halkın oyuyla ortaya çıkan siyasal iradeyi tartışmalı hale getirerek topluma şu mesajı vermek istiyorlar, 'Sandıktan ne sonuç çıkarsa çıksın son sözü biz söyleriz.' Kabul etmediğimiz tam da budur çünkü demokrasi sadece sandığa gitmek değildir. Demokrasi, halkın verdiği kararın tanınmasıdır. Demokrasi, hukukun iktidarın ihtiyaçlarına göre eğilip bükülmesi değildir. Demokrasi, farklı düşüncelerin özgürce yaşayabilmesidir. Geldiğimiz noktada askeri darbe dönemlerinde sokaklarda yürütülen tankların yerini çevik kuvvet barikatları, sıkıyönetim mahkemelerinin yerini ise bağımlı ve siyasal kararlarla hareket eden mahkemeler almıştır. Bu ülkede kurumların tarafsızlığına duyulan güven giderek kaybolmaktadır. Hiç kimse milyonlarca insanın iradesini yok sayamaz. Hiç kimse hukuku siyasi hesapların aracı haline getiremez."