İnternetin Çocuğunuz Üzerindeki Etkileri Neler ?
Okul çağındaki gençler ve çocukların günlük yaşamını olumsuz etkileyebilir.
Bilim ve teknolojik gelişmelerin hızla arttığı ve içinde bulunduğumuz bu bilgi çağında, cep telefonu, bilgisayar ve internetin günlük yaşamımıza girmemesi neredeyse kaçınılmaz gözüküyor.
Özellikle internetin cep telefonlarına girmesi ile istediğimiz bilgiye anında ulaşabilme, bilgi paylaşımında bulunabilme gibi kolaylıklarından dolayı teknolojinin bu hızına yetişebilme adına her evde, ofiste, alışveriş merkezinde, restoran ve kafelerde, okulda hatta arabalarda internet ağının var olduğunu görüyoruz. İnternetin yaşamımıza getirdiği kolaylıklar elbette tartışılmaz, ancak internetin bize kazandırdıklarının yanında onun adına nelerden vazgeçildiğine de göz atmak gerekiyor.
Okul çağı çocukları ile gençlerde aşırı bilgisayar ve internet kullanımı, bedensel ve psikolojik gelişmelerini, sosyal ilişkilerini, kişilik gelişimlerini, akademik başarılarını olumsuz yönde etkileyebilmekte ve onları bağımlı hale getirebilmektedir. Bağımlılık geliştiren çocukta; uzun vadede fiziksel olarak duruş ve göz bozuklukları, duygusal olarak depresif ve içe kapanma, sosyal olarak kişisel iletişimden uzaklaşma, arkadaşlarını reddetme ve yalnız olma isteği görülebilmektedir.
Çocuğunuzda veya bir yakınınızda internet bağımlılığı olduğunu söyleyebilmemiz için;
• Hergün internete bağlanma ve sık sık e-postalarını kontrol etme,
• İnternette niyet edilenden daha uzun sürede kalma,
• Bilgisayar ve internet dışı ilginin kaybolması,
• Bilgisayar ve internetten uzak kalındığında sinirlilik hali,
• Sosyal faaliyetlerde azalma ve arkadaşları tarafından anlaşılmadığına ilişkin duygu geliştirme,
• Bilgisayar başında uzun süre kalmaktan dolayı fiziksel rahatsızlıklar, uykusuzluk ve yorgunluk gibi durumların olmasının yanında bu sözü edilen durumların 12 aydan az olmaması gerekmektedir.
Çocuk ve gençlerde bilgisayar ve internet kullanımının aşırıya kaçmasını ve bağımlılık geliştirmesini önlemek, onların fiziksel, duygusal, sosyal ve kişilik gelişimleri açısından oldukça önemlidir. Bunun için ebeveynlere büyük görevler düşmektedir. Özellikle doğru internet kullanımını öğretmek için ebeveynlerin çocuklarına model ve rehber olması gerekmektedir. Ebeveynler, çocuklarına kitap okuma alışkanlığı kazandırarak bilgiye ulaşmanın tek yolunun bilgisayar ve internet olmadığını gösterebilirler. Evdeki bilgisayarı ortak kullanım alanında tutarak çocukların hangi sitelere ne kadar süre ile girdiğini zor kullanmadan denetlemeleri daha mümkün olabilmektedir. Yine teknolojinin nimetlerinden faydalanarak ebeveynler, çocuklarının girmesini istemedikleri siteleri filtreleme ve engelleme yöntemini de deneyebilirler. Ayrıca ebeveynlerin çocuklarını sanal arkadaşlık yerine gerçek sosyal ilişkilere geçmesini özendirmelidirler. Bunu, çocuklarını çeşitli sosyal aktivitelere götürerek, spor etkinliklerine yönlendirerek yapabilirler. Unutulmamalıdır ki, çocuklara kızmak, bilgisayarı ve interneti yasaklayıp odalarından veya evden kaldırmak, bu konuda onlara cezalar vermek sadece kısa bir süre için çözüm olacaktır. Bunun yerine çocuklarla oturup bilgisayarı hangi durumlarda ne amaçla ve ne kadar süre içerisinde kullanabilecekleri konuşabilir ve ebeveyn ile çocuk arasında bir anlaşma yapılabilir. Tüm bunları yaparken ebeveynlerin birbirleriyle ve kendi davranışları arasında tutarlı olmaları gerektiği de unutulmamalıdır.
Bilgisayarın ve internetin çocuklarımız ve bizim için yararlı mı yoksa zararlı mı olduğuna karar vermenin oldukça güç olduğunu biliyoruz. Hızlı ilerleyen bu bilgi ve teknoloji çağına ayak uydurmak önemli ancak bunu, kişiliğimizden, sosyal yaşantımızdan, fiziksel sağlığımızdan feragat etmeden de yapabileceğimizi bilmeliyiz. Bilgisayar ve interneti ihtiyaçlarımızla doğru orantıda kullanmak en iyisidir. Bilgisayarlar ve internet çocuklarımız için yeni fırsatlar ve faydalar getirmekle birlikte, çok ciddi boyutlarda tehlikeler de içermektedir. Bu nedenle, çocukların güvenli internet kullanımı için dikkat etmemiz gereken bazı hususlar olmalıdır.
Önlemler
İnternet bir vahşi orman! Herkes orada var. Üstüne üstlük oradaki herkes kendi kimliğinde değil. Birçoğu dürtüleriyle orada! İnternet tehlikeli bir arka sokak aslında. Çocuklarımızı sokağa gönderirken aşağıdaki soruları soruyor ve tembihlerde bulunuyoruz ama internete girdikleri zaman da yapıyor muyuz?
• Nereye gidiyorsun?
• Kimlerle buluşacaksın?
• Yabancılarla konuşma
• Sakın geç kalma!
İnternet ve bilgisayar bağımlılığından çocuklarınızı korumak için kendinizi internet konusunda eğitin. Çocuğunuzdan daha iyi olmak zorundasınız. İnternet programları hakkında yeterince bilgiye sahip olmalısınız. Bilmeden ona anlatamazsınız. Ama dikkat! Siz de bağımlı olmayın!
• Bilgisayarınıza internet filtresi eklemeyi unutmayın. Filtreyi de sık sık yeni çıkanlarla değiştirin.
• Bilgisayarı açık bir alana koyun, ekran görünebilsin. İlk günden itibaren bilgisayar onun odasında olmazsa, iyi olur. Salonda bir yere koyun.
• Onunla bir sözleşme yapın.
• İyi örnek olun. Örneğin TV bağımlılığınızı gözden geçirin. Sizinle birlikte TV seyretmek zorunda olmadığını unutmayın. Sohbet için zamanlar ayırın.
• Ne yaptığını takip edin. Ne oynuyor? Kiminle oynuyor? Hangi sitelere giriyor? İnternet "browsing history"i gözden geçirin.
• Küçüklerle birlikte internette sörf yaparak onlara öğretin. Hangi sitelere girilmeyeceğini, genel sörf adabını anlatın…"Home page"i değiştirin! Açılış sayfaları bazen tehditler içerebilir. İnternet açılış sayfası sizin belirleyin.
• İzleyin ama ses çıkarmayın! Neler yaptığını bilin ama fazla ses çıkarmayın. Tehlikeli bir durum oluncaya kadar izleyin.
İnternetin çocuğunuz üzerindeki olası olumsuz etkilerini nasıl giderebilirsiniz?
• Öncelikle, çocuğunuzla karşılıklı güvene dayalı ve iletişime açık bir ilişki kurmalısınız. Böylece çocuğunuz internet ortamlarında rahatsız edici kişi veya durumlarla karşılaştığında sizden yardım alabileceği konusunda size güvenir.
• Çocuğunuzla birlikte internette zaman geçirmeli ve ona interneti kullanma biçimleri konusunda model olmalısınız. Birlikte bilgi aramak, kişisel internet sayfası hazırlamak veya resim ve müzik dosyaları bulup indirmek, çocuğunuzla kaliteli zaman geçirmenizi de sağlar.
• İnternetin olumsuzlukları ve internette çocuğunuzun karşılaşabileceği istenmedik durumlarda neler yapabileceği hakkında onu bilgilendirmelisiniz. Örneğin, çocuğunuzun rahatsız eden iletişimleri sonlandırabileceğini hatta gerekirse internetten çıkabileceğini söylemeniz bile çocuğunuzun kendine güvenmesini ve kontrolün kendisinde olduğu inancının gelişmesini sağlar.
• İnternet kullanımı çocuğunuzun ders çalışmasına, sosyal ilişkilerine, sizinle olan iletişimine engel olacak ölçüde artmadan ve internet etkinlikleri bir kaçınma aracı halini almadan, internet kullanımını makul ölçülerde sınırlamalısınız. Var olan alışkanlığı yasakla sonlandırmaya çalışmak, internet kullanımını hem daha çekici hale getireceği, hem de ergenlikte çocuğunuzun özel yaşamına müdahale olarak algılanacağı için işe yaramayabilir. Daha baştan belli zaman dilimlerinde ve belli bir süre için internet kullanımı alışkanlığını pekiştirmelisiniz.
• İnternet kullanımı çocuğunuzun gündelik yaşamını sekteye uğratacak bir düzeye geldiyse okuldaki rehber öğretmene veya bir uzmana başvurarak durumla başa çıkabilmek için profesyonel yardım almalısınız.
Bağımlılık yaratan durumlara karşı nasıl bir yaklaşımda bulunmalı?
İnternet ve bilgisayar bağımlığında, bağımlı olunan nesneyi ortadan kaldırmak veya tümüyle yasaklamak mümkün değildir. Bu nedenle hedef, bilgisayar kullanımını kontrol altına olmak olmalıdır. Özellikle gençlerde büyük bir sorun olarak gözüken bu durum, ebeveyn-çocuk ilişkisini de olumsuz etkilemektedir.
Temel ilkeler, genel bağımlılık tedavisine benzer, hatta aynıdır. Örneğin ebeveynlerin sorun üstüne odaklanmaması, bu davranış biçimini hızla değiştirmektedir. Bunun için ebeveynlerin kendilerini kontrol altına alması gerekir.
Hedef kontrol altına almak olunca, öncelikle iyi bir pazarlık yapılmalıdır. Ne kadar süre bilgisayar başında kalabilir genç? Bu durum tüm ayrıntılarıyla ortaya konmalıdır. Bununla ilgili sıkı bir pazarlık yapılmalıdır.
Pazarlık demek, pazarlamak demektir. Bu nedenle fikrinizi dayatmak yerine, fikrinizi pazarlamaya çalışın. Yani o sizin fikrinizi satın alsın. Ortak bir noktada buluşun.
Buluştuğunuz ortak nokta için yazılı bir sözleşme yapın. Gençlere güvenmeyin. Unuturlar. Ama gerçekten unuturlar. Bu nedenle anlaşma bir sözleşme haline getirilmelidir. Üç nüshalı ve imzalı!
Sözleşmede gencin bilgisayar başında kaldığı süre, bu süreye uymazsa yaptırımların neler olduğu, uyarsa kazanımlarının neler olabileceği gibi ayrıntılar yer almalıdır. Sözleşme herkesin görebileceği bir yere konmalıdır.
Dikkat edilmesi gereken nokta, kuralların uygulanabilir olmasıdır. Bilgisayardaki tutkusuna göre kurallar konmalıdır. Örneğin oyun oynuyorsa, günde iki saat gibi bir kural yetersiz olabilir.
Birçok oyun 6 saat oynandıktan sonra kazanılabilmektedir. Onun yerine haftalık bir saat konabilir. Örneğin haftada 16 saat denebilir. Bu süreyi ister her gün parça, parça kullanır, isterse bir cumartesi gecesi tümünü harcayabilir. Böylece konan kurallar, uygulanabilir olur ve genç bunlara uyabilir. Eğer gencin "takıldığı" chat konusunda ise günlük süre koymak daha doğrudur.
Genelde bilgisayar başında geçirilen sürenin ne olması gerektiği sorulur. Bu sorunun cevabı aile özelliklerinize ve değerlerinize, gencin durumuna, teknolojik gelişmelere göre değişir. Önemli olan sürenin miktarı değil, sürenin kontrol altına alınabilmesidir.
Diğer sık sorulan bir soru ise, onun ne kadar süre bilgisayarda olduğunun nasıl tespit edileceğidir. Gidip gelmek ve kontrol etmekten yorgun düştüklerini söyler aileler. Ama yorgun düşeceksiniz ve bunu yapmaya devam edeceksiniz. Hasta olsa, yorgun düşmez misiniz? Bu nedenle her şeyi ondan beklemek hata olur.
Peki, evde bilgisayarı kontrol altına aldık ama "çocuk ya internet kafeye kaçarsa!". "Eve gelmezse, o zaman daha kötü olmaz mı?". Bu sorunun cevabı internet ve bilgisayar bağımlılığının tedavisi içinde gizli değil. Eğer çocuk bu sözleşmelerden kaçıyor ve internet kafeyi eve tercih ediyorsa, o zaman aile içinde başka ve ciddi sorunlar var demektir. Bilgisayar bağımlılığı bir sorun değil, sadece bir belirtidir.
Önemli olan kontrol etmektir, sorunu ertelemek değil. Örneğin ebeveynler sıklıkla bilgisayarı söküp almak veya işyerine götürmek gibi davranışlarda bulunabilirler. Ancak o bilgisayar bir süre sonra tekrar eve döner. Çünkü bilgisayar kullanımı çocuk için de bir şart haline gelmiştir. Bu nedenle uygulayamayacağınız kararlar almanız doğru olmaz.
Bu konudaki çatışmaya ve tartışmaya son vermek çok önemlidir. Çünkü hayatta çok daha önemli şeyler var. Onların üstünde durmak gerek. Ama yine de internet ve bilgisayar sizin için bir sorunsa, bu durumda onu başka şeylerle kontrol etmek daha yararlı olur.
Örneğin okul başarısı. Bilgisayar yasak demek yerine, "eğer notların düşerse bilgisayar kullanımını kısıtlayacağım" demek çok daha iyi sonuçlar verebilmektedir. Okul başarısı iyi olursa zaten bilgisayar kullanımını kontrol altına almış demektir.