DSP'nin Kuruluşunun 29. Yıl Dönümü
DSP Genel Başkanı Türker: "DSP Ecevit’in partisi olmaktan çıktı' diyorlar.
Demokratik Sol Parti (DSP) Genel Başkanı Masum Türker, kendilerini Ecevit'in partisi olmaktan çıkmakla suçlayanların başka partilerde yer aldığını belirterek, "Kimisi şimdi cemaat partilerinde yönetici, kimisi başka partilerde arayış içindeler, kimisi de partinin itibarsızlaşıp kapanması için sosyal medyayı kullanarak ne lazısa yapıyor" dedi.
Türker, partisinin İstanbul İl Başkanlığı'nın Şişli Belediyesi Kent Kültür Merkezi'nde düzenlediği 29. kuruluş yılı kutlama töreninde yaptığı konuşmada, "Bizi itibarsızlaştırmak için 'DSP Ecevit'in partisi olmaktan çıktı' diyorlar. Çıktı diyenler şimdi nerede?" diye sordu.
Partilerini eleştirenler için "Kimisi şimdi cemaat partilerinde yönetici, kimisi başka partilerde arayış içindeler, kimisi de partinin itibarsızlaşıp kapanması için sosyal medyayı kullanarak ne lazımsa yapıyor" diyen Türker, DSP'nin kurulduğu günden bu yana kendisine yöneltilen tüm eleştirilere karşın önce Meclise girdiğini, sonra solda birinci parti olduğunu, sonunda da iktidara gelmeyi başardığı hatırlattı.
DSP'nin yönetimi babadan oğula geçen bir parti olmadığını, halkın bir araya gelmesiyle kurulduğunu belirten Türker, "Ben gerçek demokratik solcu arkadaşların duruşlarını, inançlarını bildiğim için diyorum ki biz ne yapıp yapı DSP'yi sivil bir darbeyle iktidardan indirenlerin kafasına balyoz gibi inmek için DSP'nin iktidar yürüyüşünde hızla götürmek zorundayız" diye konuştu.
"Atatürkçi düşüncenin ilkeleri DSP'ni değiştirilemez, vazgeçilemez ilkeleridir" ifadesini kullanan Türker, "Türkiye'nin ihtiyaç duyduğu en büyük şey adalet ve eşitliktir. DSP iktidarında herkes yeteneğine göre işe girmiştir, adil muameleyle eşit bir şekilde ihaleye girmiştir. Bugün hakimlerimiz eşit olaylara eşit oranda adalet dağıtma yeteneğini baskı altında kaldıkları için kullanamıyor" görüşünü dile getirdi.
Suriye
Hükümetin ABD'yle Suriye konusunda yürüttüğü son temasları eleştiren Türker, "DSP ne dün kol kola girdiği Esad'ı ertesi gün Esed yapar, ne de tekrar Esad'a dönüş için ABD ya da bir başka ülkenin isteklerini kendisini ram etmez" dedi.
Türkiye Cumhuriyeti'nin adının 2023 yılında değiştirilmesinin hedeflendiğini öne süren Masum Türker, "2023'teki o cumhuriyetin adını gündeme getirdikleri gün inanıyorum ki hepiniz cesedinizi çiğnetmedikçe izin vermeyeceksiniz. Onların yapmak istedikleri şey Türkiye İslam Cumhuriyeti'dir. Asla bunu kurdurtmayacağız" diye konuştu.
Cumhurbaşkanlığı sarayı
Yeni Cumhurbaşkanlığı sarayını da eleştiren Türker, "Bizim için Çankaya Köşkü hanedanlık kurmamak için çocuk sahibi olmaktan kaçınan, bizim için kendini feda eden, Türkiye'da tam halkçı demokrasinin kurulmasını isteyen Mustafa Kemal Atartürk'ün kendi varlığından parçalar kopararak Türkiye Cumhuriyeti'nin simgesi olarak koyduğu bir yerdir. O köşkün varlığını ilelebet sürdüreceğiz. Ama bu yapılan sarayı ne yapacağız? Sarayı hiç kimseye vermeyeceğiz. Bu sarayı ülkeyi değiştirmek isteyenlerin yüzsüzlüklerini işareti olarak göstereceğiz" diye konuştu.
Bedelli askerlik tartışmalarına da değinen Masum Türker, Türkiye'nin savaş halinde olduğunu savunarak, "Gündeme neyi getiriyorlar? Bedelli askerliği. Niye getiriyorlar. Birkaç zengin askere gitmesin. Savaş zamanında askerlik yapılmamasının konuşulduğu bir ülkenin hakimiyeti kalmaz" dedi. - İstanbul