Kesk: Fişleme İddiaları Açıklığa Kavuşturulmalı, Sorumlular Hesap Vermelidir
Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK), kamuda çalışanlar hakkında ve kamuda çalışmak üzere KPSS'yi kazanıp sözlü sınava girenler arasından seçileceklerin belirlenmesinde esas alınmak üzere hazırlandığı söylenen fişleme iddialarına ilişkin açıklama yaptı.
Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK), kamuda çalışanlar hakkında ve kamuda çalışmak üzere KPSS'yi kazanıp sözlü sınava girenler arasından seçileceklerin belirlenmesinde esas alınmak üzere hazırlandığı söylenen fişleme iddialarına ilişkin açıklama yaptı. Açıklamada, basında çıkan fişleme iddialarına karşı hükümetin sessizliğini korumasının manidar olduğunu belirterek, "İçişleri Bakanı'nın iddialar için "dedikodu' diyerek geçiştirmesi ise konunun ciddiyetine ters, hukuksuzluğu ve örgütlü suç durumunu gizleme telaşını düşündürtmektedir" denildi.
"Hükümetin kadrolaşmak için her tür yol ve yöntemi devreye soktuğu da bilinmektedir" denilen açıklamada, "Fişleme olayı bu açıdan bakıldığında malumun ilanıdır. AKP iktidara geldiği günden bu yana sayısız yargı kararına rağmen ısrarla kuralsız, kayıtsız ve keyfi sözlü sınav yönteminde ısrar etmiştir. Çünkü bu şekilde kendisine yakın kişileri seçmeyi garantilemek istemektedir. Nitekim yazılı sınavlarda defalarca başarılı olanların hükümete yakın olmadıkları nedeniyle sözlü sınavlarda elendiklerine dair sayısız iddia ve örnek vardır" ifadeleri kullanıldı.
-"FİŞLEMEYE DAİR İDDİALARI AÇIKLIĞA KAVUŞTURMALIDIR"-
Fişleme iddiaları doğruysa kimlerin kamuda çalışacağı, kimlerin kesinlikle çalıştırılmayacağı önceden belirlenmiş durumda olduğu belirtilen açıklamada şunlar kaydedildi:
"Eğer iddialar doğruysa "hamili yakınımdır' yönteminden "kırmızı-mavi-yeşil güçler' gibi ancak faşist yönetimlerde uygulanabilen bir fişleme yöntemine geçiş yapılmıştır. Bu yöntemin Hitler döneminde insanların elbiselerine yapıştırılan simgelerden öz ve zihniyet olarak çok da farklı olmadığı açıktır. Bu nedenle, hükümet işlediği suçlardan dolayı yargılanma ihtimaline karşı yargıyı tümüyle kontrolüne alma, toplumsal muhalefeti bastırmak için internet ortamı da dahil her tür farklı düşünceyi susturma, engelleme çalışmalarından vazgeçmeli, fişlemeye dair iddiaları açıklığa kavuşturmalıdır. Fişlemeye de yansıyan kişileri etik kimliğine, inancına, yaşam biçimine, siyasi görüşüne göre ötekileştirme ve düşman görme zihniyetinden vazgeçilmelidir. Objektif, tarafsız ve bilimsel kurumlarca hazırlanan yazılı sınavlar yerine sözlü sınavların esas alınması uygulamasından ve sınır tanımaz kadrolaşma politikasından vazgeçmelidir. Demokratik hukuk devleti normları çerçevesinde her yurttaşın temel hak ve özgürlükleri güvence altına alınmalıdır. Fişleme iddiaları açıklığa kavuşturulmalı, sorumlular hesap vermelidir."