Erdoğan, Türkiye Adalet Akademisi'nde
Cumhurbaşkanı Erdoğan: (3) "Zihnini ve vicdanını birtakım güçlerin emrine vermiş kişiden hakim de olmaz, savcı da olmaz, olamaz" "Vicdanının kapıları hukuka, adalete değil de başka yerlere açılanların yaptıkları zulümdür.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Zihnini ve vicdanını birtakım güçlerin emrine vermiş kişiden hakim de olmaz, savcı da olmaz, olamaz" dedi.
Erdoğan, Türkiye Adalet Akademisini ziyaretinde yaptığı konuşmada, adalet sisteminin asgari şartlarda işlemesi için öncelikle hakimlerin ve savcıların hem zihnen hem vicdanen bağımsız olmaları gerektiğine işaret etti.
"Zihnini ve vicdanını birtakım güçlerin emrine vermiş kişiden hakim de olmaz, savcı da olmaz, olamaz. Bunu böyle bilmemiz lazım" diyen Erdoğan, siyasi görevlerde bulunanların, toplum tarafından sürekli murakabe edilen, yaptığı güzel şeylerin de yanlışların da hesabını veren kişiler olduğunu söyledi.
Erdoğan, adalet sisteminde görev yapanların, lafzi sınırlarının kanunlarca tayin edildiğini, murakabesini ise vicdanlarının yaptığını belirterek, sözlerine şöyle devam etti:
"Vicdanının kapıları hukuka, adalete değil de başka yerlere açılanların yaptıkları zulümdür. Çünkü onlar Mevlana'nın deyimiyle, dikenlere su vermeye başlamışlardır. Büyük Türkiye, yeni Türkiye için adalet sistemimizden başlayarak tüm kurumlarımızı, tüm toplumu, bu kanser hücrelerinden hep beraber temizlememiz gerekiyor. 2023 hedeflerimize, 2053, 2071 vizyonumuzu hayata geçirebilmemiz için ortak idealler etrafında birleşmiş, kenetlenmiş güçlü kurumlara ihtiyacımız var. Diğer sorunlarımız, sıkıntılarımız gibi bu meselenin çözümü de demokrasiden, milli iradeye, milletimizin tercihlerine saygılı olmaktan geçiyor.
Bu konudaysa en büyük desteği, soruşturmalarını hukuk adına yapan savcılarımızın, hükümlerine millet adına veren hakimlerimizin vermesi gerekiyor. Demokrasilerde hukuk eliyle bir vesayet sistemi, özellikle devre dışı kalırken, 'onun yerine bir başkasını ikame etme' diye bir şey asla yoktur. Demokrasilerde her türlü vesayet teşebbüsüne karşı milletin, milli iradenin yanında yer almaktır. Gücünü, meşruiyetini milletten almayan hiçbir grup, hiçbir kesimin bu ülkeye, bu millete hükmetme çabasına izin vermedik, vermeyeceğiz."
-"Siyasetçi siyasetini, hakim ve savcı da kendi işini yapacak"
Türkiye Adalet Akademisinde yetişenlerin, görevlerini bu anlayışla yapacaklarına, sadece anayasa ve yasalara bağlı görevlerini yürüteceklerine inandığını dile getiren Erdoğan, "Siyasetçi siyasetini, hakim ve savcı da kendi işini yapacak. Siyasallaşan her kurum gibi adalet teşkilatı da milletimizin nazarında itibar kaybına mahkum olacaktır. İtibarı olmayan adalet sisteminin gerçek anlamda işlerliğinin kalmayacağı da açıktır. Biz yıllarca siyasetin, siyasetçinin itibarını yükseltmek için var gücümüzle çalıştık, her türlü fedakarlığı yaptık. Sizlerden de adalet teşkilatının özellikle itibarına sahip çıkmanızı istiyorum. Gelin bu mücadeleyi hep birlikte yürütelim, Türkiye'yi aydınlık geleceğe taşıyalım" diye konuştu.
Türkiye'de adalet teşkilatını tüm güçlerin, baskılarından, etkilerinden, tazyiklerinden kurtarma konusunda geçen 12 yılda çok önemli adımlar attıklarını anlatan Erdoğan, bunların en önemlilerinin 2010'da yapılan referandumla getirilen yenilikler olduğunu söyledi. Erdoğan, "Bunların bir bölümü maalesef adalet ve emniyet teşkilatı içindeki bir çete tarafından istismar edilmeye kalkıldı. Derhal bunun önlemlerini aldık, almaya da devam ediyoruz, daha bitmedi" dedi.
-"Yargıda da ülkenin tüm renkleri"
Cumhurbaşkanı olarak yasama, yürütme ve yargı erkleri arasındaki ilişkinin ahengini, işlerliğini sağlamakla da yükümlü olduğunu anımsatan Erdoğan, şunları kaydetti:
"Yaşadığımız son hadiseler, yasama ve yürütmede olduğu gibi yargının da ülkenin tüm renklerini, tüm farklılıklarını yansıtan bir yapıya kavuşması gerektiğini ortaya koydu. Son dönemde hayata geçirilen uygulamalarda, bundan sonra da bu zenginliğin korunması, geliştirilmesi için çalışacağımı özellikle belirtmek istiyorum. Aynı şekilde yargı mensuplarının özlük hakları ve çalışma şartları başta olmak üzere görevlerini huzur, güven içinde yapabilmelerini sağlayacak düzenlemelerin de en başta gelen teşvikçisi, destekçisi olduk ve olacağız."
-12 yılda 189 adalet sarayı
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 12 yıl önce Türkiye'de "adalet sarayı" diye bir kavram bulunmadığını, Anadolu'nun bazı yerlerinde adeta "merdiven altı adalet dağıtma" gayretlerinin olduğunu ifade etti. Bu tablonun Türkiye'ye yakışmadığını, bu nedenle fiziki mekanlardaki sorunların çözülmesi için çalıştıklarını anlatan Erdoğan, 12 yılda inşa edilen 189 adalet sarayı ile hakim, savcı ve yardımcı personel sayısındaki artışlarla önemli ilerlemeler sağlandığını söyledi.
Türkiye Adalet Akademisine yakışır bir konferans salonu bulunmadığını dile getiren Erdoğan, "Bizim yemekhanede konuşmamız doğru değil. Süratle buraya yakışır bir konferans salonu yapmak lazım. Bunun da en az bin kişilik olması lazım" dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, adalet teşkilatı çalışanlarının, gelecek dönemde de hem sayı hem nitelik hem de özlük hakları bakımından Avrupa Birliği standartlarına ulaştırma çabalarının devam edeceğini sözlerine ekledi.
- Ankara