İmamoğlu'nun arkadaşından mahkemede duygusal savunma
CHP’nin cumhurbaşkanı adayı ve İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun çocukluk arkadaşı Seza Büyükçulha, İBB Davası’nda savunma yaptı. Mahkeme ekranına fotoğraf yansıtan Büyükçulha, “Dilek orada, Ekrem orada, Nusret orada, Şevket, Zeki, herkes orada. Çocuklarımızla beraber buradayız, beraberiz. Bizden suç örgütü çıkartamazsınız” dedi.
Haber: ÇAĞATAN AKYOL
(İSTANBUL) - CHP'nin cumhurbaşkanı adayı ve İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun çocukluk arkadaşı Seza Büyükçulha, İBB Davası'nda savunma yaptı. Mahkeme ekranına fotoğraf yansıtan Büyükçulha, "Dilek orada, Ekrem orada, Nusret orada, Şevket, Zeki, herkes orada. Çocuklarımızla beraber buradayız, beraberiz. Bizden suç örgütü çıkartamazsınız" dedi.
CHP'nin cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da arasında bulunduğu 77'si tutuklu 414 sanıklı İBB Davası'nın duruşması, 37'nci gününde İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi'nce Silivri'deki Marmara Kapalı Cezaevi'nin 1 No'lu Duruşma Salonu'nda devam ediyor.
"Casusluk" iddiasıyla da tutuklu yargılandığı davanın İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesi'nce Silivri'deki 4 No'lu Duruşma Salonu'nda yapılan duruşmasına katılan İmamoğlu, İBB Davası'nın ilk öğleden önce olan kısmına katılmadı."
Duruşma, İmamoğlu'nun çocukluk arkadaşı Seza Büyükçulha'nın savunmasıyla başladı. Trabzon'da işletmecilik yapan Büyükçulha, şunları söyledi:
"Neden komik, biliyor musunuz? Ekrem İmamoğlu'nun arkadaşı olarak rüşvet vermek. Sadece arkadaşı değil, 'özel kasasıyım'. Emir veriyor, kime ne dersem onu yaptırıyor. Çocukluk arkadaşlığı bir sıfat değildir sayın hakim, sayın heyet, sayın savcı; bir yaşanmışlıktır, bir zaman paylaşımıdır, birlikte yaptıklarınızdır, birbirimize saygıdır, sevgidir. Ben de çocukluk arkadaşı sıfatıyla buradayım. O kontenjandan buradayım, öyle başka bir şey bulamıyorum."
"60 KİŞİLİK KOĞUŞTA SIRTLANLARIN, ÇIYANLARIN ARASINA ATILDIK"
Beni neden 60 kişilik koğuşa verdiniz? Arkadaşımı koğuşa verseydiniz, geldi mahalleden arkadaşım Nusret Yılmaz, beraber yatıyorduk. Onu da benim yanıma verseydiniz. Hayatımın 1 yılı, 365 gün, 12 ay yok. 60 kişilik koğuş, arena. Biliyor musunuz, orası arena. Biz sırtlanların, çıyanların, çakalların arasına atıldık 60 kişi. Ben 60 kişi çalıştırıyorum. Bunların arasındaydık. Ben yaparım, ben mahalleden gelmişim, mahalle kültürüm var. Yaşım itibarıyla bunları alır karşıma, konuşurum. Bu çocuklar nasıl yapacaklar?"
"BAŞKANIMIZ DEĞİL, ARKADAŞIMIZ"
Mahkeme ekranına fotoğraf yansıtan Büyükçulha, sözlerine şöyle devam etti:
"Bir fotoğrafımız da son fotoğrafımız, gösterir misiniz? Aile... Kim var, avukat bey orada. Arkadaşım, kardeşim, canım. Dilek orada, Ekrem orada, Nusret orada, Şevket, Zeki, herkes orada. Çocuklarımızla beraber buradayız, beraberiz. Burada başkanımız değil, burada arkadaşımız bizim. Saygı duyarız insanların yanında, herkes yanında saygı duyarız başkanımıza ama beraberken arkadaşımızdır. Kalsın o fotoğraf. Buna şöyle diyebiliriz. Yani fotoğrafa veya bize sevgi, saygı, aile öyküsü deyin. Suç örgütüne gitmişler, aile öyküsü diyebiliriz. Bizden suç örgütü çıkmaz. Bu fotoğraftan suç örgütü mü çıkar ya? Aile... Sayın savcı, bizden suç örgütü çıkartamazsınız. Olmaz."