Erdoğan-Merkel Ortak Basın Toplantısı

Son Güncelleme:

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, BDP heyetinin İmralı'daki görüşmenin ardından bazı açıklamalar yaptıklarını belirterek, "Arkadaşlarımla değerlendirmesini yapacağız."

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, BDP heyetinin

İmralı'daki görüşmenin ardından bazı açıklamalar yaptıklarını belirterek,

"Arkadaşlarımla değerlendirmesini yapacağız. Bu açıklamayı yaptıktan sonra bizim

yol haritamızla ilgili ne yapacağımızı, ne edeceğimizi sizlerle paylaşacağız"

dedi.


Başbakan Erdoğan, Türkiye'ye resmi ziyarette bulunan Almanya Başbakanı

Angela Merkel ile görüşmelerinin ardından düzenlenen basın toplantısında

gazetecilerin sorularını yanıtladı.


Alman bir gazetecinin "Özellikle Kıbrıs'taki seçimlerden sonra Türkiye'nin

artık Ankara Protokolü'nü imzalaması beklentisi var. Bunu yapmaya hazır

mısınız?" sorusu üzerine Başbakan Erdoğan, "Bu konuyla ilgili olarak net bir

şeyi vurgulamam lazım, Güney Kıbrıs'ta yapılan seçim bir Kıbrıs seçimi değildir,

Güney Kıbrıs seçimidir. Bunu bir defa birbirinden ayırmamız lazım" diye konuştu.


Başbakan Erdoğan, şunları kaydetti:


"Aynı şekilde Kuzey Kıbrıs'ta da seçimler yapılıyor zaten Sayın

Şansöyle'nin bu konuyla ilgili geçmişte ilginç bir açıklaması vardı. Bu 15 Avrupa

Birliği üyesi ülkeye daha sonra ilave edilen 10 ülke onun ardından iki ülke,

bunların katılımı zaten çok farklı olmuştur. Şimdi ise Hristofyas artık gitti,

Anastasiadis şu anda seçilmiş vaziyette. Tabii onun bu konulara yaklaşımı

Kıbrıs'ta nasıl olacak onu bilemiyorum. Seçim öncesi mesajlarıyla daha sonraki

mesajlar nasıl olacak bilemiyorum. Fakat orada adil, kalıcı çözümden yana bir

yaklaşım görüldüğü takdirde bizler garantör ülke olarak elimizden gelen bütün

desteği verir oradaki sıkıntının giderilmesini sağlamaya çalışırız. Burada tabii

Yunanistan'a da düşen görev var. Yunanistan'ın da bu görevini aynı şekilde yerine

getirmesi gerekir. Burada el birliği, gönül birliği içinde bu çözümü getirelim bu

sıkıntıyı da aşalım diyoruz ve bu noktada Türkiye hükümetinin kararlığını

bilmenizi isterim."


Konunun farklı olduğunu ve Ankara Anlaşması ile bağlanamayacağını belirten

Erdoğan, şunları söyledi:


"AB süreciyle ilgili olan da ise, bizler geriye kabul anlaşmasını

imzalamaya hazırız ancak bir şartımız var, 'Bunları eş zamanlı olarak yapalım'

diyoruz. Eş zamanlı olarak buna hazırız ve Ankara ile ilgili olarak da geri

kabulde öte Ankara Anlaşması'na yönelik, tabii bunun parlamentodan geçmesi de

gerekiyor. Bunu da görmemiz, bilmemiz gerekir. Bunu daha önce de attığımız

adımlarla zaten ispat ettik. Limanların açılması noktasında olsun,

havalimanlarının açılması noktasında olsun, biz bazı uygulamaları da yaptık ve bu

adımları atarken bizim Güney Kıbrıs'a pasaport vermeye varıncaya kadar

açılımlarımız var. Bu adımları da attık ama maalesef biz bunun karşılığını hiçbir

yerden alamadık."


Erdoğan, Türkiye'nin AB'ye kabulüne ilişkin Merkel'e sorulan bir soruya

atıfta bulunarak, "Yine Ankara Protokolü'ne dönüyoruz. Türkiye, AB üyesi

ülkelerin hepsiyle iyi niyet çerçevesinde çok iyi anlaşmalar yapma ve ticaret

hacmini geliştirmenin arzusu içindedir. Kültürel noktada bütün bu birliktelikleri

geliştirmek niyetindedir. Kaldı ki zaten şu anda AB üyesi ülkelerinde 5 milyon

civarında soydaşımız var. Biz zaten AB'ye fiilen girmiş durumundayız, yabancısı

değiliz. İşin hukuki boyutunu da halledelim, çözelim istiyoruz. Bu iş daha

verimli şekilde yürüsün" dedi.


- "Yargı yürütmenin emrinde değil, bağımsız"-


Erdoğan, çözüm sürecine ilişkin soru üzerine ise İmralı'dan dönen BDP

heyetinin bazı açıklamalar yaptığını belirterek, "İlgili arkadaşlarımla

değerlendirmesini yapacağız. Bunu yaptıktan sonra, yol haritamızla ilgili ne

yapacağımızı ne edeceğimizi de inşallah sizlerle paylaşacağız" diye konuştu.


Alman bir gazetecinin "Ülkenizde çok sayıda gazeteci tutuklu, avukatların

da şikayetleri var. AB ile müzakere sürecinin ilerlemesi açısından bu konuda

iyileştirmeler düşünüyor musunuz?" sorusu üzerine Başbakan Erdoğan, şu yanıtını

verdi:


"Türkiye'de aslında tutuklu gazetecilerin sayısı parmak sayısını geçmez.

Bunların tutukluluğunun nedeni de yazıları değildir. Tutukluluklarının nedeni ya

darbeye teşebbüstür veya bu tür teşebbüslerin içerisinde bulunmaktır ya kaçak

silah bulundurmaktır veya terör örgütüyle iltisaklı olarak bir hareketin

içerisinde olmaktır. Bunların genelinin durumu budur ve şu ana kadar yasama,

yürütme yargı erklerinin bizde bağımsız olduğunu düşündüğümüzde, aynen Almanya'da

nasıl yargının vereceği karara uymak, oradan çıkacak karara saygı duymak

zorundaysak, Türkiye'de de yargı yürütmenin emrinde değildir, bağımsızdır ve onun

vereceği karara uymak durumundayız. Ama lütfen bu gazetecilerin de çoğunun

gazeteci olmadığını bilmenizi isterim.


Daha şurada kısa bir süre önce İngiltere'de 6 gazeteci tutuklandı ve 50

kadar gazeteci de İngiltere'de içeride. Bu konuları da acaba aynı şekilde

soruşturuyor musunuz veyahutta onların acaba IRA ile bağlantısı var mı yok mu,

onu da öğrenmenizi özellikle tavsiye ederim."


(Bitti)


Muhabir: Kadir Karakuş-Eda Ünlü Özen-Sarp Özer


Yayıncı: Ertuğrul Cingil - ANKARA

Kaynak: AA