Diyanet'ten Hac Müjdesi
Diyanet Başkanı Arpaguş, hacın günahsız hale getirdiğini müjdeledi ve hacı adaylarını uğurladı.
Diyanet İşleri Başkanı Safi Arpaguş, "Peygamberimiz, usul ve adabına riayet edilerek yapılan haccın, kişiyi annesinden doğduğu günkü hale yani günahsız ve tertemiz hale dönüştüreceğini müjdelemektedir. 'Mebrur bir haccın karşılığı ancak cennettir.' buyurmaktadır. Bizler de bu müjdeye muhatap olan kişiler olarak onun gösterdiği, öğrettiği şekilde hac görevimizi ifa edecek ve tekrar yurdumuza döneceğiz." dedi.
Üsküdar Büyük Çamlıca Camisi'nde düzenlenen "Harem'den Harameyne" hacı uğurlama programı, Kur'an-ı Kerim tilaveti ve Ayasofya Hafızlar Topluluğu tarafından okunan ilahilerle başladı.
Burada konuşan Arpaguş, yıllarca özlemini duydukları kutlu anın nihayet geldiğini, aile, dost ve akrabaları geride bırakıp Allah'ın davetine icabet ederek hac vazifelerini yerine getirmek için Beytullah'a doğru yola çıkacaklarını söyledi.
Arpaguş, Allah aşkıyla ve Hz. Muhammed'in muhabbetiyle dolu olan kalplerinde büyük bir vuslatın, kavuşmanın ve özlemin sona ermesinin heyecanını yaşadıklarını dile getirerek, "Hayatımızın bu en önemli yolculuğunda İslam'ın doğduğu topraklara ulaşacak, Beytullah'la, Arafat'la, Müzdelife'yle, Mina'yla ve Ravza-i Mutahhara'yla buluşacaksınız. Yüce kitabımız Kur'an-ı Kerim'in nazil olduğu, bizlere geldiği topraklarda bulunacak, Peygamber Efendimizin yaşadığı yerleri görecek, kutsal beldelerin manevi havasını ve ilmini teneffüs edeceğiz. Bir mümin için bu, ne büyük bir fırsattır, ne değerli bir ikramdır, ne güzel bir nimettir." ifadelerini kullandı.
Tövbe, dua ve niyazlarını, yeryüzünde bulunabilecekleri en kutlu, en güzel, en mübarek yerde Allah'ın misafirleri olarak Beytullah'ta yapacaklarını belirten Arpaguş, şöyle konuştu:
"Peygamberimiz, usul ve adabına riayet edilerek yapılan haccın, kişiyi annesinden doğduğu günkü hale yani günahsız ve tertemiz hale dönüştüreceğini müjdelemektedir. 'Mebrur bir haccın karşılığı ancak cennettir.' buyurmaktadır. Bizler de bu müjdeye muhatap olan kişiler olarak onun gösterdiği, öğrettiği şekilde hac görevimizi ifa edecek ve tekrar yurdumuza döneceğiz. Elbette her birimiz bugüne kadar pek çok kez yolculuk yaptık, seyahat ettik ancak Allah'ın davetine icabet etmek suretiyle çıkacağımız bu yolculuk, sıradan bir yolculuk, seyahat değildir. Bu yolculuk, ilahi çağrıya gönül verip 'Lebbeyk Allahümme lebbeyk' diyerek benzeri olmayan bir muhabbet ve aşkla, bir duygu seliyle mukaddes mekanlara yapılan bir yolculuktur."
Arpaguş, hac yolculuğunun müminin kendi kalbine doğru, etkisinin bütün bir ömre yayılan, insanın kendisiyle, kalbiyle, nefsiyle ve geride bıraktığı anılarıyla yüzleştiren kutlu bir yolculuk olduğunu ifade etti.
"İbadet şuuruyla ve huzuruyla oradaki günlerimizi geçirmeliyiz"
Bu yolculuğun dünyevi heva ve hevesleri bir kenara bırakıp aklı ve ruhu karartan ne varsa hepsinden yüz çevirerek Allah'a sığınma yolculuğu olduğunu belirten Arpaguş, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Dünya, bir handır ve hiç kimse bu fani alemde baki ve ebedi olarak kalıcı değildir. İnsan, bu alemde bir yolcu. Bu yolculukta bizlere düşen, bizlere eşlik edecek yol arkadaşlarını iyi belirlemektir. Bu yolculuktaki en hayırlı azık yol arkadaşlığı, kuşanacağımız takva bilincidir. Takva, bir müminin en güzel, en samimi, en has ve halis yol arkadaşıdır. Onun için bu yolculuğa çıkarken azığımız takva olsun. Çıktığımız bu kutlu yolda Allah'a karşı sorumluluklarımızı düşünerek hareket etmeliyiz. O'nun emirlerine uyup yasaklarından kaçınmayı, günahlardan sakınıp O'nun rızasını kazanmaya çalışmayı temel düstur edinmeliyiz. Bu yolculukta zaman zaman birtakım problemlerle, aksaklıklarla ve rahatsız edici durumlarla karşılaşabilmemiz mümkün. Böyle durumlarda peygamber ahlakını kuşanmamız, sabır ile haccın adap ve erkanına uygun davranmamız gerektiğini asla unutmamalıyız."
Arpaguş, kutsal beldede dil, renk, ırk ve makam, mevki farklılıklarının ortadan kalktığını, güçlü kardeşlik, birliktelik şuurunun oluştuğunun görüleceğini dile getirerek, dünyanın dört bir köşesinden, her milletten milyonlarca kişinin, aynı amaç, inanç ve duygularla bir araya geldiğine hep birlikte şahit olacaklarını söyledi.
İslam kardeşliğini zedeleyecek olumsuz söz, tavır ve davranışlardan uzak durulması gerektiğine dikkati çeken Arpaguş, "Kimseyle münakaşa etmemeliyiz. Kimseye karşı kırıcı söz ve davranışlarda asla bulunmamalıyız. Dünyalık namına ne varsa geride bırakmak suretiyle çıktığımız bu kutlu yolculukta elimize, dilimize, kalbimize hakim ve sahip olmalıyız. Asla gaflete düşmemeli, gafil olmamalıyız. Her anı, her demi, her günü, her saati o bilinçle yaşamalı, ibadet şuuruyla ve huzuruyla oradaki günlerimizi geçirmeliyiz." ifadelerini kullandı.
Arpaguş, kadim bir geleneği yeniden yad ve ihya ettiklerini dile getirerek, "Ecdadımız, hac ibadetine ayrı bir önem vermiş, hac yolculuğu sebebiyle İstanbul'dan hacca giden kafileler için özel merasimler düzenlemiştir. 'Surre alayı' denilen bu merasimlerle hac kafileleri, 'Harem'den Harameyn'e' kutsal topraklara dualarla, tekbirlerle uğurlanmıştır. Kafileler, Mekke ve Medine halkının ihtiyaçlarını karşılamak üzere çeşitli hediyelerle, ikramlarla yola koyulmuştur. Ecdadımızın Haremeyn'e olan sevgi ve muhabbetini gösteren bu gelenek, asırlar boyunca coşkulu merasimlerle devam etmiştir. Hac yolculuğumuz mübarek olsun." şeklinde konuştu.
"84 bin 942 hacı adayımız, kutsal topraklara intikal edecek"
Diyanet İşleri Başkanlığı Hac ve Umre Hizmetleri Genel Müdürü Hüseyin Demirhan, hacca gidenlerin sıradan bir yolculuğa çıkmadıklarını, Kabe'nin gölgesine, Arafat'ın mahşeri iklimine ve Mina'nın teslimiyetine doğru yola çıktıklarını ifade etti.
Demirhan, hac yolculuğunun sabır, fedakarlık ve tahammül istediğini belirterek, "2026 yılı hac organizasyonu kapsamında hacı adaylarımızın ibadetlerini en güzel şekilde yerine getirebilmeleri için tüm hazırlıklarımızı titizlikle tamamladık. Ulaşım, konaklama, sağlık ve rehberlik hizmetleri, en ince ayrıntısına kadar düşünülmüş ve hazırlıklar tamamlanmıştır. 18 Nisan'dan başlayarak 21 Mayıs'a kadar 84 bin 942 hacı adayımız, kutsal topraklara intikal edecek. Bayramdan sonra 19 Mayıs'ta son kafilelerin yurda dönmesiyle 2026 yılı hac organizasyonu tamamlanacaktır." diye konuştu.
İstanbul Valisi Davut Gül, hacıların uğurlanmasının önemli bir gelenek olduğunu ve her yıl yapıldığını vurgulayarak, bu sene de geçmişten bugüne olduğu gibi hacıların kutsal topraklara yolcu edilmesi için bir araya geldiklerini söyledi.
Konuşmaların ardından İstanbul Müftüsü Emrullah Tuncel'in okuduğu dua sonrasında hacı adayları, kafileler şeklinde havalimanına gitmek üzere uğurlandı.