Diyarbakırlılar'ın Yüzde 62'si Kürtajın Yasaklanmasını İstiyor

Son Güncelleme:

Dicle Üniversitesi Sosyal Araştırmalar Merkezi'nin (DÜSAMER), Diyarbakır merkez ve ilçelerinde kürta ile ilgili yaptığı bir anket sonucuna göre, halkın yüzde 62.5'inin kürtajın yasaklanmasını isterken, yüzde 28.9'unun ise kürtajın...

Dicle Üniversitesi Sosyal Araştırmalar Merkezi'nin (DÜSAMER), Diyarbakır merkez ve ilçelerinde kürta ile ilgili yaptığı bir anket sonucuna göre, halkın yüzde 62.5'inin kürtajın yasaklanmasını isterken, yüzde 28.9'unun ise kürtajın yasakalanmamasını istedi. Anket sonucuna göre, siyasi parti seçmenlerinin kürtaja bakış açısını da ortaya koydu. Buna göre, ankete katılan BDP'li seçmenlerin yüzde 56'sı, AK Parti seçmeninin ise yüzde 76.6'sı ve CHP'li seçmenin ise yüzde 52.6'sının kürtajın yasaklanması taraftarı olduğu ortaya çıktı.


DÜSAMER'in Diyarbakır ve ilçelerinde yaşayan 536'sı kadın, 478'i erkek olmak üzere bin 14 kişi arasında kürtaja ilişkin anket çalışması yapıldı. Bugün Dicle Üniversitesi Rektörlük binasında bir basın toplantısı düzenleyen Dicle Üniversitesi Genel Sekreteri Prof. Dr. Sabri Eyigün, anket sonuçlarını kamuoyuna açıkladı.


TECAVÜZ, KÜRTAJIN İLK NEDENİ


Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın kürtjla ilgili açıklamasından sonra anket çalışmasına başladıklarını belirten Prof. Dr. Eyigün, ankete katılanların yüzde 62,5'inin kürtajın yasaklanmasını isterkerken, yüzde 28,9'unun ise yasaklanmaması taraftarı olduğunu söyledi. Prof. Dr. Eyigün, ankete katılanların yüzde 63'ünün kürtajı, 'Bebeğin Yaşam Hakkı' olarak değerlendirdiğini belirterek, Kürtaja karşı olan bölge insanının büyük bir kısmı, görüşlerini dini inançlarına dayandırıyor. Tecavüz durumu, kürtaj yaptırmanın öncelikli nedenleri arasında ilk sırada yer almaktadır. Eğitim seviyesi yükseldikçe kürtaja bakışta bir değişimin söz konusu olduğu görülmektedir. Katılımcıların yüzde 13,2'si tecavüz sonucu dünyaya gelen bir bebeğin 'masum olmadığını' düşünüyor. Üniversite mezunlarının yüzde 25'1 gibi azımsanmayacak bir kısmı tecavüze uğrayan bir kadının 'kirlenmiş bir kadın' olarak görüyor. Kadınlar erkelere oranla kürtajın yapılmasına daha çok taraftardır. Bu bulguları sosyolojik olarak, bölge insanının töre ve namus algısı konusunda sahip olduğu yüksek hassasiyetten dolayı, tecavüz durumuna bağlı olarak bir çocuğun dünyaya gelmesini çok büyük oranda kabul etmeyeceği şeklinde değerlendirebiliriz. Bölgede tecavüz sonrası hamileliği devam ettirmek sosyolojik olarak imkansız görünmektedir dedi.!

Yapılan anket çalışması sırasında, kürtajı istemeyen kişilerin siyasi görüşlerinin sorulduğu, buna göre; BDP seçmenin yüzde 56'sı, AK Parti'nin seçmenin yüzde 76,6'sının ve CHP'li seçmenin de yüzde 52.6'sının kürtajın yasaklanmasını istediği görüldü.


BÖLGEDE KÜRTAJ ORANI YÜKSEK


Katılımcıların yaklaşık 4'te 3'ünün temelde kürtaja karşı olduğunu, ancak bölgede kürtaj oranın yüksek olduğunu belirten Prof. Dr Sabri Eyigün, Katılımcılar arsında kürtaj yaptırmaya karşı çok belirgin bir tutumun varlığı açıkça gözlenmektedir. Bulgulara göre katılımcıların 4'te 3'ü gibi büyük bir çoğunluğu henüz dünyaya gelmemiş bir çocuğun hayatına kürtajla son vermenin doğru olmadığı görüşünü belirtmişlerdir. Ancak kürtajın yasaklanmasına taraftar mısınız sorusuna yüzde 62,5, gibi bir oran 'evet' yanıdını verdi. Bu sonuç, bir kısım insanların temelde, dini ve geleneklere bağlılık açısından kürtaja karşı olmalarına rağmen, çeşitli nedenlerle bütünüyle yasaklanması konusunda da çekinceleri olduğu şeklinde yorumlanabilir dedi.


DİN, KÜRTAJA KARŞI OLMANIN EN BÜYÜK GEREKÇESİ


Dini hassasiyetin kürtaja karşı olmanın en büyük gerekçesi olduğunu ifade eden Eyigün, Ankete katılanlar arasında en önemli farklılaşmanın inanç ve geleneklere bağlılık düzeyine göre ortaya çıktığı görülmektedir. Çünkü kürtaja karşı olan bölge insanının büyük bir kısmı görüşlerini dini inançlarına dayandırıyor. Kürtaja karşı olanların en büyük gerekçesinin birinci sırasında yüzde 50,9'la dini hassasiyet, ikinci sırada ise yüzde 35,8 ile insan hakları gelmektedir. Dindarlık düzeyi arttıkça, kürtaja karşı olan tutum da artmaktadır. Bir çocuğun hayatına kürtajla son vermek doğru mu sorusuna kendisini çok dindar görenlerin yüzde 82,3? ü hayır, yüzde 11,7'si ise evet yanıtını verdi dedi.


KADINLAR, ERKEKLERE ORANLA DAHA FAZLA KÜRTAJ TARAFTARI


Kadınların erkelerden daha fazla kürtajın yapılması taraftarI olduğunu anlatan Dicle Üniversitesi Genel Sekreter Eyigün, şöyle konuştu


Kürtajın yasaklanmasına kadınların yüzde 59,3'ü destek verirken, erkeklerin yüzde 66,1'i destek vermektedir. Kürtajı, 'Kadının tercih hakkı' olarak gören kadınların oranı yüzde 39,2, erkelerin ise yüzde 34,1'dir. Tecavüz durumu gibi, bölge insanının hassas olduğu bir durumda bile kürtajın yapılıp yapılamaması konusunda da cinsler arasında farklı görüşler olduğu saptanmıştır. Kadınlar, kürtajın yapılma gerekçeleri içinde tecavüz durumunu erkeklere oranla daha çok önemsemektedirler. Tecavüz durumu kadınlarda anne sağlığından sonra yüzde 18,8'lik gibi bir oranla ikinci sırada yer alırken, erkeklerde bu oran yüzde 12,6'dır. Bunun nedeni tecavüz durumunda kadının erkekten daha çok etkilendiği gerçeği olduğu söylenebilir.

Kaynak: DHA