Gençlerin Gözünden Çözüm Süreci
"Terör Örgütünün Silah Bırakmasıyla Başlayan Süreçte, Temel Hak ve Hürriyetlerin Genişlemesi ve Demokratik Adımlar Atılmasıyla Paralel Çözüm Sürecinin İşleyeceğini Düşünüyorum."
"Çözüm Süreci Aslında Sırat Köprüsü Gibi"
Çözüm sürecini milli birlik ve beraberlik projesi olarak görüyorum. Geçtiğimiz 10 yıla baktığımızda çok sayıda şehit verdik. Artık bu şehit haberlerine dur demenin zamanı gelmişti. Hükümetimizin çözüm politikalarını çok doğru buluyorum. Bu sayede doğuda ve güney doğuda yapılan yatırımların arttığını görüyoruz. Böyle olumlu tabloları görmek bizi çok mutlu ediyor. Çünkü terör örgütünün silah bırakmasıyla başlayan süreçte, temel hak ve hürriyetlerin genişlemesi ve demokratik adımlar atılmasıyla paralel çözüm sürecinin işleyeceğini düşünüyorum. Başbakanımızın da belirttiği gibi çözüm süreci aslında sırat köprüsü gibi yani geçerken çok dikkatli olmalıyız.
Nazım Ulukelek- Turgut Özal Üniversitesi-Yüksek Lisans Öğrencisi
"Asırlardır Kardeşçe Yaşayan Bu Millet Yeniden Birlik Olabilir"
Ben ve benim yaşımda olan arkadaşlarım her gün şehit haberleri alarak büyüdük. Asırlardır kardeşçe yaşayan bu millet yeniden birlik olabilir. Hükümetin attığı adımlar doğru ancak biraz daha hızlı aşama kaydedilebilir. Bu hususta muhalefete de iş düşüyor, daha fazla destek vermeliler. Yunus Emre "Yaratılanı severim yaratandan ötürü", Hacı Bektaşi Veli "İncinsen de incitme diyerek" bir nokta da kardeşliği vurguluyor. Aynı şekilde Ahmet-i Hani de "Sizler savaşı öfkeyi kini nefreti değil barışı kardeşliği öne alın" diyor. Bizler onların torunları olarak onları dinlemeliyiz ve birbirimizle kardeş gibi yaşamalıyız.
Salih Yıldız- Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğrencisi
"Çözüm Süreci, Allah'ın İzniyle İyi Yönde Sonuçlanacak"
Bu sürecin başlamasından sonra ülkemizde gözle görülür değişiklikler oldu. Bir barış ortamı sağlandı. İnsanlar arasındaki ilişkiler normale dönmeye, bölgeye yatırımlar artmaya başladı. Ben herkesin bu sürece, hükümetin attığı bu adıma destek vermesini istiyorum. Herkes elini taşın altına koymalı. Çünkü ülke olarak buna ihtiyacımız var. Artık hiçbir insanımızın canına kıyılmasın. Her tarafta barış çiçekleri açsın. Bu niyetle atılan bütün barış tohumlarını bir genç olarak destekliyorum. Kuran-ı Kerimde "Kim bir cana kıymamış veya yeryüzünde fesat çıkarmamış birisini öldürürse, bütün insanları öldürmüş gibidir. Kim de birisinin hayatını kurtarırsa, bütün insanların hayatını kurtarmış gibi olur" (Maide Sûresi: 32) deniliyor. Kutsal Kitabımızın da işaret ettiği üzere çözüm süreci Allah'ın izniyle halkımızın iyiliğine sonuçlanacaktır.
Taha Albayrak- 19 Mayıs Üniversitesi-Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmenliği
"Bu Zamana Kadar Bu Adımları Atabilecek Bir Liderimiz Yoktu. "
Bu konudan en çok etkilenen, en çok mağdur olan ve en çok çözüme ihtiyaç duyan kesimin o bölgedeki genç arkadaşlarım olduğunu düşünüyorum. O bölgenin haricindeki gençliğin de konunun içine çekildiğine ve maalesef kullanıldığına şahit oluyoruz. Bu sürecin kısa sürede çözülmesi gerektiğine inanıyorum. Bu bağlamda da hükümetimizin, medyanın, birçok sivil toplum örgütünün, üniversite gençliğinin, el ele verip net bir duruş sergilemesi gerektiğini düşünüyorum. Başbakanımız Recep Tayyip Erdoğan bu olayı sahiplenerek büyük bir liderlik vasfı ortaya koydu.
M. Esat Özen - Orta Doğu Teknik Üniversitesi-Yüksek Lisans Öğrencisi
"Çözüm Süreci İle Kazanan Kardeşlik Olacak."
6 aydır şehit haberlerinin gelmemesiyle birlikte süreç olumlu neticeler vermeye başladı. Bu sürecin halkla birlikte yürütülmesi açısından akil insanların raporları da büyük önem taşıyor. Refah düzeyi artan halk bu vakitten sonra üzerinde oyunlar oynanmasına izin vermez. Doğuya yapılan yatırımlarla bölge halkı kalkınmaya başladı. Güvenliğin artmasıyla turizm ve dağ sporları gelişiyor. Burada medyanın desteği ve tarafların samimiyeti de çok önemli. Verilen sözlerin tutulmasıyla, bir ve beraber olunarak süreç tamamlanacaktır inşallah.
Rumeysa Buldağ - Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi
"Bu Süreç Köprüleri Sağlamlaştırdı"
Uluslararası siyasetteki başarımız dünyaca takdir görüyor ve örnek alınıyor. Bu başarının sürekliliği iç huzurumuzun devamında saklıdır. Huzurumuzun kaçırılması için ne kadar çalışırlarsa çalışsınlar, millet olarak birlik ve beraberlik hissiyatlarımızda tarihimizin en samimi dönemlerini yaşıyoruz. Bu süreç ülkemizin doğusu ile batısı arasındaki köprüleri sağlamlaştırdı, bir bütün olduğumuzu yeniden hatırlattı. Bugünlere kolay gelinmediğinin bilincindeyiz, şimdi bizlere düşen görev ülkemizin refahı için ön yargıları bir kenara bırakarak elimizi taşın altına koymak. Birlik ve beraberliğin öneminin farkında bir Türkiye var artık önümüzde.
Hatice Yavuzarslan-Marmara Üniversitesi İlköğretim Matematik Öğretmenliği
"Şer Odakların Arzularında Başarılı Olamayacaklarına İnanıyorum"
Osmanlıdan bu yana asırlarca farklı ırk, farklı dil ve farklı dine sahip birçok insan bu topraklarda kardeşçe yaşadı. Bugün Türkiye Cumhuriyeti devleti içerisinde hala çok uluslu bir yapıya sahibiz ama kardeşçe yaşamaya devam ediyoruz. Bu millet et ve tırnak gibi birbirine bağlanmış, birbirinden kopamaz kopartılamaz. Ancak son yıllarda içeride ve dışarıda toplumdaki huzuru engellemek isteyen güçler ülkemizin büyümesini çekemeyerek geleceğini karartmak istiyorlar. Barışı istemiyorlar, çünkü bu savaştan rant elde ediyorlar. Ve en çokta bu milletin bir ve beraber olmasından korkuyorlar. Ancak milletimizin dini ve tarihi gibi büyük bir ortak noktası varken, şer odakların arzularında başarılı olamayacaklarına inanıyorum.
Ayşe İçin-Okan Üniversitesi-İç Mimarlık Bölümü
" Bu Süreç, Hükümetin Yapacağı En Büyük İcraat Olacaktır"
Bu süreç başarılı bir şekilde tamamlanırsa bence bu hükümetin yapacağı en büyük icraat olacaktır. Adımlar atılırken çok dikkatli olunmalı zira çatışma ve şiddetten beslenen çıkar grupları, bu "Barış" ortamını bozmak için ellerinden gelen her şeyi yapacak ve yapılacak olan her hatayı değerlendirecek. Terör örgütünün silah bırakması sürecin ilk adımıydı ve başarılı bir şekilde tamamlanmak üzere. Asıl önemli olan ise bundan sonrası. Uygulanacak politikalar herkesi memnun edemese de, kimseye, olayları farklı yönlere çekebileceği kozlar verilmemeli, istişare yapılmadan kimse sosyal medyada yazıp çizmemeli, herkes toplumun hassasiyetlerine karşı duyarlı olmalı diye düşünüyorum.