İKV: Günlük Olaylar Türkiye'yi AB Hedefinden Alıkoymamalı

Son Güncelleme:

İKV'den yapılan açıklamada günlük olaylar ve konjonktürel gelişmelerin Türkiye'yi Avrupa Birliği hedefinden alıkoymaması gerektiğine işaret edildi ve AB'ye üyelik perspektifinin ekonomik kalkınma ve demokratikleşme açısından önemini sürdürdüğünün altı çizildi.

İktisadi Kalkınma Vakfı (İKV), Türkiye'nin Avrupa Ekonomik Topluluğu (AET) ile Ortaklık Anlaşması'nı imzalamasının ellinci yıldönümü sebebiyle bir açıklama yayınladı.


Ankara Anlaşması'nın 12 Eylül 1963 tarihinde imzalanmasından bu yana geçen elli yılın ardından Türkiye'nin AB üyeliğinin karşılıklı ilişkileri düzenleyen en iyi formül olmaya devam ettiği kaydedilen açıklamada, bu süreçte zorlukların devam ettiğine ve üyelik müzakerelerindeki durağanlık ve tıkanıklığın sürdüğüne işaret edildi.


Türkiye için AB üyeliği hedefinin bir devlet politikası olmaya devam ettiği kaydedilen açıklamada, günümüzde Türkiye'nin çevresindeki karışıklıklara, iç savaşlara ve otoriter rejimlere bakıldığında Türkiye'nin kaderini Avrupa'ya bağlama tercihinin ne kadar isabetli ve 'hayati' önemde olduğunun bir kez daha ortaya çıktığının altı çizildi.


Açıklamada, 'Türkiyemiz Balkanlar, Ortadoğu, Kafkaslar gibi farklı alt bölgelere komşu olan, Asya ve Avrupa'nın geçiş noktasında yer alan, Doğu ve Batı medeniyetlerinin sentezini oluşturan, zengin kültürel ve tarihsel birikimlere sahip olan özel konumdaki bir ülkedir. Bu konumu Türkiye'nin çok yönlü ve derin bir dış politika izlemesini sağlamaktadır. Ancak bir ülkenin birçok farklı bölgede etkili politikalar yürütebilmesi için bu bölgelerden birinde güçlü bir çıpası olması gerekir' denildi ve günümüzün değişen dünyasında Türkiye'nin dış politika öncelikleri ve dış dünyaya yönelimleri çeşitlense ve yoğunlaşsa da temel öncelik ve yönelimin Avrupa'ya olması gerektiği vurgulandı.


'AB ekonomik kalkınma demokratikleşme için önemini sürdürüyor'


İKV'den yapılan açıklamada, Türkiye'nin ekonomik kalkınması ve demokratikleşmesi açısından AB perspektifinin önemini sürdürdüğüne dikkat çekildi ve AB bir yandan Türkiye'nin içinde bulunduğu bölgede insan hakları, ekonomik gelişmişlik ve eğitim düzeyi gibi birçok standart açısından model oluşturmaya devam ederken diğer taraftan dış ticaretin yüzde 38'inin AB ile yapılmakta olduğu, Türkiye'ye gelen yabancı yatırımların yüzde 77'sinin AB ülkelerinden kaynaklandığı kaydedildi ve 'Son dönemde Türk sanayinin rekabet gücünün artmasında gümrük birliği ile AB pazarına girmenin büyük katkısı olmuştur. 1999 Helsinki Zirvesi sonrasında gerçekleştirilen demokratikleşme hamlelerinde de AB perspektifi itici rol oynamıştır' denildi.


Kurum olarak AB'nin üçüncü ülkelerle imzaladığı serbest ticaret anlaşmalarında Türkiye'nin yer almaması sorunu ve Türk kamyonlarına uygulanan kota sorununu her platformda gündeme getirdiklerini açıklayan İKV, Türkiye'nin AB'ye aday olmasına rağmen Türk vatandaşlarına AB ülkelerine girerken 'vize çilesinin yaşatıldığının' da altını çizdi.


Açıklamada, bu sorunların çözüme kavuşturulmasında üyelik sürecinin nihai hedefe doğru sürdürülmesinin büyük önem taşıdığı ifade edildi ve AB müzakerelerinin canlandırılmasında AB'nin tutum ve iradesinin yanında Türkiye'nin tavır ve kararlılığının da etkili bir rol oynayacağı vurgulandı.


Günlük olaylar ve konjonktürel gelişmelerin Türkiye'yi AB hedefinden alıkoymaması gerektiğine işaret edilen açıklamada, 'Hükümetimiz AB üyelik müzakerelerinin başlatılması amacıyla kısa bir sürede çok önemli reformlar gerçekleştirmiştir. AB ilerleme raporlarında belirtilen menfi hususlara karşı reformların şevk ve kararlılıkla devam ettirilmesi arzu edilir. Özellikle yargı bağımsızlığı ve kişi hak ve özgürlükleri konusunda geriye gidildiği izlenimini veren uygulanmalardan kaçınılmalı ve AB sürecinin ülkemiz için devam eden önemine binaen, siyasi reformlar, teknik mevzuat uyumu ve diplomasi alanında gerekli adımlar vakit kaybetmeden atılmalıdır' ifadelerine yer verildi.

Kaynak: Bültenler