İBB Soruşturmaları: 139 Sanığa Hapis İstemi
İBB’ye yönelik yolsuzluk soruşturmaları sonrası izinsiz gösterilere katılan 139 sanık yargılanıyor.
İstanbul Büyükşehir Belediyesine (İBB) yönelik yolsuzluk ve terör soruşturmalarının ardından düzenlenen izinsiz gösterilere katıldıkları iddiasıyla toplam 139 sanığın üçer yıla kadar hapis istemiyle yargılandığı davanın görülmesine devam edildi.
İstanbul 49. Asliye Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmaya 5 tutuksuz sanık ve avukatlar katıldı.
Savunma yapan sanıklar üzerlerine atılı suçlamaları kabul etmeyip, beraatlerini istedi.
Sanık avukatları, olay günü müvekkillerinin kolluk kuvvetlerince kötü muameleye maruz kaldığını iddia ederek, bu kişiler hakkında suç duyurusunda bulunulmasını istedi.
Ara kararını açıklayan mahkeme, 20 Haziran'da yapılan duruşma ile bu celsenin Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) çözümleri dosyaya sunulduktan sonra sanıkların savunmalarında bahsettikleri hukuka aykırı süreçler ve işlemlerle ilgili iddialara ilişkin ilgililer hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulmasına hükmetti.
İstanbul Valiliğine müzekkere yazılarak suçun işlendiği Bozdoğan Kemerleri'nin etrafındaki bölgeye ilişkin herhangi bir yasaklama kararının bulunup bulunmadığı, varsa yasaklama kararının ne şekilde tebliğ veya ilan edildiğinin mahkemeye gönderilmesi kararlaştırıldı.
Mahkeme heyeti, Valilik tarafından 18-19 Mart'ta yapılan basın duyurularıyla söz konusu olaylardan sonra Valiliğin sosyal medya hesabında yapılan açıklama ile mitinge izin verildiğine ilişkin paylaşımının da istenmesine karar verdi.
Duruşma eksikliklerin giderilmesi için 4 Aralık'a ertelendi.
İddianameden
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, tutuklanmasının ardından İBB Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Ekrem İmamoğlu hakkında yürütülen soruşturma kapsamında CHP'nin 19 Mart ve sonraki günlerde İBB binasının önü ile Saraçhane Parkı'nda toplanma çağrısı yaptığı aktarılıyor.
İddianamede, muhtemel olaylara karşı kolluk kuvvetlerince gerekli tedbirlerin alındığı, 23 Mart'ta toplanan kalabalığa kolluk kuvvetleri tarafından İstanbul Valiliğinin kararıyla 19-23 Mart'ta toplanma, yürüyüş ve protesto gibi eylemlerin yasaklandığı bilgisinin iletildiği belirtiliyor.
Yasaklama kararının tebliğ edilmesine rağmen toplanan kalabalığın dağılmamakta ısrar ettiği ve polis hattına saldırarak taşkınlık gösterdikleri belirtilen iddianamede, kolluk kuvvetlerince çok kez sesli yayın araçlarıyla uyarılar yapılmasına rağmen dağılmamakta direnen eylemcilere orantılı müdahale edildiği ve şüphelilerin yakalandığı ifade ediliyor.
Görüntü inceleme ve tespit tutanaklarına da değinilen iddianamede, gruba dağılmaları yönünde uyarı yapıldığında kalabalık tarafından kolluk kuvvetlerine ve kameralarına görüşü engellemek amacıyla lazer tutulduğu, grubun alanda beklemeye devam ettiği, ilerleyen saatlerde kalabalığın kendilerini engellemeye çalışan kolluk kuvvetlerine taş, sopa, şişe, yanıcı, yakıcı maddeler ve sert cisimlerle karşılık verdiği kaydediliyor.
İddianamede şüphelilerin, emniyette ve hakimlikteki savunmalarında, "herhangi birinin baskısı veya teşvikiyle toplanmadıklarını" aktardıkları anlatılarak, suçlamayı kabul etmedikleri belirtiliyor.
Şüphelilerin fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ettiklerinin değerlendirildiği ifade edilen iddianamede, "Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu'na muhalefet" suçundan 139 sanığın altışar aydan üçer yıla kadar hapisle cezalandırılmaları talep ediliyor.