Denetimli Serbestlik Düzenlemesi
Anayasa Mahkemesinin, denetimli serbestlikten yararlandıktan sonra işlediği iddia edilen suçtan dolayı kanunda sayılan nedenlerle tutuklananların, kapalı ceza infaz kurumuna gönderilmesini düzenleyen kanun hükmünü iptal gerekçesi Resmi Gazete'de yayımlandı.
Anayasa Mahkemesinin, denetimli serbestlikten yararlandıktan sonra işlediği iddia edilen suçtan dolayı kanunda sayılan nedenlerle tutuklananların, kapalı ceza infaz kurumuna gönderilmesini düzenleyen kanun hükmünü iptal gerekçesi Resmi Gazete'de yayımlandı
Aydın, Erzincan infaz hakimlikleriyle Manavgat 1. Asliye Ceza Mahkemesi, baktıkları bazı davalarla ilgili, söz konusu hükmü içeren 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'a 6291 sayılı Kanun ile eklenen 105/A maddesinin 7. fıkrasının (a) bendi ve son paragrafının iptal edilmesi için Anayasa Mahkemesine başvurmuştu.
Başvuruları birleştirerek esastan görüşen Yüksek Mahkeme, söz konusu kanun hükmünü iptal etmişti.
Kararın Resmi Gazete'de yayımlanan gerekçesinde, Anayasa'nın 2. maddesindeki hukuk devletinin, insan haklarına dayanan, bu hakları ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, hukuku tüm devlet organlarına egemen kılan, yargı denetimine açık devlet olduğu belirtildi.
Anayasa'nın 38. maddesinde, "Suçluluğu hükmen sabit oluncaya kadar, kimse suçlu sayılmaz" denildiği anlatılan gerekçede, suçsuzluk karinesinin, kişinin suçlu olduğuna dair kesin hüküm tesis edilene kadar masum sayılması gerektiğini ifade ettiği vurgulandı.
Ceza hukukunda bir kişinin suçlu kabul edilebilmesi için hakkındaki mahkumiyet hükmünün kesinleşmesi gerektiğine işaret edilen gerekçede, şunlara yer verildi:
"İtiraz konusu kural, kanun koyucu tarafından bir tedbir olarak düzenlenmiş ise de bu kişilerin kesinleşen bir suçları olmaksızın haklarında yaptırım uygulanmasına neden olmaktadır. Bunun yanında kural, denetimli serbsestlikten yararlanma hakkını ve denetimli serbestlik kurumundan hükümlü ve toplum lehine bekleyen kamusal yararı da ortadan kaldırmaktadır. Kanun'un çıkarılma amacıyla çelişen bu hususlar ise hükümlülerin henüz işleyip işlemedikleri belirli olmayan bir suçtan dolayı yaptırıma tabi olmalarına yol açmakta ve suçsuzluk karinesiyle bağdaşmamaktadır. İtiraz konusu kural, ilgililerin, suçlulukları ispatlanıncaya kadar suçsuz sayılmaları olanağından yararlanmalarını engelemekte ve hukuk devletinin gereklerinden olan hukuki güvenlik ilkesini de ihlal etmektedir. Bu nedenlerle Anayasa'ya aykırıdır." - Ankara