Emniyet Kemeri 111 Yaşında, Ama Hala Takmayıp Ölüyoruz!
Otomobillerde kullanımı 1920'lerin sonunda birkaç Amerikalı doktorun kendi araçlarında kullanımı ile başlıyor.
Bugün emniyet kemerinin dünyada kullanımı 111. yaşında.
Üç noktadan bağlantılı emniyet kemerinin endüstriyel girişi ise 1959'da Avrupalı bir otomobil üreticisinin kullanımı ile gerçekleşiyor. Emniyet kemeri Türkiye'ye ise tam 27 yıl sonra, 1986'da şehirlerarası yollarda, şehir içinde ise 1992'de zorunlu hale getirildi. Ancak, Türkiye'de halen emniyet kemeri takmaktan 'muaf tutulan' sosyo-ekonomik durumu düşük insanlarımız bulunuyor!
TRAFİKTE İSTİSNALAR İNSAN HAKLARINA DA AYKIRI
Pazar günü Uludağ yolunda günübirlik gittikleri piknikten dönen vatandaşların içinde bulunduğu otobüs takla atarak aralarında bebek de olan 4 kişinin ölümü ve 24 kişinin yaralanmasıyla sonuçlanmış, yine geçtiğimiz perşembe günü aynı bölgede bir midibüsün takla atması sonucu 1 kişi ölmüş, 14 kişi de yaralanmıştır. Bu en son 2 kazada da görüldüğü gibi midibüs ve otobüsteki yolcuların özellikle emniyet kemeri takmamış olmasından dolayı ölüm ve ağır yaralanmalı vakalar meydana gelmiştir.
Sağlık Enstitüsü Derneği Başkanı Prof. Dr. Elif Dağlı, Trafik kanunumuz sadece belirli sürücüler ve yolcular için emniyet kemeri kullanma şartı getirdiğini belirtti. Prof. Dağlı "DSÖ'nün "istisnasız her yolcu ve sürücü için emniyet kemeri bulundurma ve kullanma" tavsiyesi ile uyumlu değildir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 78. Maddesi (b) bendi'nde yer aldığı şekli ile "Şehirlerarası otobüslerde (sınıf III) arka koltuklar hariç olmak üzere, sürücüsü dahil en ön ve önünde boşluk olan arka koltuklarda, önünde boşluk olan kapı önü koltuklarında; iki katlı şehirlerarası otobüslerde merdiven önü, en ön ve önünde boşluk olan en arka koltuklarda, masa etrafında buluna koltuklardan aracın gidiş yönüne doğru olanlarda oturan yolcular için emniyet kemeri, bulundurulması ve kullanılması mecburidir" yazılıdır ve bu maddede yer aldığı üzere aynı araç içindeki yolcular için oluşturulan bu 'istisnalar', can güvenliği ve insan hakları açısından da kabul göremez niteliğindedir" dedi.