Kandilli'den "Deprem Kestirimleri" ile İlgili Açıklama

Son Güncelleme:

Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü'nden yapılan açıklamada, "Depremler son derece karmaşık bir doğal süreç sonucunda oluşur ve bugünkü bilgiler ışığında depremin oluş zamanının kestirimi konusunda güvenilir"...

Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü'nden yapılan açıklamada, "Depremler son derece karmaşık bir doğal süreç sonucunda oluşur ve bugünkü bilgiler ışığında depremin oluş zamanının kestirimi konusunda güvenilir bir tahmin yürütmek mümkün değildir" denildi.


Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü, medyada yer alan deprem kestirimleri ile ilgili haberler üzerine yazılı bir açıklama yaptı. Açıklamada, "Deprem konusu haklı nedenlerle toplumumuzda duyarlılık yaratmakta ve çeşitli kurum veya kişilerce bu yönde yapılan açıklamalar önemli etkilere yol açmaktadır. Enstitümüz'ün daha önce yaptığı açıklamalarda da belirtilmiş olduğu gibi, depremler son derece karmaşık bir doğal süreç sonucunda oluşur ve bugünkü bilgiler ışığında depremin oluş zamanının kestirimi konusunda güvenilir bir tahmin yürütmek mümkün değildir. Diğer deyişle, günümüzde bilim dünyasında depremler için genel kabul görmüş herhangi bir zaman kestirim yöntemi mevcut değildir. Buna karşın, depremin olacağı zamanla ilgili değişik tahminlerin yapıldığı ve bunların toplum ile paylaşıldığı gözlenmektedir. Bu tür tahminlerin bilimsel dayanakları da çoğu zaman yeterli açıklıkta belirtilmemektedir. Bilim etiği açısından, araştırıcıların ürettikleri sonuçları kamuoyu ile paylaşmaları olağan bir durum olsa da, bu tür sonuçların önceden bilimsel ortamlarda her açıdan tartışılmış olması ve bunların arasından


sadece bilimsel kabul


görenlerin kamuoyuna iletilmesi doğru


olan yoldur. Bilimsel dünyanın denetiminden geçmemiş veya tartışmalı yaklaşımların kesinlik kazanmış gibi sunulması doğru değildir" ifadeleri yer aldı.


"İSTANBUL'DAKİ DEPREMLERİN MUTLAKA EŞİT ZAMAN ARALIKLARINDA OLACAĞINI SÖYLEMEK MÜMKÜN DEĞİLDİR"


İstanbul'un tarihi boyunca birçok yıkıcı depreme maruz kaldığı belirtilen açıklamada, "Kenti 4. ve 19. yüzyıllar arasında 32 adet hasar yapıcı deprem etkilemiştir. Bu durum, ortalama her 50 yılda bir orta şiddette


bir


depreme


karşılık


gelmektedir. Yaklaşık her 300 yılda


bir


ise


İstanbul çok şiddetli (MSK şiddet ölçeğine göre IX) depremlere maruz kalmaktadır. Ancak buna bakarak gelecekte İstanbul'daki depremlerin mutlaka eşit zaman aralıklarında olacağını söylemek mümkün değildir. Nitekim, İstanbul'u etkileyen depremler 3.-6. ve 14.-17. yüzyıl periyotlarında yüksek, 7.-13. yüzyıl periyodunda ise düşük bir oluşum frekansı göstermektedir. Ana Marmara Fayı'ndaki deprem etkinliğinin en azından son birkaç milyon yıldır süregeldiğini göz önünde bulundurursak, sadece son 2000 yılda oluşan büyük depremlerden elde edilen ortalama yinelenme sürelerine dayanarak bir zaman kestirimi yapmanın tutarsız bir yaklaşım olacağı ve büyük hatalar içereceği ortaya çıkacaktır. Deprem


oluşumunun


olasılıksal


yöntemler


ile


incelenmesi


(yani


belirli


bir


bölgede, belirli


büyüklükteki


bir


depremin,


belirli


bir süre


içinde


meydana


gelme olasılığının hesaplanması)


bugün


için


kullanılan


tek


bilimsel


yaklaşımdır.


Sismisite


analizleri, küresel konum belirleme (GPS) yöntemi ile elde edilen yerdeğiştirmeler, paleosismoloji ve gerilme analizleri kullanılarak önümüzdeki şu kadar yıl içinde, şu bölgede, şu mertebede


bir


depremin olabileceği, ancak


belirli bir


olasılık değeri verilerek ifade edilebilir. Nitekim, benzer çalışmalar sonucunda Marmara Denizi'nde 7 veya daha büyük manyitüdlü bir depremin yıllık olma olasılığı %2 (otuz yıl içinde olma olasılığı %60) olarak elde edilmektedir. Dünyada benzer yüksek deprem ihtimalini paylaşan diğer iki kent Tokyo ve San Francisco'dur" denildi. Açıklama şu şekilde son buldu:


"Sonuç olarak, depremin oluş zamanının önceden tahmin edilmesinin olanaksız olduğu gerçeğinin toplumca benimsenmesi ve çeşitli kurum, kişi ve medya tarafından bu yönde yapılan açıklamaların da bu bilinçle değerlendirilmesinin en doğru yaklaşım olacağı açıktır." - İSTANBUL

Kaynak: İHA