Kaydedilmesi Şartıyla 'Evet'

Son Güncelleme:

CHP Lideri Baykal, Başbakan Erdoğan'ın Görüşme İsteğini İçeren Mektubuna, 6 Sayfalık Mektupla 'Şartlı Evet' Cevabı Verdi.

CHP Lideri Baykal, Başbakan Erdoğan’ın görüşme isteğini içeren mektubuna, 6 sayfalık mektupla ‘şartlı evet’ cevabı verdi.


BAYKAL'IN CEVAP MEKTUBU/ WEB TV 


Baykal, görüşmenin Erdoğan’ın Orgeneral Büyükanıt’la yaptığı Dolmabahçe buluşmasına benzememesi için, “TV kameralarınca kaydedilmesini ve baş başa CHP Genel Merkezi’nde yapılmasını” istedi.


CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, Başbakan Tayyip Erdoğan’ın, ‘Demokratik Açılım’ konusunda görüşme isteğini içeren mektubuna, “Görüşmenin bir televizyon ekibi tarafından kayda geçirilmesi’ ve ‘Buluşmanın baş başa olarak CHP Genel Merkezi’nde gerçekleşmesi’ koşuluyla “Evet” dedi. Baykal, TBMM’de yaptığı açıklamada, kamera koşuluyla ilgili, Başbakan Erdoğan ile eski Genelkurmay Başkanı emekli Orgeneral Yaşar Büyükanıt arasında Dolmabahçe’de geçen ve gizli kalan görüşmeyi hatırlatarak, “Talebim, Dolmabahçe görüşmesine benzemesin, diyedir. Bu kayıtlar ister üç gün sonra yayımlanır, isterse çok daha sonra. Ben kendime güveniyorum. Kendine güvenen siyasetçi görüşmenin kayıt altına alınmasından rahatsız olmaz” diye konuştu. Baykal, mektubu gönderdiği andan itibaren Başbakan’la görüşmeye hazır olduğunu belirterek, “Ne zaman görüşmek isterse, sadece tarihi ve saati bir gün önceden söylemesi kaydıyla ben hazırım. Hatta saat 03.00’de görüşürüm derse, ona göre hazırlanırım” dedi. Baykal’ın dün öğle saatlerinde yazımını tamamladığı 6 sayfalık cevabi mektubu, Koruma Müdürü Mehmet Güleç Başbakanlık binasına götürerek teslim etti. Görüşmenin Erdoğan’ın Irak gezisi sonrasında yapılmasını daha uygun bulan Baykal, bu isteğini mektubunda, “Önümüzdeki bir hafta içinde, bir gün önceden bildirmeniz halinde” sözleriyle dile getirdi.


Görüşme haftaya


Hükümet Sözcüsü Cemil Çiçek, gazetecilerin sorusu üzerine, ”Önümüzdeki hafta içerisinde uygun bir günde, iki tarafın da gündemi, kendi meşguliyetleri dikkate alınarak bu görüşme gerçekleşebilir” dedi.


6 sayfalık mektup


BAYKAL’ın “Sayın Recep Tayyip Erdoğan/Başbakan” diye başladığı mektuptaki görüşleri özetle şöyle:


Açılım ayrıştırıcı


Açılım politikanızı, etnik ayrımcılığı teşvik eden, ayrıştırıcı, sakıncalı bir politika olarak değerlendiriyoruz. Çok önemli tutarsızlıklar, çelişkiler, belirsizlikler içeren, tehlikeli tuzaklar barındıran bu ‘Açılım Politikası’nda hiçbir şekilde sizinle birlikte olmayacağımız çok açıktır.


Gözyaşı propaganda


‘Anaların gözyaşını dindireceğiz, şehit cenazelerine son vereceğiz’ şeklinde ifade edilen bir temenni ve iyi niyet beyanlarına dayalı bir politika ile karşı karşıyayız. Aslında bu bir politika değil bir propagandadır. Çünkü hangi tedbirler alınacak, hangi çareler uygulanacak, hangi tavizler verilecek belli değildir. Önce ‘Kürt Açılımı’ diye başlanmış, daha sonra ‘Demokratik Açılım’ denilmiş, son olarak da ‘Milli Birlik Açılımı’nda karar kılınmıştır. Ne yazık ki, bu açılım politikası hızla ayrıştırıcı sonuçlar vermeye başlamış, politikanın adını, ‘Kürt Açılımı’ndan ‘Milli Birlik Açılımı’na değiştirmek de bu durumu örtmeye yetmemiştir.


2 aydır açıklamadı


Herhalde Sayın Cumhur-başkanı’nın ‘Artık şehit vermeden, kaynak ve enerji harcamadan, terör sorununu geride bırakmaya yarayacak yeni yöntemleri devreye sokma kapasitesine ulaştığımız’ yolundaki sözleri, bu açılım politikasının temel zihniyetini yansıtmaktadır. Hangi yöntemlerle ‘şehit vermeden, para ve enerji harcamadan’ bu amaca ulaşabileceğimizin iki aydır hâlâ açıklanmamış olması düşündürücü ve üzüntü vericidir. ‘Tarihi fırsat’ın ne olduğunu, ne zaman ve nasıl değerlendirileceğini bir an önce öğrenmek milletimizin hakkıdır.


PKK’ya yönelik


İmralı’dan gelecek yol haritası, mahçup bir merak ve gizlenemeyen bir resmi ilgi ile beklenmiştir. Onun için Anayasa değişikliği kapısının uzun dönemde açık olduğu ısrarla söylenmektedir. Böylece, silahlı terör örgütünün siyasi hedeflerinin müzakere masasında tutulmakta olduğu ifade edilmektedir. Bütün bunlar ‘Açılım Politikası’nın gerçek hedefinin, bölgede yaşayan Kürt kökenli vatandaşlarımızın temel sorunlarının çözümü olmadığı, milli ayrışma peşinde koşan terör örgütünün siyasal amaçlarına yönelik açılımla karşı karşıya olduğumuzu göstermektedir.


Öcalan’ın haritası


İmralı’dan gelen yol haritasının açıklanmasına bir türlü cesaret edilememiştir. Acaba evlatlarını teröre şehit veren insanların, terör örgütünün Türkiye’ye yönelik siyasi planlarından haberdar olmaya hakları yok mudur? Ne yazık ki, terör örgütünün ve ona destek veren odakların ayrıştırmacı siyasi taleplerini karşılamaya çalışan bu siyasal açılım süreci daha şimdiden terör örgütünün itibarını artırmış, bölgedeki meşruiyetini ve etkinliğini giderek yükseltmiştir.


Kürtlerin huzuru


Açılım politikasının açmazı budur. Milleti ayrıştırmaya yönelik politikalarla terör örgütünü tatmin etmeye çalışırsınız ama milletin ayrıştırılmasına yönelik hiçbir talebi olmayan milyonlarca Kürt kökenli vatandaşımızın huzurunu bozarsınız, onları tedirgin edersiniz. Ayrıca terör örgütünü muhatap aldığınız, onun siyasi görüşlerinin peşine takıldığınız için bölge halkının gözünde onu otorite haline getirirsiniz.


Kamu fabrikaları


Devletin bölgeye yönelik ekonomi politikası değişmelidir. Devlet eliyle zarar edecek olsa da fabrikaların, işyerlerinin açılması ertelenemez bir zorunluluktur. Büyük bir eğitim projesi de hazırlanmalı.


TV kamerası koşulu


Sizinle CHP Genel Merkezi’nde, baş başa, ikili bir görüşme yapmaya hazırım. Yaşanacak gelişmeler açısından belki de bu değerlendirmelerimiz tarihi bir belge niteliğini de taşıyabilecektir. Toplumumuzun bu önemli konusunu kendi aramızda, kapalı kapılar arkasında ele almak ile yetinmemeliyiz. Ne zaman ve nerede yayınlanacağına birlikte karar vermek üzere, görüşmemizin bir televizyon ekibi tarafından kayda geçirilmesinin yararlı olacağını sizin de takdir edeceğinizi umuyorum. Önümüzdeki bir hafta içinde, bir gün önceden bildirmeniz halinde, uygun göreceğiniz herhangi bir saatte CHP Genel Merkezi’nde sizi ağırlamaktan mutluluk duyacağım.

Kaynak: DHA