Fransa'daki Terör Saldırıları
İslam Konferansı Diyalog ve İşbirliği Gençlik Forumu Genel Sekreteri İskandarov: "Kendi acılarımızı ve insanların acılarını tez unutuyoruz.
İslam Konferansı Diyalog ve İşbirliği Gençlik Forumu Genel Sekreteri Elşad İskandarov, "Kendi acılarımızı ve insanların acılarını tez unutuyoruz. Önce tarihimizi diri tutmalı ve diğerlerinin de bu tarihe hürmetle yanaşmasını talep etmeliyiz. Böyle bir stratejik yanaşma olursa Avrupa'daki olayların genel olarak Müslümanlara karşı çevrilmesinin önü alınabilinir" dedi.
Bahçeşehir Üniversitesi Hükümet ve Liderlik Okulu tarafından düzenlenen Siyaset Okulu'nun 2. hafta programı başladı. İskandarov programda, "Korku ve Fobi Politikalarının Ötesinde: Gelecek Nesli Bekleyen Batı-İslam İlişkileri" adlı sunum yaptı.
Son günlerde İslamofobi'nin Fransa'da yaşanan Charlie Hebdo saldırısıyla yeniden gündeme geldiğini ifade eden İskandarov, Medeniyetler ve Dinler Çatışması'nın, son 20 yıldır Avrupa'nın ve uluslararası ilişkilerin gündeminde dolaştığına dikkati çekti.
Paris'teki saldırılardan sonra terör olaylarıyla ilgili trendler ortaya çıktığını anlatan İskandarov, buna "Avrupa'da yaşayan Müslümanların haklarının kısıtlanması, Müslüman karşıtlığı, Müslümanlara karşı Avrupa Birliği (AB) kanunlarının yeniden gündeme alınması"nı örnek gösterdi.
İskandarov, Fransa ve Almanya'da, devlet başkanlarının, birlik, kamuoyunun duyarlı olması, bu suçun Müslümanlara yönlendirilmemesi mesajları verdiklerini anlattı.
İslam İşbirliği Teşkilatı'nın yaptığı çalışmalar konusunda bilgi veren İskandarov, Türkiye'nin 2005'te Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Başbakanlığı döneminde İspanya Başbakanı ile "Medeniyetler İttifakı" inisiyatifini ortaya koyduklarını kaydetti. "Türkiye'nin Medeniyetlerarası İttifak girişimi zaman bakımından ve Müslüman ülkelerinin de bu süreçte söz sahibi olması anlamında çok önemli olmuştur" diye konuştu.
Son günlerde dünyada Müslüman kimliği ile terör olaylarının bağdaştırılmak istendiğine dikkati çeken Elşad İskandarov, konuşmasını şöyle sürdürdü:
"Charlie Hebdo olayının ardından İslam İşbirliği Teşkilatı ve onun gençlik forumu olarak sarsıntımızı ve bunun insanlık, İslam adına bir leke olduğunu ifade ettik. Bu olayın İslam'la hiçbir şekilde bağdaştırılmamasının önemini vurguladık. Taziyeleri bildirdik ama maalesef bir gerçeklik var.
Kendi acılarımızı ve insanların acılarını tez unutuyoruz. Önce tarihimizi diri tutmalı ve diğerlerinin de bu tarihe hürmetle yanaşmasını talep etmeliyiz. Böyle bir stratejik yanaşma olursa Avrupa'daki olayların genel olarak Müslümanlara karşı çevrilmesinin önü alınabilinir. Böyle bir ortak platform yaratılması ve bunun üzerinden İslamofobi ile mücadele, Avrupa'da yaşayan Müslümanların ve ülkelerin geleceği için ümit sağlayabilecek gelişim olacaktır."
Avrupa'da "korku siyaseti" tezleri
İskandarov, Avrupa'da Müslümanların sayısının arttığı yönünde bir tezin oluştuğuna dikkati çekerek, 2050 yılında "Müslümanların Avrupa'da çoğunluk teşkil etmesi" üzerinde kurulan bir tezin etkilerini değerlendirdi.
İslam Konferansı Diyalog ve İşbirliği Gençlik Forumu Genel Sekreteri Elşad İskandarov, şunları kaydetti:
"Avrupa'da böylece demografi üzerinden bir korku siyaseti gerçekleştirme gayretleri ortaya konuyor. 'Avrupa'da yaşayan Müslümanlar Avrupa'nın değerleriyle bağdaşmıyor' tezi de mevcut. Bu tez zaman zaman Türkiye'nin de AB üyeliği kapsamında Avupa ve çevreleri tarafından gündeme getirilmektedir. Ayrıca Amerika'da da bağımsız bir araştırma var. Bu araştırmada, 20 sene içerisinde Müslümanların Avrupa'da Avrupalı nüfusun yüzde 2'sinden yüzde 4'e yükseldiklerini belirtiyor. Ayrıca 2050'lerde de 'Avrupa'nın çoğunluğu Müslüman olacak ve onlar Avrupa'yı işgal edecekler' tezleri de gündeme getiriliyor. Terör olaylarıyla da Avrupalıları ortadan kaldıracaklar gibi söylemler de yer alıyor. Bu tezlerin ise gerçek esasları ve zeminleri yoktur." - İstanbul