Derin Bir Nefes
Kasımpaşaspor maçı sonrası Beşiktaş’ın gündemi o kadar karışıklıkla doluydu ki Elazığspor karşısında farklı skorla alınan üç puan adeta derin bir nefes oldu.
Beşiktaş hem moral motivasyonunu hayli düşüren hem de kadrosunda derin bir boşluk açan, yankıları hala devam eden tuhaf bir Kasımpaşaspor maçı oynadıktan sonra kırık dökük bir halde Elazığspor'un karşısına çıktı. Kasımpaşaspor maçında yaşanan olaylardan sonra morali bozulan oyuncular ve camia, takımdan ayrılma isteğini her zamankinden daha yüksek sesle belirtmekte bir sıkıntı görmeyen Manuel Fernandes, Motta ile Almeida'nın cezaları ve arka arkaya gelen sakatlıklarla birlikte Beşiktaş maça yedek ağırlıklı bir takımla çıkmak durumunda kaldı. Kulübeyi ise neredeyse genç takım oyuncuları oluşturuyordu.
Elazığspor bu sezon oyunun iki yönünde de problemler yaşayan ve ligden düşme adayları arasında başlarda gösterilebilecek bir takım. Hadi Deniz Yılmaz, Serdar Özkan gibi bireysel yeteneği olan oyuncularla zaman zaman hücumda ritim yakalayabiliyorlar ama savunmalarının kalitesi bu ligin açık bir şekilde altında. Azıcık baskı ve varyasyon ile kolayca dağılabilen bu savunmayı Beşiktaş'ın fazla süre bulamayan oyunculardan kurulu bu hücum hattı ne kadar zorlayabilecek, bu sorunun cevabı maçın da anahtarını oluşturacaktı.
Karşılaşmanın başlamasıyla birlikte Beşiktaş oyunda üstünlüğü almayı bildi. Özellikle birlikte oynama ezberi hemen hemen hiç olmayan İsmail Köybaşı ve Uğur Boral'ın kullandığı sol kanadı iyi işleten Beşiktaş rakibine karşı baskı kurdu. Necip'in gayretli ve hırslı gözüktüğü Beşiktaş orta sahasında Veli Kavlak'ın ise sakatlık sonrası normal görüntüsünün biraz gerisinde olduğu fark edildi. Beşiktaş'ın gol arayışları maçın 22. dakikasında Elazığspor kalecisi Zülküf'ün boşa çıktığı pozisyonda Sivok'un kafa vuruşu ile sonuç buldu. Bu tip gollerine alışık olduğumuz Çek stoper bu sezon ligdeki ikinci golünü atarken Elazığspor'un kilidini de açıyordu. Beşiktaş'ın bu bölümden sonra daha rahat bir oyunla skoru arttıracağı beklentisi yerleşmeye başlamışken Elazığspor, Beşiktaş'ın golünden 7 dakika sonra bu sezonki en golcü ismi Deniz Yılmaz ile siyah beyazlılara karşılık verdi. Sonrasındaki bölümde Beşiktaş her ne kadar baskılı gözükse de çok ciddi bir tehlike yaratamadan ilk yarının sona erdi.
İkinci yarı nasıl gelişecek, Beşiktaş istediği pozisyonları bulabilecek mi şeklinde kafamızda sorular varken başlama düdüğünden sadece 30 saniye sonra Mustafa Pektemek'in hazırladığı pozisyonda Filip Holosko, Beşiktaş'taki gol hasretini sonlandırdı ve takımı 2-1 öne geçirdi. Bu golden sonra gördük ki Elazığspor'un Beşiktaş karşısında bir kez daha maça ortak olabilecek ya da cevap verebilecek bir gücü yok. Her geçen dakika oyun disiplinini daha da kaybeden Elazığspor karşısında Beşiktaş biraz daha şanslı ve becerikli olabilse zaten o bölümde farkı ikiye üçe çıkarıp maçı koparabilirdi. İkinci yarıda Beşiktaş'ta en net fark edilen durum oyuncuların iştahı ve sahada topun olduğu her yerde çok iyi baskı kurmalarıydı. Uğur Boral'ın çok uzun zamandır futboldan ayrı olmasına rağmen sol kanadı hayli işler hale getirmesi ve etkili ortaları (14 orta yaptı maç boyu)onun adına büyük bir artı nottu. Olcay'ın sürekli golü araması, Holosko'nun daha derli toplu bir görüntü çizmesi Beşiktaş'ın artılarıydı. Mustafa Pektemek de önceki maçlara oranla çok daha arzuluydu ama ortaya koyduğu oyun beni yine tatmin etmedi. Pektemek fazlasıyla dağınık ve güvensiz bu görüntüsü ile bu takımda oynama şansını her gün biraz daha azaltıyor. Veli ikinci yarı ilk yarıya oranla daha iyi oynadı, sakatlıktan çıktığı için onun da vasat oynama hakkı var, bir iki haftaya bu takımın yine en kilit oyuncusu olacaktır. Olcay'ın klas golüyle Elazığspor'un umutlarını tamamen bitiren Beşiktaş da son sözü yine Filip Holosko söyledi ve Beşiktaş 4-1'lik bu galibiyetle şu son derece can sıkıcı gündemi içersinde bir derin nefes almayı başardı.
Kasımpaşaspor maçına yapılan itirazın ne sonuç vereceği, sakatların ne zaman takıma tam olarak dönüp ideal havanın yakalanacağı şimdilik soru işaretleri ama Beşiktaş en azından Fenerbahçe'nin arkasındaki gruptan sezon sonuna kadar kopmamalı ve bunun için artık bu maçlarda puan kaybı lüksü yok. Yedek oyuncuların ağırlıkta olduğu Bucaspor kupa maçındaki tablodan sonra yine benzer kadrolu bir maçta Elazığspor karşısında takımın taktik disiplininin en azından iyi gözükmesi önemli. Artık Beşiktaş ilk yarının sonunu minumum kayıp ile kapatıp devre arasında takviye planlarına yönelmek durumunda.