DP Genel Başkanı Uysal Gürsel ve Evren'in Cumhurbaşkanı Unvanları Geri Alınsın

Son Güncelleme:

Demokrat Parti (DP) Genel Başkanı Gültekin Uysal, darbe liderlerinin hayatta olmasalar bile her türlü makam ve unvanlarının geri alınmasının şart olduğunu savunarak, Bu çerçevede başta Cemal Gürsel'in, Kenan Evren'in, Cumhurbaşkanı sıfatları yok...

Demokrat Parti (DP) Genel Başkanı Gültekin Uysal, darbe liderlerinin hayatta olmasalar bile her türlü makam ve unvanlarının geri alınmasının şart olduğunu savunarak, Bu çerçevede başta Cemal Gürsel'in, Kenan Evren'in, Cumhurbaşkanı sıfatları yok hükmünde kabul edilip kendileri Türkiye Cumhuriyeti Devleti cumhurbaşkanları sıralamasından çıkarılmalıdır dedi.Ankara'dan Eskişehir'e gelen DP Genel Başkanı Gültekin Uysal, kentin girişinde partililer tarafından karşılandı. Kesilen kurbanın kanı alnına sürülen Uysal, partililerin oluşturduğu konvoyla Sakarya Caddesi'ndeki DP İl binasına geldi. Gültekin Uysal burada düzenlenen basın toplantısında konuşma yaptı. 27 Mayıs 1960 darbesinin 52'inci yıldönümü olduğunu belirten Uysal konuşmasını şöyle sürdürdü


Bugün Türk Demokrasisi bakımından hiç de iyi hatırlanmayacak tarih boyunca milli bir teessürün hepimizin içini yakan, kederlendiren, bir yanlışlıklar, hatalar menzumesinin 52'nci yıldönümüdür. Burada bugün Eskişehir'de sizlerle birlikte olmamız bir tesadüf değildir. Çünkü hatırlayacağınız üzere demokrasi tarihimiz açısından hep üzüntü ile hatırlayacağımız, o talihsiz günde, bu ülkenin ve milletin sevgili evladı, şehit başbakan Adnan Menderes, burada Eskişehirli hemşerilerinizle birlikteydi. Biz de bugün de merhum Menderes'in, Zorlu'nun, Polatkan'ın ve Yassıada zulmünden pay almış tüm dava büyüklerimizin, aziz hatıralarını yad etmek ve bugüne dahil duygu ve düşüncelerimizi paylaşmak için Eskişehirli dava arkadaşlarımızla, kardeşlerimizle birlikte olmayı arzu ettik. Türk siyasi hayatında ilk kez serbest seçimle işbaşına gelmiş 10 yıl boyunca her girdiği seçimde millet iradesiyle yeniden yeniden onay görmüş, yetki almış ve bu iradeye dayalı hizmet vermekte olan DP iktidarına karşı Türk Silahlı Kuvvetleri içinde yuvalanan bir cuntanın müdahalesiyle demokrasimiz yaralanmış malul hale gelmiştir. Ne yazık ki ordumuzun içine atılan bu kötü tohum daha sonraki yıllarda yine yeşermiş bizi çeşitli müdahale ve darbelerle yüz yüze bırakmıştır. Kuşkusuz ki darbeci ve müdahaleci bir zihniyet sadece Türk siyasi hayatına demokrasisine değil aynı zamanda kahraman silahlı kuvvetlerimize de büyük zararlar vermiştir.

TELKİNE DEĞİL, TATMİNE YÖNELİK OLMALI


DP'nin darbelerin birince ve asli mağduru durumunda olduğunu söyleyen Gültekin Uysal, DP olarak darbe ve müdahale zihniyetine karşı atılacak her türlü adıma destek vermek elbette ki bizim en doğal tavrımızdır. Bununla birlikte sadece bizim değil tüm siyasi kurumların meseleye bizimle aynı hassasiyetle çıkması hem insani, hem ahlaki, hem de vicdani bir sorumluluktur. Ancak artık bir gerçeğin de çok iyi bilinmesi gerekmektedir. Türkiye'de darbe ve müdahalelerle yönelik müdahale girişimleri ne yazık ki durumu kurtarmaya, kamu vicdanını belli ölçüde teskine yönelik olmaktan öte gitmemektedir. Oysaki başta siyasi partilerimiz ve parlamento olmak üzere siyaset kurumunun da yürütmenin de yargının da basının da kamu vicdanının teskine değil tatminine yönelik aynı zamanda bu nevi girişimlerin ebediyen men ile önlenmesine yönelik görevleri bulunmaktadır diye konuştu.


UNVANLAR GERİ ALINSIN, RÜTBELERİNDEN ARINDIRILSIN


Her türlü darbe ve müdahale iklimini kurutmak bakımından kararlı bir sivil duruş sergilemek için DP olarak birkaç önemli öneri belirten Gültekin Uysal, başta Cemal Gürsel ve Kenan Evren olmak üzere darbecilerin unvanlarının geri alınmasını istedi. Uysal şunları kaydetti


Darbeler geniş kitlelerde derin ızdıraplar, elemler, telafisi kabul olmayan mağduriyetler yaratırken darbenin faili cunta mensupları için akılların almayacağı kendi hayal dünyalarını bile aşan imkan ve ortamlar yaratmıştır. Bu cuntacıların, darbecilerin millete karşı gerçekleştirdikleri eylem ve işlemleri ile sahip oldukları maddi ve manevi zenginlikleri hiçbir şekilde hak etmedikleri, kendilerine yakıştırdıkları her türlü unvan ve sıfatı ve bunların maddi ve manevi getirilerini gasp ettikleri açıktır. Bu bakımdan darbeler ve müdahaleler neticesinde darbe liderlerinin kendilerini yerleştirdikleri her türlü kamusal makam ve unvanının hayatta olmasalar bile geri alınması şarttır. Bu çerçevede başta Cemal Gürsel'in, Kenan Evren'in, Cumhurbaşkanı sıfatları yok hükmünde kabul edilip kendileri Türkiye Cumhuriyeti Devleti cumhurbaşkanları sıralamasından çıkarılmalıdır. Devlet tarihimiz için de hiçbir şekilde bu sıfatlarla anılmamalıdır. Tarih kitaplarında Cumhurbaşkanı sıfatıyla zikredilmemeli ve okullardan çocuklarımıza bunlar eski cumhurbaşkanları sıfatıyla taktip edilmemelidir. Gasp ettikleri bu yüce makamdan kaynaklanan her türlü maddi ve manevi haklar ellerinden alınmalıdır. Keza kendileriyle birlikte darbeye ortak olan Milli Birlik Komitesi'nde, ve Milli Güvenlik Konseyi'nde yer alan kişilere verilen sivil unvanlar yok hükmün sayılmalı. Bu unvanlardan hareketle işletilen özülük hakları geri alınmalıdır. Bu isimlerin tamamı hayatta olup olmadıklarına bakılmaksızın, milli gurumuz olan Türk Silahlı Kuvvetleri mensubiyetlerini kullanarak işlemiş oldukları bu suçlardan ötürü askerlik hayatlarında elde ettikleri her türlü rütbeden arındırılıp askerlik mesleğinden çıkarılmalıdır. Ancak bütün bunlar yapılırken Türk Silahlı Kuvvetleri'nin manevyatını bozmayı hedefleyen ama bu düşüncelerini bir takım haklı argümanların arkasına siper eden çarpık düşüncelere de asla itibar edilmemelidir. Bizler DP'nin geçmişten günümüze bu ülkenin sivil siyasetinin yön vericileri olarak gelmiş mensupları olarak ta asla hiçbir olaya karşı rövanşist duygularla, kin ve intikam maksadıyla yaklaşmadık ve yaklaşmayız.

Kaynak: DHA