Erdoğan: Terörsüz Türkiye süreci tarım ve hayvancılıkta büyük hasat getirecek

Son Güncelleme:

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Terörsüz Türkiye sürecinin güven ortamıyla tarım ve hayvancılığın canlanacağını, 2026'da 1 trilyon liraya yakın destek sağlanacağını ve çiftçiye yeni kredi imkanları sunulacağını açıkladı.

(ANKARA) - Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Terörsüz Türkiye sürecinin sağladığı güven ortamının pek çok sektöre olumlu tesiri olduğunu belirterek, "Ancak asıl başarıyı inşallah süreç menziline tam vardığında göreceğiz. Terör meselesi tamamen çözüldüğünde, milletimiz en büyük hasadı tarım ve hayvancılık sektörlerinde yapacaktır" dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul'da Haliç Kongre Merkezi'ndeki "Ziraat Bankası 5. Tarım Ekosistemi Buluşması" programına katıldı. Erdoğan burada yaptığı konuşmada, 1863 yılından bu yana Türk tarımının en büyük destekçisi olan Ziraat Bankası'nı tebrik etti.

Büyük medeniyet inşa edenlerin ancak toprağın, rüzgarın, denizin, güneşin, iklimin dilini anlayanlar, o dille uyum içinde bir hayat sürenler olduğunu dile getiren Erdoğan, "Pek çok özelliği yanında bir nimet medeniyeti de olan Türk medeniyetinin varislerinin başında değerli çiftçilerimiz vardır. Soframızdaki ekmeğimizden bulgurumuza, peynirimizden zeytinimize kadar hemen her gıdada çiftçilerimizin emeği ve alın teri bulunuyor. Bunun için her birinize şahsım ve milletim adına ayrı ayrı teşekkür ediyor, Rabb'im çalışmalarınızı daha da bereketlendirsin diyorum" dedi.

"TÜRKİYE İKLİM KRİZİNİN YANSIMALARINA EN FAZLA MARUZ KALAN ÜLKELERDEN BİRİ"

Erdoğan, tabiatın nankörlük etmediğini,kendine nankörlük edeni de affetmediğini belirterek, konuşmasına şöyle devam etti:

"Küresel düzeyde karşılaştığımız iklim krizi ve afetlerin modern insanın toprağa ettiği nankörlük sonucu olduğunu sizler de görüyorsunuz. Yusuf Has Hacib Kutadgu Bilig'de bakınız ne diyor: 'İnsan kirlenirse su ile yıkanır, su kirlenirse ne ile yıkanır?' İnsanlık olarak daha fazla kazanmak, daha fazla tüketmek uğruna suyun, toprağın, havanın kirletilmesinin bedelini çok ağır ödüyoruz."

Tarım alanları ve temiz su yataklarının yerleşime açılmasının, zararlı kimyasallarla ekolojik sistemin bozulmasının ceremesini çekiyoruz. Toprağa ve suya emanet olarak değil, sömürülecek bir meta olarak bakan vahşi kapitalist zihniyet bugün yaşadığımız sorunların baş sorumlusudur. Türkiye hiçbir dahli olmadığı halde iklim krizinin yansımalarına en fazla maruz kalan ülkelerden biridir. Son yıllarda kuraklık yaşadık, orman yangınlarıyla mücadele ettik, sellerle, taşkınlarla, zirai don olaylarıyla karşılaştık. Tarım ile birlikte turizme, ticarete, çevreye de zarar veren afetlerle yüzleştik.

Özellikle geçen yıl bizi oldukça zorlayan bir sene oldu. Zirai dondan etkilenen üreticilerimize toplam 47 milyar lira ödeme yaptık. Hamdolsun, bu yıl yağışlar bakımından bereketli bir sene geçiriyoruz. Barajlarımız, göllerimiz, su kaynaklarımız şükürler olsun doluyor. Nehirlerimiz, derelerimiz tam da özlediğimiz şekilde gürül gürül akıyor. Hasatlar yapıldıkça rekolte açısından çiftçimizin yüzü de gülmeye başladı. Arpada, buğdayda ve inşallah pek çok mahsulde bu yıl rekor bekliyoruz."

Türkiye'de 206 çeşit tarım ürününün yetiştiğini ifade eden Erdoğan, "Bunların birçoğunda kendimize yeter durumdayız" diye konuştu. Erdoğan, Türkiye'nin sebze üretiminde dünyada üçüncü, meyvede dördüncü olunduğunu söyledi. 21 bitkisel ürün mahsulünde ilk üçte olunduğunu kaydeden Erdoğan, tohumda dünyada ilk 10 arasında olunduğunu ve 117 ülkeye tohum ihraç edildiğini dile getirdi. Bugün açıklanan haziran ayı ihracat rakamlarına değindi. Erdoğan, şunları kaydetti:

"61 ORGANİZE TARIM BÖLGESİYLE ÇOK DAHA İYİ YERLERE GELECEĞİZ"

"2026 Haziran ayı ihracatı geçen yılın aynı ayına göre yüzde 21,9 oranında artışla 24 milyar 940 milyon dolara yükseldi. Ocak-Haziran dönemi ihracatımız yüzde 3,6 oranında artarak toplam 136 milyar 59 milyon dolara ulaştı. Tarım ve gıda ürünleri ihracatımız ise yüzde 23,3 oranında artarak 2,8 milyar dolar oldu. İlk altı ayın toplamı da yüzde 3,3 oranında artışla 16,3 milyar dolara çıktı. 2025'i tarım ve gıdada 6,5 milyar dolar dış ticaret fazlasıyla kapatmıştık. Bu yılın ilk 6 ayında 693 milyon dolar fazla verdik. Aynı şekilde Haziran ayı enflasyon oranı yüzde 0,99 geldi."

Hedeflerimize doğru inşallah kararlılıkla yürüyeceğiz. 42 ilimizde açacağımız 61 organize tarım bölgesiyle tarım alanında çok daha iyi yerlere geleceğiz. 15 organize tarım bölgesinde üretime başladık. Bu yıl beş bölgede daha ilk kez üretime geçmeyi planlıyoruz.

Elbette bu rakamlar, bu başarılar tesadüfen elde edilmedi. Sizlerle el ele verdik. Çalıştık, çabaladık ve bu seviyeye ulaştık. Tarımsal destekler konusunda kat kat artışlar yaptık. Arazi toplulaştırma, araştırma merkezleri, yerli tohumculuk, gen bankası gibi alanlarda önemli yatırımlar gerçekleştirdik. Su ve sulama alanında 11 bine yakın eseri halkımızın hizmetine sunduk. Sulanan alan miktarını 7,3 milyon hektara çıkardık. Tabii en önemli desteği Ziraat Bankamız eliyle çiftçimizin finansal olarak desteklenmesi suretiyle gerçekleştirdik."

"1 TRİLYON LİRAYA VARAN BİR RAKAMLA ÜRETİCİMİZİ DESTEKLEYECEĞİZ"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, son 23 yılda tarımsal üretime reel rakamlarla yaklaşık 3 trilyon lira destek verdiklerini kaydetti. Geçen yıl sektöre verilen desteğin toplam 706 milyar lirayı bulduğunu vurgulayan Erdoğan, 2026 için tarıma doğrudan ve dolaylı olarak ayrılan rakamın tam 939 milyar lira olduğunu söyledi. Erdoğan, "Yani 1 trilyon liraya varan devasa bir rakamla üreticimizi destekleyeceğiz. Türkiye çiftçisine sağladığı destekler bakımından OECD ortalamasının yaklaşık iki katı düzeyinde yer alıyor" şeklinde konuştu.

"ÇİFTÇİYLE BÜTÜNLEŞMEK KAFAYA KASKET TAKMAK DEĞİLDİR"

Kendilerinin birileri gibi şov ve istismar yapmadıklarını sadece iş yaptıklarını ifade eden Erdoğan, şöyle konuştu:

"Çiftçiyle bütünleşmek kafaya kasket takmak değildir. Tarıma destek olmak, muhalefetin yaptığı gibi meydanlarda her çiftçiye bedava traktör sözü verip sonra 'Biz onu reklam olsun diye yaptık' demek değildir. Bunların tamamı buram buram riyakarlık kokan, şov kokan hareketlerdir. Bunlar aynı zamanda eski Türkiye'ye ait ucuz siyasi cingözlüklerdir. Dünyada ve Türkiye'de tarımın geldiği seviyeden haberleri bile yok. Kendileri de zihniyetleri de üzerine bindikleri traktör kadar müzelik. Bu müzelik zihniyetin ne ülkeye, ne millete, ne çiftçilerimize hayrı olur."

Ne demiş atalarımız? Darı unundan baklava, incir ağacından oklava olmaz. Eskisiyle yenisiyle ana muhalefetten bu ülkenin tarımına fayda gelmez. Zaten uğraştıkları, didiştikleri konuların basitliğine baktığımızda, bırakın milleti, kendilerine bile hayırlarının olmadığını hepimiz görebiliyoruz."

"SÜRECİ HEDEFİNE ULAŞTIRACAĞIZ"

Erdoğan, kendilerinin gece gündüz demeden Türkiye için, 86 milyon vatandaş için, özellikle gençler için çalıştıklarını söyledi. Sadece tarımda, hayvancılıkta, üretimde değil her alanda Türkiye'yi şaha kaldırmanın, Türkiye Yüzyılı'nı inşa etmenin gayretinde olduklarını vurgulayan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Cumhur İttifakı olarak dayanışma içinde yürüttüğümüz Terörsüz Türkiye süreciyle ülkemize maliyeti 2 trilyon doları aşan terör sorununu çözerek büyük ve güçlü Türkiye'nin kapılarını sonuna kadar açmak istiyoruz. Sürecin nasıl hayırlı bir proje olduğu, günden güne daha net anlaşılıyor. Bakınız, bundan üç gün önce Hakkari'miz anlamlı bir spor müsabakasına ev sahipliği yaptı. 2025-2026 sezonu Büyükler Güreş Süper Lig finalleri Hakkari'nin doğa harikası Cennet-Cehennem Vadisi'nde gerçekleştirildi. 200 sporcumuz Cilo Dağları'nın eteklerinde, yeşilin binbir tonuyla bezeli 3 bin rakımlı yaylada mindere çıktı. Bir zamanlar terörün karanlık gölgesinin düştüğü dağlarımız şimdi sporla, turizmle, birbirinden güzel etkinliklerle yeniden hayat buluyor."

Sürecin sağladığı güven ortamının spordan istihdama, turizmden ticarete hemen her sektöre olumlu tesiri oluyor. Ancak asıl başarıyı inşallah süreç menziline tam vardığında göreceğiz. Terör meselesi tamamen çözüldüğünde, milletimiz en büyük hasadı tarım ve hayvancılık sektörlerinde yapacaktır. Dağlarımız daha bir şenlenecek, ovalarımız daha bir bereketlenecek, yaylalarımız daha bir güzelleşecek, nehirlerimiz daha bir coşkun akacak, tarlalarımızın verimi inşallah daha da artacak. Güvenlik endişesi nedeniyle gerileyen hayvancılık yeniden canlanacak.

Doğu ve Güneydoğu Anadolu'da huzur kök saldıkça, bunun estirdiği bahar havasını inşallah 86 milyonun tamamı, 81 ilimizin her biri hissedecek. Allah'ın izniyle bu hayırlı süreç neticelendiğinde ekonomimiz daha da güçlenecek, üretimimiz daha da artacak, kardeşliğimiz daha da pekişecek. Cumhur İttifakı olarak büyük emek verdiğimiz bu süreci sizlerin de duası ve desteğiyle inşallah başarılı bir şekilde hedefine ulaştıracağız."

ERDOĞAN, DÖRT YENİ UYGULAMAYI AÇIKLADI

Cumhurbaşkanı Erdoğan, tarım sektörünü sevindirecek haberlere değinerek dört yeni uygulamayı açıkladı. Erdoğan şunları söyledi:

"İlk olarak tarım noktasında kadın ve genç çiftçi kredi limitini 3 milyon liradan 5 milyon liraya çıkarıyoruz. Yatırım kredilerinde iki yıl ana para ödemesiz, 10 yıla kadar vadeyle öz kaynak katkısı aramadan ve Kredi Garanti Fonu teminat desteğiyle çok daha güçlü finansman imkanı sunacağız. İkinci haberimiz, atıl durumda bulunan büyükbaş süt ve besi işletmelerini yeniden üretime kazandırıyoruz. Süt hayvancılığı yatırımlarına 60 milyon liraya, besicilik yatırımlarına ise 40 milyon liraya kadar kredi sağlayacağız. İki yıl geri ödemesiz, sekiz yıla varan vadelerle üreticimizin yanında olacağız."

Üçüncü olarak, tarımda yenilenebilir enerji yatırımlarını daha güçlü şekilde destekliyor, çiftçilerimizin kendi elektriğini üretmesini teşvik ediyoruz. Bu kapsamda 15 milyon liraya kadar sekiz yıl vadeli ve yüksek sübvansiyon oranlarıyla kredi imkanı sağlıyoruz. Böylece hem üretim maliyetlerini düşürüyor hem de çevre dostu üretimi destekliyoruz. Son olarak küçükbaş hayvancılıkta kredi limitini 2 milyon liraya, büyükbaş hayvancılıkta ise 3 milyon liraya yükseltiyoruz. Tüm bu müjdelerimizin hayırlı uğurlu olmasını diliyorum."

Kaynak: ANKA