Cumhurbaşkanı Erdoğan, Memur-Sen 30. Yıl Vefa Buluşması programında konuştu: (2)
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Hedefimiz, uğruna bedel ödeyerek elde ettiğimiz bütün kazanımların, yeni anayasada daha sağlam bir güvenceye kavuşturulmasıdır.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Hedefimiz, uğruna bedel ödeyerek elde ettiğimiz bütün kazanımların, yeni anayasada daha sağlam bir güvenceye kavuşturulmasıdır." dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, ATO Congresium'da düzenlenen Memur-Sen 30. Yıl Vefa Buluşması'nda yaptığı konuşmada, şair ve yazar Mehmet Akif İnan'ın "Ülkemiz dünyayı kardeş görendir, gökleri insanın ortak tarlası" diyerek rotasını çizdiği Memur-Sen'in, hamuru fikirle, aksiyonla, ahlakla, erdemle ve vicdanla yoğrulmuş bir dava hareketi olduğunu söyledi.
İlkeli duruşları, eşsiz hizmetleri ve hasbi gayretlerinden dolayı Memur-Sen teşkilatını tebrik eden Erdoğan, "Prensiplerinizi ve değerlerinizi muhafaza ederek, kurumsal kapasitenizi güçlendirerek yola devam edeceğinize yürekten inanıyorum." ifadesini kullandı.
Türkiye'nin büyümesi, gelişmesi, güçlenmesi ve 86 milyon vatandaşın daha müreffeh bir ülkede yaşaması için göreve geldikleri ilk günden bu yana aşkla, şevkle, aralıksız çalıştıklarını vurgulayan Erdoğan, 23 yıllık iktidarlıklarında Allah'ın yardımı, aziz milletin desteğiyle sayısız engelleri aştıklarını, her alanda çok önemli mesafeler katettiklerini dile getirdi.
Gerek anayasa gerekse kanun ve mevzuat düzeyinde yaptıkları düzenlemelerle toplumun tüm kesimlerinin önünü açtıklarını belirten Erdoğan, kamu hizmetlerinin etkin, hızlı, eşit ve verimli bir şekilde millete sunulabilmesi için gerekli tüm tedbirleri aldıklarını ifade etti.
Devletin "Kerim" vasfını hiç olmadığı kadar güçlendirdiklerini, bunu vatandaşa bizzat hissettirdiklerini vurgulayan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Bizim iktidarımızla birlikte milletimiz uzun yıllar sonra kendine hizmet eden üstenci değil halkına hizmetkar olmayı şeref bilen bir anlayışla tanıştı. Kamu yönetiminde köklü bir paradigma değişimi yaşandı. Tek parti ve vesayet dönemlerinde devlet ile millet arasına çekilen dikenli telleri birer birer kaldırdık. Cumhuru Cumhuriyet'le buluşturduk. Devleti milletle kucaklaştırdık. Yine bu süreçte Memur-Sen gibi sendikalarımızla diyalog içerisinde kamu görevlilerimizin çok önemli taleplerini hayata geçirdik. Geriye dönüp baktığımızda her birinin önemi bugün daha iyi anlaşılan düzenlemelerle memurlarımızın mali ve sosyal haklarını güçlendirdik."
"2023'te 460 bin sözleşmeli personeli kadroya geçirdik"
Erdoğan, iktidarlıkları döneminde demokratik haklar konusunda son derece önemli atılımlar gerçekleştirdiklerinin altını çizdi.
Bu kapsamda, 2002 ile 2010 yıllarında kamu çalışanlarına ilave bir derece verdiklerini hatırlatan Erdoğan, disiplin cezalarının affedilmesinden, disiplin kurullarında sendika temsilcilerinin yer almasına kadar çalışanların lehine adımlar attıklarını aktardı.
Aile yardımı ödeneğini artırdıklarını, çocuk yardımlarını güçlendirdiklerini ve engelli yakını olan memurlara tayin kolaylığı getirdiklerini anımsatan Erdoğan, "Refakat izni tanıdık. Maaş promosyonlarının tamamının kamu görevlilerine ödenmesini sağladık. 2010 Anayasa referandumu ile kamu görevlilerine toplu sözleşme hakkı getirdik. Toplu sözleşme primlerini toplu sözleşme ikramiyesine dönüştürdük. Emekli memurlarımızın maaş ve ikramiyelerinde ciddi artışlar yaptık. 2011 ve 2013 yıllarında 280 bin, 2023'te ise 460 bin sözleşmeli personeli kadroya geçirdik." diye konuştu.
Bir dönem Türkiye'nin en temel sorunlarından birinin ayrımcılık olduğunu ifade eden Erdoğan, kamu görevlilerinin sırf inançlarını yaşamaya çalıştıkları için fişlendiğini, baskıya maruz kaldığını, sadece dinini hayatına tatbik ettiği için "irticacı, gerici, tarikatçı, yobaz" denilerek tahkir edildiğini söyledi.
"Selamünaleyküm" ve "Elhamdülillah" diyenlerin, namaz kılanların, hacca gidenlerin, oruç tutanların bilhassa belli dönemlerde hor görüldüğünü, çalıştıkları kurumlarda psikolojik baskıya muhatap olduğunu kaydeden Erdoğan, şöyle devam etti:
"O yıllar boyunca özellikle bürokraside ideolojik bir kast sistemi bunun konuşulmasını, tartışılmasını asla istemediler. Kendi klanları, kendi hizipleri dışında kimseye hayat hakkı tanımadılar. Millete 'bidon kafalı', 'göbeğini kaşıyan adam' dediler. Bizim burada edebimizin el vermeyeceği ifadelerle insanımıza hakaret ettiler. Evet bunların hepsini ve çok daha fazlasını sizlerle birlikte gördük. Baskının her türlüsünü iliklerimize kadar yine sizlerle beraber yaşadık. Milletin iradesine ve demokrasimize vurulan zincirleri de siz Memur-Sen'li kardeşlerimle birlikte parçaladık. Hamdolsun azgın azınlığın sessiz çoğunluğa hayat tarzı dayattığı, baskı uyguladığı, parmak salladığı o karanlık günler artık geride kaldı. Hac farizasını yerine getirmek isteyen kamu çalışanlarımıza ücretsiz izin hakkı tanıdık. Cuma namazı vaktini ihtiva eden izin düzenlemesini uygulamaya aldık."
"Başörtülü valilerin, büyükelçilerin, siyasetçilerin, bakanların olduğu günlere geldik"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, başörtüsüne yönelik faşizan, yasakçı uygulamalara son verdiklerini hatırlattı.
Bugün kadınların hiçbir kısıtlama olmadan tüm kamu kurumlarında özgürce çalışabildiğini aktaran Erdoğan, şu görüşleri paylaştı:
"Milletin oylarıyla meclise başörtüsüyle girdiği için hanım kardeşlerimize kürsüden had bildirildiği, gazete köşelerinden iffetlerine ahlaksızca dil uzatıldığı karanlık günlerden bugün başörtülü hakimlerin, savcıların, valilerin, büyükelçilerin, siyasetçilerin, bakanların olduğu günlere geldik. Hedefimiz, uğruna bedel ödeyerek elde ettiğimiz bütün bu kazanımların yeni anayasada daha sağlam bir güvenceye kavuşturulmasıdır. Zaman zaman şahit olduğumuz hadsizliklerin, küstahlıkların insanımızın en temel haklarını kullanmasından duyulan tahammülsüzlüklerin önünü ancak bu şekilde tamamen kesebiliriz. Bizden sonraki nesillerin bizim yaşadıklarımızı yaşamamaları için başörtüsünden, sakalından, sarığından, çarşafından dolayı kimsenin ötekileştirilmediği bir iklimi bu ülkede tesis ve tahkim etmek durumundayız. Bizim hepimizin varlık gayesi işte budur. Geride bırakacağımız en büyük miras böyle bir Türkiye olacaktır. Ülkemizi yeni, sivil ve özgürlükçü anayasaya kavuşturma mücadelemize vereceğiniz desteği bu bakımdan çok önemli buluyorum. Memur-Sen'den, Cumhur İttifakı olarak başlatıp, bir devlet projesi olarak yürüttüğümüz Terörsüz Türkiye girişimimize de katkı sunmasını, bu hayırlı süreci samimiyetle sahiplenmesini bekliyorum."
(Sürecek)