İsrail'in Yayılmacı Politikaları ve Türkiye'nin Dengeleyici Rolü
Netanyahu hükümetinin 'mutlak yok etme' stratejisi ve ABD desteğiyle sürdürdüğü saldırgan politikalar, Türkiye'nin diplomasisiyle dengeleniyor.
İsrail'in en sağcı hükümeti olarak nitelendirilen Netanyahu başbakanlığındaki koalisyon, 'mutlak yok etme' stratejisiyle Gazze'ye yönelik saldırıları soykırım olarak tarihe geçirdi. Bu dönemde, 'Vadedilmiş Topraklar' mitolojisine dayalı olarak Filistin topraklarındaki varlığını genişletmeye yönelen hükümet, Batı Şeria'daki yasa dışı yerleşimleri artırdı ve Filistinlilerin mülksüzleştirilmesini devlet politikası haline getirdi. İsrail, soykırım iddiaları nedeniyle Uluslararası Adalet Divanı'nda yargılanırken, Başbakan Netanyahu hakkında Uluslararası Ceza Mahkemesi tarafından savaş suçu ve insanlığa karşı suçlardan tutuklama kararı çıkarıldı.
Orta Doğu'yu ateş çemberine çevirmek isteyen İsrail yönetimi, savaşın bölgeye yayılmaması için etkin diplomasi yürüten Türkiye ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı hedef alıyor. Uzmanlar, İsrail'in saldırgan siyasetinin ABD gibi ülkelerden destek almasını ve küçük bir ülke olmasına rağmen dünyayı karıştırabilmesini değerlendirdi. Emekli Büyükelçi Uluç Özülker, İsrail'in 'Büyük İsrail' hayalini gerçekleştirmek için uğraştığını ve bunun önündeki en büyük engellerden birinin İran destekli Hizbullah olduğunu belirtti. Ayrıca, İsrail'in ABD'nin silah sistemleri ve desteğiyle hareket ettiğini, bu nedenle dünya çapında etkili olabildiğini vurguladı.
Netanyahu'nun ABD Başkanı Trump'ı İran savaşına çekme girişimleri, ABD içinde tepki oluşturdu. 2028 başkanlık seçimlerinde yarışması beklenen Demokrat Partili siyasetçiler, İsrail yanlısı AIPAC lobisiyle mesafe koyduklarını açıkladı. California Valisi Gavin Newsom gibi isimler, AIPAC'ten bağış almadıklarını ve almayacaklarını ifade etti. Yahudi kökenli Demokratlar da lobiye yönelik eleştirilerde bulunuyor.
Emekli Kurmay Albay Ünal Atabay, İsrail'in düşman yaratmayı strateji olarak gördüğünü, böylece ABD'den destek almayı ve bölgesel tehdit algısını genişletmeyi amaçladığını söyledi. ANKASAM Başkanı Prof. Dr. Mehmet Seyfettin Erol ise İsrail'in Holokost ve antisemitizm vurguları üzerinden diyet ödetmeye devam ettiğini, ancak dünyada İsrail karşıtı kamuoyu oluştuğunu ve İsrail'in yalnızlaştığını belirtti. Türkiye'nin, Cumhurbaşkanı Erdoğan liderliğinde yürüttüğü politikanın İsrail'in yayılmacı politikalarının önündeki en büyük engel olarak görüldüğü vurgulandı.