"İstifa Etmiyorum, Görevimin Başındayım"

Son Güncelleme:

RTÜK Başkanı Zahid Akman, İstifa Kararı Aldığı Ancak CHP'li Üyelerin Baskısıyla İstifa Etmiş Görüntüsü Vermemek İçin Bir Süre Daha Bekleyeceği İddialarının Doğru Olmadığını Söyledi.

Adı Deniz Feneri e. V davasındaki iddialar nedeniyle sıkça gündeme gelen RTÜK Başkanı Zahid Akman, istifa kararı aldığı ancak CHP'li üyelerin baskısıyla istifa etmiş görüntüsü vermemek için bir süre daha bekleyeceği iddialarını ilişkin, "Hayır, istifa karar almadım. İstifa etmemi gerektirecek hiçbir şey yok. Olsa, her bürokrat gibi gereğini yapar ve istifa ederim. Onurlu her insanın yaptığı gibi görevimin başındayım" dedi.


RTÜK Başkanı Akman, NTV Ankara temsilcisi Murat Akgün'ün programına konuk olarak Deniz Feneri davasıyla gündeme gelen hakkındaki iddiaları yanıtladı. Akman, "İstifa kararı aldığınız ve CHP'li üyelerin baskısıyla istifanızı bekletiyormuşsunuz. Bu doğru mu?" şeklindeki soru üzerine, iddialar karşısında her insanın yaptığı gibi en doğru yanıtın görevde kalmak olacağını söyledi. Akman şunları söyledi:


"İddialar karşısında onurlu her insanın yaptığı gibi en doğru yanıt görevde kalmak olur. İstifa etmemi gerektirecek en ufak bir şey yok. Benimle ilgili gündeme getirilen iddialarla ilgili 11 tekzip kararı var. İnsanlar hakikaten ortada bir şey olduğunu düşünerek "Zahid Akman görevden çekilsin' diyorlar. Ben neyle suçlandığımı net olarak bilsem, çekilirim ama bana yapılan onursuzca bir saldırı var. Bütün suçlamalar medyada gerçekmiş gibi yorumlanıyor. Meclis Başkanımız "kenara çekilse iddiaları yanıtlasa' diye düşünmüş olabilirler, saygıyla karşılarım. Sayın Toptan ve sayın Bahçeli benimle konuştuktan sonra bu açıklamayı yapsalar daha iyi olurdu."


-"TİCARİ FAALİYETLERİM BİTMİŞTİ"


RTÜK Başkanı seçilmesinin ardından hiçbir ticari faaliyette bulunmadığını söyleyen Akman, "Benim RTÜK başkanlığına geldiğim dönem içinde ticari faaliyetlerimi sonlandırdığıma ilişkin beyanlarım var. Ben 50 yaşındayım, 25 yaşından itibaren ticari faaliyetim vardı. Birdenbire RTÜK üyeliği ve başkanlığım söz konusu olunca ticari şirketlerden ayrılmam gerekti. Şunu net iddia ediyorum. Ben 2005 yılında seçildiğimden sonra herhangi bir kararda ya da bir ticari faaliyette imzamı görsünler, ben gereğini yaparım. Ben 3 ay sürede çekildim diye düşünüyorum. Hisse devrini yapabilecek kişileri bulmam zaman aldı. RTÜK üyesi olarak görev aldıktan sonra ticari faaliyetlerde imzam yoktur" diye konuştu.


-"BİNANIZDAN KİRA GELİRİ ALMAK TİCARİ FAALİYET MİDİR?"


Akman, Kanal 7'nin Yönetim Kurulu Başkanı Zekeriya Karaman'la ortaklığı konusundaki iddiaları ise şöyle yanıtladı:


"Benim ne bir televizyon patronuyla ne bir başka kişiyle ticari faaliyetim yok. Benim iki ortaklığım var şu anda. İkisi de yatırım ortaklığıdır. Bir gayrimenkul alınmıştır. Gayrimenkul adına şirket faaliyeti vardır. Limited şirkettir. Bir kere "Zahid Akman ticari faaliyetleri gizledi, yalan söyledi' diye utanmadan bunu gazete manşetlerine çekenlere sözüm var. Ben etik açıdan bütün ticari faaliyetlerden çekildim. Üretim yapan, alım satım yapan şirkette ortaklığım yok. Bu ortaklıklar da çok önceden kurulmuş. Benim yalan söylediğimi iddia edenler bir belge çıkarsınlar ben ayrılırım. Böyle ahlakdışı iddia olmaz. Armada'da bir gayrimenkul ortaklığım var. Binanızdan kira geliri almak ticari bir faaliyet midir? Kira alıyor olmak ticari faaliyet midir? Bunu böyle yazıyorlar. Bu gayrimenkul yatırımı çocuklarımın geleceği. Almanya'da kooperatifte yöneticilik iddiasına gelince; ben Almanya'da yatırımlar söz konusu olunca oturma izni de aldım. Bir daire almam gerekliliği ortaya çıktı. Bu kooperatiften söz ettiler, üye oldum. Beni yönetim kuruluna aldılar. 2003'te üye oldum. 2005'e doğru da ayrıldım. Bir buçuk yıl yöneticiliğim var, doğru. Kılıçdaroğlu "Zahid Akman'ın önerisiyle insanlar üye oldular, dolandırıldılar' diyor. 2002'de üye olmuş onlar. Ben 2003'te üye oldum. Adam da "Zahid Akman yüzünden' diyor. Üye olma tarihleri benden önce. Avukatım bu iddialara bakıyor. Ben gidip Almanya'da tüm bunları inceleyeceğim. 4 yıllık dönemde Zahid Akman'ın RTÜK'te faaliyetleri var. Bu 4 yıllık dönemde Sayıştay denetledi, Meclis'e hesap veriyoruz. Bir satır söyleyebiliyorlar mı? Ben eskiden Kanal 7'de çalışıyordum. Temsilcilikler yaptım, bunlar arkadaşım, Birlikte olduğum insanlar, inkar etmiyorum. Ama ticari faaliyetim yok. Bir tek televizyoncu Zahid Akman'ın RTÜK döneminde televizyonlara ayrımcılık yaptı mı diye sorsunlar."


-"DAVA AÇACAĞIM"


Akman kendisi hakkındaki iddialara karşılık dava açacağını belirtti. Akman, "Bu iddiaları ortaya atanlarla ilgili dava açacağız. Benim aldığım 11 tekzip kararı var. Kılıçdaroğlu'na 6 tekzip kararı var. Hürriyet ile ilgili son bir haftada 2 tekzip kararı var. Bunlar yayınlanmıyor. Böyle ahlaksızlık olur mu? Bir insanın suçlu olduğu yargı kararı olmadan ilan edilemez. Bir medya terörü estiriliyor" diye konuştu.


Kendisine yönelik iddialarda bulunanlara seslenen Akman, sözlerini şöyle sürdürdü:


"Kılıçdaroğlu'na, Zafer Mutlu'ya, Ertuğrul Özkök'e ve Sedat Ergin'e sesleniyorum. Beni suçlayacak nitelikli belgeniz varsa hodri meydan diyorum. Yüreğiniz yetiyorsa istediğiniz TV kanalında bu iddialar için karşı karşıya geleceğim. Bir sorunuza cevap veremiyorsam ayrılacağım. İddialarınız doğru çıkmazsa aynı şeyi siz yapacak mısınız? "Deniz Feneri iddianamesinde adınız geçiyor' diyorlar. Mahkeme bitti, ne var ortada benimle ilgili. Bir insanın bir iddianamede adının geçmesi suçlanması mıdır? Baykal'ın da CHP'nin de Ergenekon iddianamesinde adı geçiyor. Benim kurul üyelerimin adı geçiyor. İddianamede adının geçmesi suçlu anlamına gelmiyor. Yalan söylüyor haksızlık ediyorlar. Ayrıca Almanya'ya girememe diye bir şey de yok. Haysiyetli bir yayın kuruluşu tekzip kararlarını yayınlar. Böyle medya etiği olur mu?"


Akman, kuryelik suçlamalarını ise "ahlaksızca bir iftira" olarak değerlendirdi. Akman, "Bir kişiye suçlu demek için araştırma iddianame ve hüküm olması lazım. Komiser Böhm bir sürü soruşturma yaptı ve dedi ki "Zahid Akman'ın Deniz Feneri e.V ile hiçbir alakası yoktur' dedi. Dedi mi demedi mi? Kılıçdaroğlu oradaydı. 6 gün boyunca davayı izledi. Neyle suçladılar kuryelikle. Kim söyledi bunu. İtirafçı sanık. Bu sanığın zaten suçlamadığı kimse yok. Bu kişi erken tahliye olmak için bunu yaptı. Ancak hakim sen bunları kendini kurtarmak için yaptın, söylediklerinin çoğuna da inanmıyorum dedi ve adamı tahliye etmedi. Kanal 7 televizyonu 1993 - 94 yılında kuruldu. Deniz Feneri Derneği kurulalı 8 sene oluyor. 8 sene önce kurulan bir dernekle, 94'te kurulan bir dernek nasıl finanse edilebilir ?" diye konuştu.


-"BENİM DAHA FAZLA KARASAL YAYINIM OLSUN DİYEN GRUBUN, BENİ İSTİFAYA ZORLAMASI ANLAMLI"


Hakkındaki suçlamaların yabancı istihbarat örgütlerinin faaliyetleri olabileceğini savunan Akman, şunları söyledi:


"Benim savunmamı dikkate almadan suçlu gösteriyor olmak ahlaksızlık. Niye? Birincisi RTÜK olarak 4 yıllık sürede bir takım hizmetler gerçekleştirdik. Önemli faaliyetler yaptık. Benim aklıma şu geliyor. Yabancı bir takım istihbarat örgütlerinin faaliyetleri gibi geliyor. Bu ülkenin çocuklarına gençlerine sahip olma çabamız birilerini rahatsız etti. Birçok insanın ticari faaliyetini engelliyoruz. Bazı kimselerin doymaz iştahları var. Bu insanları sınırladık çalışmalarımızla. Bir yayın tekeli oluşmasın diye bazı konularda derin araştırmalar yaptık. Karar aşamasına gelmişken iddiaları anlamlı buluyorum. Yani "benim yayın grubumun daha fazla karasal yayını olsun' diyen bir grubun beni istifaya zorlamasını anlamlı buluyorum. Niye ben onların isteklerini yerine getireyim. Zahid Akman'ın bütün faaliyetleri ortada. Sahte bir takım belgelerle, uzaktan kağıt göstererek "Zahid Akman istifa etsin' Niye etsin?"


-"BAŞBAKAN DESTEKLEDİ"


İddialara karşı ilk günlerde Başbakan Erdoğan'a bilgi verdiğini ve Erdoğan'ın da desteğini ifade ettiğini söyleyen Akman, "Görevimi sürdürmemi istedi. Devlet Bahçeli Bey ya da Meclis Başkanı, Deniz Baykal kabul ederlerse ben kendilerine bilgi vermeye de hazırım. Ama yalan haberlerle bir kurum başkanına "istifa et' demek olur mu? Benle ilgili karar getirsinler ben istifa edeceğim. Şerefli insanların şerefiyle oynamasınlar. Benim dokunulmazlığım yok. Savcılar var. Yargıya güveniyorum" dedi. (ANKA)


(AS/ZG)

Kaynak: ANKA