Eskişehir 2. İdare Mahkemesi Söğüt'teki altın-gümüş madeninin ÇED kararını iptal etti
Eskişehir 2. İdare Mahkemesi, Bilecik Söğüt'teki Yakacık köyünde planlanan altın-gümüş madeni projesine verilen 'ÇED Gerekli Değildir' kararını iptal etti. Mahkeme, projede su kirliliği, tarımsal verim kaybı ve biyolojik çeşitliliğin zarar görmesi riskleri bulunduğunu belirtti.
Haber: Buse Özbey
(ANKARA) - Eskişehir 2. İdare Mahkemesi, eski adıyla Koza Altın olarak bilinen Türk Altın İşletmeleri AŞ'nin Bilecik'in Söğüt ilçesine bağlı Yakacık köyünde açmayı planladığı altın-gümüş madeni açık ocak işletmesi projesine verilen "ÇED Gerekli Değildir" kararını hukuka aykırı bularak iptal etti. Mahkeme projede su kirliliği, tarımsal verim kaybı ve biyolojik çeşitliliğin zarar görmesi riskleri bulunduğunu belirtti.
Bilecik Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü tarafından 9 Mayıs 2024'te verilen "ÇED Gerekli Değildir" kararının iptali istemiyle Eskişehir Büyükşehir Belediyesi tarafından açılan davada mahkeme, teknik inceleme yapılmasına karar verdi.
Yargılama sırasındaki keşif ve bilirkişi incelemesinin ardından hazırlanan raporda, proje tanıtım dosyasının eksik ve yetersiz olduğu, çevresel etkilerin tam olarak değerlendirilmediği belirtildi.
Mahkeme kararında, bilirkişi raporuna göre, proje tanıtım dosyasında çalışma süresi, personel sayısı, cevherin taşınması ve su tüketimi gibi başlıklarda birbiriyle çelişen ifadeler bulunduğu kaydedildi. Evsel atık hesabında on katlık maddi hata yapıldığına işaret edilen kararda, bu tutarsızlıkların projenin neden olabileceği toz emisyonu, gürültü ve su tüketimi gibi çevresel etkilerin bilimsel olarak hesaplanmasını ve değerlendirilmesini engellediği kaydedildi.
Kararda, açık ocakta oluşabilecek drenaj suyunun kalitesinin incelenmediği, patlatmaların oluşturacağı titreşimin, proje alanına 65 metre mesafedeki OVS Çaltı sulama sistemi ile yakınlardaki kaynaklar üzerindeki olası etkilerinin de değerlendirilmediği ifade edildi.
SU KAYNAKLARINA İLİŞKİN RİSKLER DEĞERLENDİRİLMEDİ
Yakındaki sondaj kuyuları ve kaynaklar bakımından ocak susuzlaştırması, toz çökelmesi ve sülfürlü cevherden kaynaklanabilecek sızıntı sularının su kalitesi üzerindeki risklerinin yeterince ele alınmadığına dikkat çekildi. Su kalitesi, debi ve kimyasal analizlerin ÇED kararından sonra yapılacağının taahhüt edilmesinin ciddi bir eksik olduğu belirtilen kararda, karar öncesinde taban suyu kalitesine ilişkin veri üretilmemesi nedeniyle olumsuz etkinin bulunmadığı yönündeki sonucun yeterli dayanağının olmadığı kaydedildi.
Mahkeme kararında, proje tanıtım dosyasının jeoloji bölümünde metalik maden yatağına ilişkin değerlendirmelerin genel ifadelerle geçiştirildiği, sahadaki kayaçların jeokimyasal özelliklerine ve asit kaya drenajlarına yeterince değinilmediği, önlemlerin öngörülmediği ifade edildi.
Cevherin saha dışına taşınmasından kaynaklanabilecek çevresel etkilerin de yeterince değerlendirilmediği kaydedilen kararda, nakliye faaliyetlerinin toz ve trafik yükü üzerindeki etkilerine karşı azaltıcı önlemlerin belirlenmediği; taşıma güzergahının yol eğimi, görüş mesafesi, taşıma kapasitesi, yol genişliği ve ağır taşıt güvenliği açısından ayrıntılı mühendislik analizlerinin yapılması gerektiği aktarıldı.
ENDEMİK TÜRLER VE SERALAR İÇİN OLASI RİSKLER
Proje alanının orman arazisi olduğu ve Sakarya Vadisi tarım alanları ile çayır-mera alanları içinde bulunduğu belirtilen kararda, madencilik faaliyetinin bu alanlar üzerindeki toplam ve birleşik etkilerinin analiz edilmediği kaydedildi.
Kararda, nakliye güzergahının tarım alanlarından geçişinin ve toz çökelmesinin tarım alanları ile meralar üzerindeki etkilerinin yeterince incelenmediği ifade edildi.
Bilirkişi değerlendirmesinde, proje alanındaki biyolojik çeşitliliğe ilişkin çalışmaların yeterli olmadığına dikkat çekildi. 3 Haziran 2023'te yapılan tek arazi çalışması ve literatür kayıtlarının, bölgedeki faunanın yıllık ve mevsimsel özelliklerini ortaya koymak için yeterli olmadığı belirtildi. Endemik türlerin korunmasına yönelik ekolojik koridor analizinin, yerinde koruma planının ve popülasyon izleme programının bulunmadığı kaydedildi.
Kararda, projenin endemik tür kaybına yol açabilecek sonuçlar doğurabileceğe, en yakını açık ocağa 379 metre mesafede bulunan seraların, ocaktaki taş savrulmalarından etkilenebileceğine dikkat çekildi.
Meteorolojik veriler ve rüzgar analizlerinin de yetersiz bulunduğu kararda, acil durum eylem planlarında görevli iş güvenliği uzmanı ve işyeri hekiminin belirtilmediği, işletmeye özgü risk analizinin de bulunmadığı kaydedildi.
MAHKEME, SU KİRLİLİĞİ VE TARIMSAL VERİM KAYBI RİSKİNE DİKKATİ ÇEKTİ
Eskişehir 2. İdare Mahkemesi, 23 Eylül 2026 tarihli kararında proje tanıtım dosyasındaki eksiklikleri ve bilirkişi raporundaki tespitleri birlikte değerlendirdi. Kararda, projenin mevcut haliyle uygulanması durumunda su kaynaklarının kirlenmesi, tarımsal verimin düşmesi ve bölgenin biyolojik çeşitliliğinin zarar görmesinin muhtemel riskler arasında bulunduğu belirtildi.
Çevresel etkilerin yeterince değerlendirilmemesi ve gerekli önlemlerin bilimsel ve teknik açıdan ortaya konulamaması nedeniyle "ÇED Gerekli Değildir" kararının hukuka uygun olmadığı sonucuna varan mahkeme, kararın iptaline hükmetti.
Karara karşı taraflar Danıştay'a temyiz başvurusunda bulunulabilecek.
Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce de karara ilişkin yaptığı açıklamada, şunları kaydetti:
"Eskişehirimizin toprağını, suyunu ve doğasını korumak adına yürüttüğümüz hukuk mücadelesinde önemli bir karar alındı. Bilecik'in Söğüt ilçesine bağlı Yakacık Köyü'nde planlanan ve çıkarılacak cevherin Eskişehir Kaymaz Altın Madeni'ne taşınarak işlenmesi öngörülen altın-gümüş madeni projesine karşı açtığımız davada, Eskişehir 2. İdare Mahkemesi 'ÇED Gerekli Değildir' kararını iptal etti.
Mahkeme kararında su kaynakları, tarım alanları, doğal yaşam ve çevresel risklere ilişkin incelemelerin yetersiz olduğu ortaya konuldu. Eskişehirimizin doğasını, verimli topraklarını ve su kaynaklarını korumak bizim en önemli sorumluluklarımızdan biri. Kentimizin geleceğini ve sağlıklı bir çevrede yaşama hakkını savunmak için tüm kararlılığımızla mücadelemizi sürdüreceğiz."