Karanlık Bir Çağın Kapısını Mı Aralıyor?

Son Güncelleme:

"KUZGUNKARA"

Deli gibi dönüp duran bir roman Kuzgunkara. İnsanlığın tepesinde, bağıra çağıra dolaşıyor. Farklı dönemlerde yazılan altı mektubun seslerine dikkat. Hepsi edebiyatın köklerine zincirlerle bağlı, ama bugüne kadar okuduğunuz metinler gibi değil bunlar, romanı oluşturan bu mektuplar. Tamamı her gün raflarda rastladığınız romanların tersine, bu kökleri (zincirleri) kırmaya çalışıyor; yer yer Poe, Joyce, Proust gibi - artık çok büyük- isimlerin silahlarını, anlatı tekniklerinin kullanarak. Burada editörümüzün sesi biraz daha belirginleşsin:

Kurguda ve dilde öne sürdüğü, başta dağınık görünen, ama dikkatli bakıldığında çok iyi işlenmiş yeniliklerle, bizi önce anlamsızlığa terk etti. Ardından hızla içeri çekti. Editörün ve yazarının mektupları, bu yüzden romanın artık bir parçası oldu. En başta ilk okurlarına -editörlerine- çok çektiren bu roman, sizin de baş belanız olacak. Son yıllarda, anlatının zincirlerini kırmaya çalışan bir roman olarak başınızın üstünde dönüp duracak. Dönüp bir kez daha okuyacaksınız.
Bir kez daha. Bir daha!"dediği, İzmir'de felsefe öğretmeni olarak görev yapan Turan Dağlı' nın bu ilk romanını okumadan önce, belki de siz de şöyle bir durup.

"Bu zor romandaki şifrelere, oyun ve göndermelere, kendi içine katman katman kapanan çok kurgulu kafkaesk atmosfere gömülüp merkezdeki cevherden mi tatsam, yoksa şekerleme tadında bir şeyler atıştırıp günü mü kurtarsam?" diye düşüneceksiniz. Tercih size kalmış tabi, ama kurguyu düşününce, sizi zor bir görevin beklediğini söylemeliyim.

Kurgu (lar) zor, ama yazar, gerek dinamik dil ve üslubu, gerekse merak duygusunu sürekli diri tutan anlatım biçimiyle, okur için alternatif seçenekler de oluşturmuş. Kısacası"Kuzgunkara ve Bir Romanın Savunusu", kurgu dan tamamen bağımsız olarak, salt edebi lezzet için bile okunabilecek kadar zengin bir kitap. Eşler arasındaki çatışmadan, aşkın türlü hallerine, dindar-laik çatışmasından, en üst perdede modernizm eleştirisine kadar, farklı izleklerde okunabilecek bu romanı şiddetle tavsiye ediyorum. Şimdiden keyifli okumalar…

NOT: Kitabın arkasına konan ve eserin basım sürecinde, yazarın bir editörün romanıyla ilgili yazmış olduğu rapora verdiği cevap da oldukça dikkat çekici. Bu bölümün, edebiyatımızda yazar-yayıncı-editör ilişkisinin yeniden sorgulanması bağlamında iyi bir fırsat yarattığını düşünüyorum.

Kaynak: Bültenler