DHA YURT BÜLTENİ - 10
Ayder beyaza büründü, tatilciler karın keyfini sürdüRize'nin Çamlıhemşin ilçesinde bulunan, doğal güzelliği ve kaplıcalarıyla ünlü Ayder Yaylası, kar yağışıyla beyaza büründü.
Ayder beyaza büründü, tatilciler karın keyfini sürdü
Rize'nin Çamlıhemşin ilçesinde bulunan, doğal güzelliği ve kaplıcalarıyla ünlü Ayder Yaylası, kar yağışıyla beyaza büründü. Hafta sonu tatili için yaylaya gelenler, çocuklarıyla birlikte kartopu oynadı, karın keyfini sürdü.
Karadeniz Bölgesi'nde etkili sağanak, yüksek kesimlerde kendini kar yağışına bıraktı. Rize'nin Çamlıhemşin ilçesine bağlı ünlü turizm merkezi Ayder Yaylası da, kar yağışının ardından beyaz örtüyle kaplandı. Hafta sonunda kar sürpriziyle karşılaşan vatandaşlar, tatil için çıktıkları yaylada karın keyfini sürdü. Yaylaya gelen aileler, çocuklarıyla birlikte kar topu oynayarak doyasıya eğlendi.
'AYDER 4 MEVSİM GÜZEL'Yaylada turistik işletmesi bulunan Ayşe Şahin, Ayder'in 4 mevsim güzel olduğunu belirterek, "Kar yağışı dün gece başladı, sabah 10'a kadar sürekli yağdı. Şu an kar yağışı yok. Ayder'de güzel kartpostallık görüntüler var. Ayder, zaten 4 mevsim güzel bir yer, ancak kar olunca başka güzelö dedi.'AYDER'İN TADINA DOYUM OLMAZ'Yayla sakini Sevim Yılmaz, "2 gün yağmur vardı, dün akşam üzeri kar yağışı başladı. Gece boyu devam etti. Her yer bembeyaz oldu, çok güzel bir manzara oluştu. Artık Ayder'in tadına doyum olmaz, herkesin bu güzellikleri görmesini bekliyoruz. Yazın yaylamız bir başka cennet, kışın da bambaşka. Bu manzara Türkiye'nin hiçbir yerinde yok. Herkesi buraya davet ediyoruzö diye konuştu.Görüntü Dökümü
-------------Ayder yolunda yeşil doğanın üstüne yağan kar görüntüsü-Ayderden karlı manzaralar-Turist ailenin kar topu oynaması-Muhabir anonsu( Arzu Erbaş)-Röportajlar-Köpeklerin kar üstünde oynamaları-Ormanlardaki renkli görüntüye kar yağmasında görüntüler.HABER: SELÇUK BAŞAR KAMERA: ARZU ERBAŞ/RİZE-DHA
==============================
Mardin'de Göbeklitepe ile yaşıt inanç ve kültür havzası keşfedildi (GÖRÜNTÜ EKİYLE YENİDEN)
Mardin'in Dargeçit ilçesinde yapılan kazılarda yeni bir inanç ve kültür havzası bulundu. Keşfedilen bu alanın Şanlıurfa'daki 12 bin yıllık Göbeklitepe ile yaşıt olduğu tahmin ediliyor.
Dargeçit ilçesine bağlı kırsal Ilısu Mahallesi sınırları içerisinde, Ilısu Barajı yakınlarında Nevala Maherk Çayı bölgesindeki Boncuklu Tarla ören yerinde devam eden kazılarda inanç ve kültür havzası bulundu. 11 yıldır devam eden kazı çalışmalarında bulunan buluntuların dünya arkeolojik tarihi acısından çok önemli olduğunu söyleyen Mardin Müze Müdürü Sanat Tarihçisi Mehmet Deniz, kazı alanında yapılacak düzenlemelerle keşfedilen alanın önümüzdeki süreçte ziyarete açmayı hedeflediklerini söyledi. Kazı çalışmalarında milattan önce 12 binli yıllara ait buluntulara rastladıklarını anlatan Deniz, şöyle konuştu: "Göbeklitepe ile ciddi benzerlikler taşıyan özel bir yapının keşfedilmesi, dünya arkeolojik tarihi açısından çok önemli olduğu gibi, bizleri de çok heyecanlandırdı. 2012, 2017 ve 2019 yılında yapılan kazı çalışmaları, toplamda 35 yerde, yaklaşık 3 bin metrekarelik alanda gerçekleştirildi. Şu ana kadar yapılan kazılarda, M.Ö. 12 binli yıllara ait buluntulara rastladık. Bunlardan en önemlisi Göbeklitepe'de rastlanan 'T' biçimli dikilitaşlara benzer, tapınak olarak kullanıldığı düşünülen yapılar. Şanlıurfa çevresindeki yerleşimlerde rastlanılan bu yapıtlardan bu bölgede başka yerlerde olması da zaten normaldi. Biz bunun beklentisi içindeydik. Göbeklitepe'ye 40- 50 kilometre mesafelerde bulunan Karahan Tepe, Sefer Tepe, Nevali Çori ve Hırbetsuvan gibi arkeolojik sit alanlarında 'T' biçimli dikilitaşların bulunduğu yapılar tespit edilmişti. Boncuklu Tarla yerleşim yeri Ilısu Barajı ve HES projesi kapsamında yapılan yüzey araştırmalarında ilk kez 2008 yılında tespit edilmiş ve Çanak Çömleksiz Neolitik Dönemi temsil eden bir yerleşim yeri olarak nitelendirilmişti. Göbeklitepe ile çağdaş dönemde yer alan Epi-Paleotik olarak isimlendirilen Neolitik öncesi dönemden itibaren yerleşimlere uzun süre ev sahipliği yapan Boncuklu Tarla, kazıların sürmesiyle insanlık tarihinin önemli bir evresi olan tarım, evcilleştirme, yerleşik hayat ve inanç konuları hakkında önemli bilgiler verecek."Kazıların bilimsel danışmanlığını yürüten Mardin Artuklu Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Dr. öğretim üyesi Ergül Kodaş ise alanda yapılan kazı çalışmalarıyla yerleşim yerinde Geç Epipaleolitik Dönem'den Geç Çanak Çömleksiz Neolitik A, Çanak Çömleksiz Neolitik Çağ'ın ilk evrelerine kadar geçen süreci içeren 6 ayrı tabaka tespit edildiğini söyledi. Boncuklu Tarla'da T biçimli stellerin bulunduğu özel yapıya rastlanmasının, şaşırtıcı bir durum olduğunu anlatan Kodaş, yuvarlak planlı evlerin yer aldığı yerleşim yerinin ortasında bulunan özel yapının, 80 metrekare büyüklüğünde ve dört adet T biçimli dikilitaşa sahip olduğunu aktardı.'SİMETRİK İNŞA EDİLMİŞLER'Geçmişte birçok medeniyete ev sahipliği yapan Mardin'in, Neolitik dönem açısından da önemli bir yere sahip olduğuna dikkat çeken Kodaş, "Yerleşim yerinde yapılan kazılarda açığa çıkarılan mimari kalıntılar çoğunlukla Orta Çanak Çömleksiz Dönem'e M.Ö. 8 bin tarihlenmekle birlikte, M.Ö. 10 binin ikinci yarısına tarihlenen kalıntılar ayrı bir önem teşkil etmektedir. Bu bağlamda Boncuklu Tarla yerleşiminin doğu alanında 2017 yılında yapılan kazı çalışmalarında tespit edilen köşeleri yuvarlatılmış konutlar ve konutların merkezinde bulunan ve birçok yayında 'Tapınak' olarak ifade edilen özel bir yapı tespit edilmiştir. 2019 kazı sezonunda ise söz konusu yapıların kazı çalışmaları tamamlanmış ve merkezde bulunan yapının özel bir yapı olduğu anlaşılmıştır. Bina içerisinde 4 adet taş dikme tespit edilmiştir. Binanın kuzeydoğu yönünde iki ve güneybatı yönünde ise 3 adet niş tespit edilmiştir. Yapılan kazılar esnasında binanın inşası için alanın yaklaşık 2 metre derinliğinde kazıldığı ve binanın bu çukur içerisine inşa edildiği görülmektedir. Duvarları yassı doğal taşlar ve çamur harç ile inşa edilen binanın merkezinde simetrik bir şekilde bulunan dikmelerin aynı zamanda çatıyı taşıyan kolon görevi gördüğü de anlaşılmaktadır" diye konuştu.'TARİHE IŞIK TUTACAK KAZILAR'Mardin Artuklu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İbrahim Özcoşar da Boncuklu Tarla'da sürdürülen kazılar hem Göbeklitepe'nin daha iyi anlaşılması hususunda, hem de Mardin'in uzak geçmişte üstlendiği rolü açığa çıkarmasının önemine değindi. Prof. Dr. Özcoşar, "Bunun bilim dünyasını heyecanlandıran bir keşif olduğunu düşünüyorum. Burada yapılacak çalışmalarla tarih yeniden yazılacaktır. Biz de Mardin Artuklu Üniversitesi olarak bu insanlık mirasının ortaya çıkarılması ve gelecek nesillere aktarılması konusunda üzerimize düşen tüm sorumluluğu yerine getirme kararlığındayızö dedi.Görüntü Dökümü
-------------Kazı alanından görüntü-Kazı çalışmaları,-Ortaya çıkan yapıtlar-Yapıtların 3D görüntüsü-Röportajlar-Genel ve detay görüntülerHaber-Kamera: Nezir GÜNEŞ-Mehmet Halis İŞ/MARDİN,
==============================
Öğrenciler, 'Tek Evimiz Dünya' sloganıyla kıyıları temizledi
Bahçeşehir Koleji, çevre kirliliğine dikkat çekmek amacıyla Türkiye'nin tüm kıyı kesimlerinde bulunan şubeleriyle eş zamanlı olarak, 'Tek Evimiz Dünya' sloganıyla, kıyı temizleme etkinliği gerçekleştirdi. İzmir'de de 500 öğrenci, veli ve öğretmenin katılımıyla gerçekleşen sosyal sorumluluk projesi ile İnciraltı Ormanı sahil kıyısındaki izmarit, plastik şişe, ambalaj atığı gibi çöpler toplandı.
Türkiye'nin tüm kıyı kesimlerinde şubesi bulunan Bahçeşehir Koleji, çevre kirliliğine dikkat çekmek amacıyla eş zamanlı olarak kıyı temizleme etkinliği gerçekleştirdi. 'Tek Evimiz Dünya' sloganıyla İzmir İnciraltı Kent Ormanı'nda toplanan 500 öğrenci, veli ve öğretmen, ellerinde 'Suyu kirletmek hayatı tüketmektir', 'Atıklarımızı çevreye değil, çöp kutusuna atalım' yazılı pankartlarla sahile yürüdü. İlkokuldan liseye kadar farklı yaş gruplarından öğrenciler, ellerine eldiven giyerek çöp poşetlerine sahilde buldukları atıkları doldurdu. İzmarit, pet şişe kapağı, ambalaj atıkları, plastik şişe, cam şişe gibi atıkların toplandığı etkinlikte, öğrenciler çevreyi kirletmeme konusunda bilinçlendi. Etkinlikte manifestoyu okuyan öğrenci Hatice Beyza Güngör, şunları söyledi: "Evlerimizin içini her zaman temiz tutuyoruz, Ayakkabıyla girmiyor, çöpleri yere atmıyoruz. Bizler, dünyamızın evimiz olduğunu biliyoruz ve büyüklerimizin de bunun farkında olmalarını istiyoruz. Dünya bizim gerçek evimiz. Yaşadığımız evlere gösterdiğimiz özeni çevremize de göstermeliyiz. Gezegenimizin 4'te 3'ünü denizler ve okyanuslar kaplar. Yaşamın başladığı yer olan denizler ve okyanuslar, yaşamın devam edebilmesi için de çok önemlidir. Bu nedenle temiz tutmaya denizlerden başlamalıyız. Bugün Türkiye'nin dört bir yanındaki arkadaşlarımızla birlikte yaşadığımız şehrin kıyılarında atıkları topluyoruz. Amacımız insanların yarattığı bu kirliliğin son bulması için farkındalık yaratmak. Topladığımız her atık bizim geleceğimiz için tehdittir. Temiz denizler, temiz kıyılar, temiz sokaklar ve temiz bir dünya en çok biz çocukların hakkı. Bizden sonraki nesillere, böyle bir temizlik hareketine girişmek zorunda olmadıkları bir dünya bırakabilmek için buradayız. Bize katılın, bize kulak verin ve bu bilinçlenme hareketini çevrenize yayın."'ÇEVREYİ KİRLETENLERE YAPTIRIM UYGULANMALI'Kıyı temizleme etkinliğine katılan öğrencilerden Bensu Kemiksiz (8), "Şişe kapağı, oyuncaklar, plastik atıklar ve tüyler topladım. Burayı temizlediğim için kendimi iyi hissediyorum. Annemle beraber geldim. Doğamızı pisletmemeliyiz" dedi. Annesi ile birlikte çöp toplayan Ela Söylemezoğlu (9), "Geldiğimizde burası pisti, en çok izmarit ve şişe kapağı topladık. Artık çöpleri yere veya denize değil çöp kutusuna atmalıyız. Yoksa her yer kirleniyor, denizlerin rengi koyulaşıyor ve her yer çöple doluyor" diye konuştu. Şişeler, kapaklar, cam parçaları topladıklarını anlatan Mert Karadoğan (11) ise, "İnsanların çevreyi kirletmemeleri için bir yaptırım uygulanmalı. Mesela bir şey çalındığında para veya hapis cezası oluyorsa, buna da bir ceza olmalı. Çevre kirlenince içme suyumuz kirleniyor, denizlere petrol atıkları bulaştığı için insanlar sahillere gelemiyor, hayvanlar ölüyor. Hatta bazen bizim sahilimize ölü köpek balıkları vuruyor" dedi.Bu arada, Bahçeşehir Koleji Muğla Kampüsü öğrencileri de kıyı temizliği için Akyaka'da buluştu. Muğla Valisi Esengül Civelek'in manevi destek verdiği etkinliğe, 7'den 70'e yaklaşık 150 kişi katıldı.Görüntü Dökümü
------------Topluluğun kıyıya yürüyüşünden görüntüÇocukların pankartlarından detay görüntüKıyıdaki çöp toplama etkinliğinden görüntüManifestoyu okuyan öğrenciden görüntüÖğrencilerle röportajHaber: Melis KARAKUZULU, Kamera: Hande NAYMAN/İZMİR,
===============================
Kuyuda hazırlanan büryan kebabı tavaya taşındı
Siirt'te gece saatlerinde kuyularda pişirilip, sabah ekmek üzerinde servis edilen büryan kebabı artık tavada da ikram edilecek. Büryan ustası Murat Kayaalp, kebaba farklı lezzet katmak amacıyla hazırladığı büryan tavanın büyük ilgi gördüğünü ifade ederek, İstanbul gibi kentlerde yaşayan Siirtlilere, büryan tavayı uçak yoluyla gönderdiğini söyledi.
Siirt'in yöresel lezzeti olarak bilenen büryan kebabı, tavaya taşındı. Kebap ustaları tarafından gece geç saatlerde özel olarak hazırlanan et, kuyuda yakılan odun ateşinde 2 saat pişirildikten sonra sabah saatlerinde ekmek üzerinde servis edilen büryan kebabının tavaya taşınması yoğun ilgi gördü. 'BÜRYAN YAPIMI MEŞAKKATLİ BİR İŞTİR'Tavada büryan servisini başlattığından beri yoğun siparişler aldığını anlatan büryan ustası Murat Kayaalp, "İş yerimde birçok müşteri büryanı ekmek üzerinde tercih ediyordu. Ancak son bir ayda büryanımızı tavaya koyduk ve buna 'büryan tava' adını verdik. Gördüğümüz ilgi ve alaka yoğun olunca büryan tava yapımına başladık. Büryan yapımı meşakkatli bir iştir. Gece geç saatlerde iş yerimizi açıyoruz ve özel kuyulara kilolarca büryan hazırlayıp koyuyoruz. Yaklaşık 2 saat sonra çıkarıyoruz. Tamamen doğal olan ve sadece et olan büryanımızı sabah namazından hemen sonra servis etmeye başlıyoruz. Gerek ilde yaşayan Siirtliler ve gerekse il dışında çok sayıda vatandaşlar sabah erken saatte gelerek büryanımızın tadına bakıyorlar" dedi.'KUZUNUN SIRT VE KABURGA KESİMLERİNİ TAVADA İKRAM EDİYORUZ'Kayaalp, Siirt büryanının tüm ülkede bilindiğini ve İstanbul, Ankara, Bursa, Eskişehir, İzmit gibi birçok yere sipariş olarak büryan kebabı gönderdiğini belirterek, siparişleri genellikle uçak yoluyla gönderdiğini söyledi. Kayaalp, "Büryanımız bir tek ilimizde bulunan vatandaşlara servis etmiyoruz. İl dışında yaşayan birçok Siirtli vatandaşlara uçak vasıtası ile gönderiyorum. Büryanı hiç tatmayan ancak yedikten sonra büryanımıza hayran kalan vatandaşlar zaman zaman özel olarak Siirt'e gelirler kendilerine büryan servisi yaparız. İşte bu büryan tava fikri buradan çıktı. Kendilerine özel olarak tava yaptım buna hayran kaldılar. Bir iki sefer bu şekilde yapınca müşterilerim benden büryan tava istemeye başladı. Normalde büryanı ekmek üzerinde servis ederiz ancak bu yeni uygulama ile büryanımızı tavaya koyuyoruz ve servis ediyoruz. Büryan tavanın eti farklı; kuzunun sırt kesimleri ile kaburga kesimleri ile büryan tavayı yapıyoruz. Bunu ben Siirt'te ilk ben yaptım ve gördüğüm ilgiden çok memnunum" diye konuştu.Görüntü Dökümü
-------------Büryanın pişirilmeden askılara asılması-Büryanın pişirildiği kuyunun görüntüsü-Kuyuda bulunan odun ateşi-Büryanın kuyaya indirilmesi -Büryanın pişirilmesi -Pişirilen büryanın servise hazırlanması-Askıya asılan büryanın servis edilmesi-Büryan tavasının hazırlanması-Büryan tavasının servis edilmesi-Röportajlar-Genel ve detay görüntülerHaber-Kamera: Turan KOYUNCU- Mehmet Yücel DURAK/SİİRT,
===============================
Eli böğründe yemeği için çevre illerden geliyorlar
Kahramanmaraş'a özgü eli böğründe yemeğinin ünü il dışına taştı. Kuzu eti, domates, biber ve sarımsak ile yapılan, aynı tepside fakat sebzeler ve etin karışmadan yan yana durmasından dolayı 'Yan yana' diye de anılan yemeği yemek için çevre illerden gelenler dahi oluyor.
Köklü bir mutfağa sahip olan Kahramanmaraş'ta yıllar önce kasaplar tarafından yapılmaya başlanan eli böğründe yemeği, tadı ile damaklara, görüntüsü ile de gözlere hitap ediyor. Hemen hemen her kasapta yapılan eli böğründe yemeği, kentte en çok tercih edilen yemeklerin arasında geliyor.'ÖNCELERİ 'ET DOMATES' DENİRDİ'Kentte 30 yıldır kasaplık yapan Zafer Soğancı, eli böğründe yemeğinin geçmişinin çok eksi olduğunu söyledi. Soğancı, "Eskiden Çarşıbaşı'ndaki kasaplarda yapılan yemek. Önceleri 'Et domates' denirdi. Sonradan 'Yan yana' oldu. Bir süre yemekleri bu şekilde yaptık. Sonra halk 'Eli böğründe' demeye başladı ve adı öyle kaldı. Uzun yıllardır de tüm esnafımız bu şekilde yapıyor" dedi.BİR YANINDA ET, DİĞER YANINDA SEBZEEli böğründenin Kahramanmaraş'a özgü bir yemek olduğunu ifade eden Soğancı, şunları söyledi: "Eli böğründe için şehir dışından gelenimiz çok. Herkes çok beğeniyor. Lezzetli ve değişik bir yemek. Normal fırın yemeklerinden biraz daha farklı. Eli böğründeyi kuzu etinden yapıyoruz, ancak talep edilmesi durumunda dana eti de kullanıyoruz. Bizim özel köşeli ince alüminyum teneke tepsilerimiz var. İnce olmasının şöyle bir özelliği var. Daha çabuk ısınıp, eti daha çabuk pişirip, suyu kaçmadan kendi lezzetiyle taş fırında yüksek ateşte pişiyor. İçerisinde tuz, biber, kekik, kuzu eti, domates, biber ve sarımsak kullanıyoruz. Eti baharatladıktan sonra tepisinin bir yanında et, diğer yanında domates, biber ve sarımsak oluyor. Üzerine de ince çekilmiş kuyruk yapı koyuyoruz."'SABAH İLK İŞİMİZ ELİ BÖĞRÜNDE TEPSİLERİ HAZIRLAMAK'Eli böğründe yemeğin nesilden nesle aktarılması için kasaplar çıraklarına ve yakınlarına öğretiyor. Bunlardan biri ola Mücahit Soğancı (19), "Biz büyüklerimizden devraldık, gelecek nesillere devredeceğiz inşallah. Eli böğründeye talep çok olduğu için sabah geldiğimizde ilk işimiz eli böğründe tepsilerini hazırlamak. Bayağı bir yoğunluk oluyor, çevre illerden bile gelenler var bu yemek için" dedi.Görüntü Dökümü
------------Eli böğründe malzemeleriMücahit Soğancı'nın yemeği hazırlamasıHazırlanmış eli böğründeMücahit Soğancı ile röp.Yemeğin fırına verilmesiYemeğin fırında pişmesiPişmiş yemekten detayYemeği yiyenlerle röp.Zafer Soğancı'nın et doğramasıZafer Soğancı ile röp.Zafer Soğancı'nın yemeği göstermesiHaber-Kamera: Ömer KOÇ-KAHRAMANMARAŞ-DHA
==============================