Davutoğlu Canlı Yayında
AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Ahmet Davutoğlu, Türkiye'nin kendisine meydan okuyan her terör örgütüyle, her devletle icap ederse tek tek veya topluca hesaplaşmaya hazır olduğunu ve bundan çekinmeyeceğini belirterek, "Kimse de Türkiye'yi örtülü, açık şekilde tehdit etmeye kalkmasın" dedi.
AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Ahmet Davutoğlu, Türkiye'nin kendisine meydan okuyan her terör örgütüyle, her devletle icap ederse tek tek veya topluca hesaplaşmaya hazır olduğunu ve bundan çekinmeyeceğini belirterek, "Kimse de Türkiye'yi örtülü, açık şekilde tehdit etmeye kalkmasın" dedi.
Davutoğlu, A Haber'de canlı yayında gündeme ilişkin soruları cevapladı.
"Size yönelik sıkça tekrarlanan bir eleştiri var. Bir şüpheliler listesinden bahsetmiştiniz ve bu iki saldırganın o listede olduğu söylendi. 'Kalanlar niçin gözaltına alınmıyor, tutuklanmıyor. Saldırı yapmaları mı bekleniyor' deniyor" sorusu üzerine Davutoğlu, şu yanıtı verdi:
"Ben şüpheliler listesi diye bir liste tam anlamıyla söylemedim. Sadece şunu söyledim. İstihbari olarak potansiyel tehdit teşkil eden isimler her zaman zaten takip altındadır. Ama o listede olanların önemli bir kısmı zaten Suriye'ye gitmiş veya Suriye ya da yurt dışında bulunan isimlerden oluşuyor. Suriye'de her an Türk emniyet birimleri ve güvenlik birimleri yok ki onun bir şehirden başka bir şehre, bir köyden başka bir köye, bir sınırdan başka bir sınıra geçtiğini tespit etmiş olsun."
"Kimse sözlerimizden başka anlamlar çıkarmaya kalkmamalı"
"Bu isimlerin hepsi Türkiye sınırları içinde değil öyle mi?" sorusuna karşılık Davutoğlu, şunları kaydetti:
"Tabii canım, söz konusu da değil. Yine burada bir istismar söz konusu. Benim söylediğim çok açık, demokratik hukuk devletinde her şey demokratik hukuk kuralları içinde yapılır. Bütün zanlılar, şüpheliler takip edilir ve sonrasında onların herhangi bir eylem yapmasını engelleyecek şekilde de her türlü tedbir alınır. Bundan hiç şüphe yok.
DAEŞ'e karşı operasyon başlattığımız 23 Temmuz gecesi 250 kişi, üç gün içinde de 768 kişi gözaltına alındı. Devlet takip etmemiş olsa bu gözaltılar olur mu? Sadece DAEŞ değil, DHKP/C ve PKK da dahil olmak üzere bu isimler gözaltına alındı. Bunların önemli bir kısmı da DAEŞ ile irtibatlı isimlerdi. Burada gerekli takibat yapılır, gerekli tedbirler alınır ama bu başka ülkeler için de geçerli olan bir durumdur. Fransa'daki saldırıda hatırlarsanız, şüphelilerden birini İstanbul'da yakaladık. Yani Fransa değildi. Fransa istihbaratı ile işbirliği halinde Türk polisi yakaladı. Terör faaliyetleri uluslararası anlamda o kadar geçişken ki ve insan mobilizasyonu o kadar yüksek, teknoloji üzerinden iletişim de o kadar karmaşık ki bunların hepsinin takibi için yoğun bir çaba sarf ediliyor. Kimse buradan hareketle sözlerimizden başka anlamlar çıkarmaya kalkmamalı."
"Saldırı yapmayı planlayan iki kişinin yakalandığını özellikle zikrettim"
Başbakan Ahmet Davutoğlu, "768 oldukça yüksek bir rakam. Bunun neticesinde Ankara saldırısından sonra engellenen, önüne geçilen başka bir saldırı oldu mu?" sorusuna Davutoğlu, şu karşılığı verdi:
"Bunu zikrettiğimizde bu sefer her an bir saldırı olacakmış intibağını besleyecek şeyler var ama birçok terör saldırısı engellendi. Bunların duyurusu yapılmıyor. Sadece İstanbul ve Ankara'da saldırı yapmayı planlayan iki kişinin yakalandığını ben özellikle zikrettim ki, toplumumuzda bu takibin doğru ve yoğun olarak yapıldığı konusunda bir güven hasıl olsun. Bu çalışmalar hep yapılır ama nihayetinde burada kastettiğim bu işte. Demokratik hukuk devletinde gözaltına alırsınız tedbir olarak ama savcıya sevk ettiğinizde artık ondan sonra hükümetin veya yürütme erkinin yapacağı bir şey yok. Savcı, görevli hakim onları eldeki bilgi ve belgelere göre hukuki bir süreçle tutuklar. İsimleri bilmeniz dışında elinizde bu anlamda hukuki süreçlerde kullanılacak kanıtların olması lazım ki, tutuklama işlemi gerçekleşebilsin. Bu anlamda hem takip ederiz hem gerekli tedbirleri alırız. Şüpheli tavırlarıyla ortaya çıkan veya bir hazırlık olduğunu hissettiğimizde de gözaltına alır, adalete teslim ederiz. Türkiye'de bu anlamda yerleşik hukuk düzeni içinde yapılması gereken her şey yapılır."
"Kimse de Türkiye'yi örtülü, açık şekilde tehdit etmeye kalkmasın"
HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş'ın "Biz olmasak iç savaş çıkardı" açıklamasının hatırlatılması üzerine Davutoğlu, şunları söyledi:
"Ülkede iç savaş var diyen kendi belediye başkanları. Polisimizi, askerimizi şehit ederek Türkiye'ye savaş açanlar onlar. Kendileri PKK ile arasına bir mesafe koyarlarsa bundan sadece memnun oluruz. Ama kendi belediye başkanına önce dönüp bakması lazım. 'Senin ne haddine Türkiye'de iç savaştan bahsediyorsun' demesi lazım. En tahrikkar, en aşırı dili kullanacaklar, sonra da kenara çekilip iç savaşı engelleme pozuna takınacaklar. Kim Türkiye'de iç savaş çıkaracak kudrete sahip? Önce bunun barış diline uygun olmadığını görmesi lazım. Şöyle bir intiba vermekte 'aslında iç savaş çıkartabiliriz ama çıkarmıyoruz.' Bu kadar saldırgan bir tutumdan sonra bu cümle o anlama geliyor.
Bu devleti, bu ülkeyi, bu milleti bu şekilde tehdit edemezler. 'Çıkartmak istiyoruz ama gördüğünüz gibi biz çıkarmıyoruz' demek, suçu kabullenmek anlamına gelir. 'Biz engelliyoruz' gibi bir tabir ise karşılığı olan bir şey değil. Zaten senin iç savaştan değil, demokrasiden, barıştan bahsetmen gerekiyor. Meclis'te konuşman gerekiyor. 'İç savaş için veya kardeşi kardeşe kırdırmak için terör faaliyeti yapanları, teröristlerin cenazelerine gitmeyen milletvekillerini soruşturacağım' diyorsun, sonra da 'iç savaşı engelledim' diyorsun. Bunun tutarlı hiç bir yönü yok. Demirtaş bütün bu süreçte aslında kedisiyle sürekli çelişkiler içinde. Bir yerden bir yere savrulmanın psikolojisini yansıtıyor bu açıklamalar. Yoksa hiçbir kıymeti harbiyesi yok. Türkiye kendisine meydan okuyan her terör örgütüyle, her devletle icap ederse tek tek veya topluca hesaplaşmaya hazırdır. Bundan da çekinmez. Kimse de Türkiye'yi örtülü, açık şekilde tehdit etmeye kalkmasın."
(Sürecek)