Diyarbakır - Kandil´Den Gelenlere 20, Mahmur´Dan Gelenlere 1
'asıl Amaçları Öcalan'ın Muhatap Alınmasını Sağlamaktı'
'ASIL AMAÇLARI ÖCALAN'IN MUHATAP ALINMASINI SAĞLAMAKTI'
Terör örgütü PKK elebaşı Abdullah Öcalan'ın çağrısı üzerine Kandil ve Mahmur Kampı'ndan gelen 4 çocuk dışındaki PKK'lılara ayrı ayrı dava açıldı. Kandil'den gelenlere 20, Mahmur'dan gelenlere 15 yıla varan hapis cezaları istendi. Hazırlanan iddianamelerde, Kandil ve Muhmur'dan gelenlerin asıl amacının Abdullah Öcalan'ın muhatap alınması sağlamaya dönük bir çalışma içinde oldukları belirtilerek, "Görünürde yürütülen demokratik açılım sürecine katkı sunmak" ve "uzlaşmacı taraf olduğunu göstermeye çalışmak" ve "sözde tıkanma senaryoları" ifadelerine yer verildi.
PKK elebaşı Abdullah Öcalan'ın çağrısı üzerine Kandil Dağı'ndan 8, Mahmur Kampı'ndan 4'ü çocuk olmak üzere toplam 34 PKK'lı 19 Ekim 2009 günü Habur Sınır Kapısı'ndan Türkiye'ye giriş yaptı. Diyarbakır Cumhuriyet Başsbavcılığı, Kandil ve Mahmur'dan gelişlerdeki karşılama törenleri, Türkiye'de katıldıkları etkinliklerde yaptıkları konuşmalar nedeniyle, 30 PKK'lı hakkında ayrı ayrı iddianame düzenleyip, ayrı ayrı dava açtı. Kandil Dağı'ndan gelen 8 PKK'lıya, 'Terör örgüt üyesi olmak', 'terör örgütü propagandası yapmak' suçlamasıyla 20'şer yıla, Mahmur'dan 22 kişi için ise 'Terör örgütü üyesi olmamak ile birlikte örgüt adına suç işlemek', 'Terör örgütünün propagandasını yapmak' gerekçesiyle 15'er yıl kadar hapis istemiyle dava açıldı. Hazırlanan iddianamelerle birlikte ilk kez Öcalan'ın çağrısı üzerine Türkiye'ye gelen ve gelişlerinde yaşanan görüntüler tartışma konusu olan 30 PKK'lının tümüne dava açılmış oldu.
'SÖZDE BARIŞ GRUPLARI'
Kandil ve Mahmur Kampı'ndan gelenler için 'Sözde barış grubu' ifadesi kullanılan iddianamelerde, Habur Sınır Kapısı'nda ve Diyarbakır'da gerçekleştirilen havai fişekli karşılama görüntülerine de yer verilerek, "Girişleri sırasında örgütün müzahir tabanı ve sempatizanları tarafından sahiplenilip kitlesel törenlerle karşılanması yönündeki çağrılar doğrultusunda gerek Silopi, gerekse Diyarbakır'da düzenlenen karşılama törenlerinde, terör örgütünü temsil eden bez parçaları ve örgüt elebaşı Öcalan'ın posterlerini açan binlerce insanın toplanması ve gerçekleştirilen etkinliğe katılımı sağlamak suretiyle adeta bir gövde gösterisine dönüştürülmüştür" denildi.
SEMPATİZANLARI BASKI ALTINDA TUTMAYA ÇALIŞTILAR
İddianamelerde, Abdullah Öcalan ve PKK elebaşları Duran Kalkan ile Murat Karayılan'ın grupların gelişine ilişkin yaptığı açıklamalar, Kandil grubu sözcüsü Mehmet Şerif Gendal'ın, Türkiye'ye giriş yaptıktan sonra Roj Tv'ye yaptığı açıklamalarına da yer verildi. Terör örgütünün grupları Türkiye'ye göndermekteki asıl amacının ise iddianamede şöyle yorumlandı:
"Görünürde yürütülen demokratik açılım sürecine katkı sunmak ve uzlaşmacı taraf olduğunu göstermeye çalışıp asıl amaçlarının yasadışı PKK terör örgütünün ve örgüt elebaşısı Abdullah Öcalan'ın sorunun çözümünde muhatap alınmasını sağlayarak, örgütün müzahir tabanı ve sempatizanları üzerinde ki baskı ve kontrolünü sağlayıp belirleyici olmak amaçlanmıştır."
HABUR'DAN SONRADA DURMADILAR
PKK'lıların Habur'dan serbest bırakıldıktan sonra da, terör örgütünün propagandasını ve Öcalan'ın muhataplığını sürekli gündemde tutmaya çalıştıkları kaydedilen iddianamede, "Katıldıkları etkinliklerde sözde barış grubu adına seçtikleri temsilcilerinin örgütün müzahir tabanı ve sempatizanlarına yönelik açıklamalarında, 'etkin pişmanlıktan yararlanmak için değil, başkanımız önderlerin önderi, önder Apo çağrı yaptı dedi. Barış grubu gelsin biz Apo'nun çağrısı üzerine 9 Ekim'de Kürt halk önderimiz başkan Abdullah Öcalan'ın bizlere çağrısı oldu. Önderimizin çağrısı ile geldik' şekilinde ki açıklamalarıyla geliş nedenlerini açıkça ifade etmişlerdir"
İddianamede ayrıca, terör örgütünün, demokratik açılım sürecinde sözde 'tıkanma senaryoları' üretip, bu doğrultuda sözde barış grupları gönderdiğine yer verildi.