Kılıçdaroğlu : Parlamentoda Tarih Yazdık
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, AK Partili 4 kadın milletvekilinin başörtüleriyle geldiği TBMM Genel Kurulu'yla ilgili "Bu hafta parlamentoda gerçekten bir tarih yazdık."
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, AK Partili 4 kadın milletvekilinin başörtüleriyle geldiği TBMM Genel Kurulu'yla ilgili "Bu hafta parlamentoda gerçekten bir tarih yazdık. Biz çok önemli bir gerçeği Türkiye'nin gündeminden sildik, aldık. Artık hiç kimse türban üzerinden mağduriyet edebiyatı yapamayacak, onu ellerinden aldık. Hazırlıklarını ona göre yapmışlardı, saldırılarını da ona göre hazırlamışlardı, tam bir bozguna uğradılar" dedi.
CHP Parti Meclisi (PM) Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu başkanlığında Genel Merkez'de toplandı. Kılıçdaroğlu, toplantının açılışında yaptığı konuşmada sözlerine, "Bu Parti Meclisi'nin Türkiye'nin demokratikleşme hamlesinde önemli açılımlar gerçekleştireceğine inanıyorum" diyerek başladı. Kılıçdaroğlu, konuşmasında 6. ölüm yıldönümünde CHP'nin eski Genel Başkanlarından Erdal İnönü'yü de anarken, "İnönü soyadı gibi ağır bir yükü taşıyordu, o yükün hakkını verdi. Hiçbir zaman siyasette ikircikli bir tavır sergilemedi. Güvendiği şeylerin arkasından gitti. Yasaklara karşı direndi, darbelere karşı direndi. Siyasete atılacaktı, 12 Eylül Ona yasak getirdi, direndi" diye konuştu. Bu nedenle CHP'nin her yönüyle eleştirilebileceğini ancak demokrasi konusunda eleştiri kabul edemeyeceklerini ifade eden Kılıçdaroğlu, şunları söyledi:
"Demokrasi için bu kadar bedel ödeyen, milletvekilleri tutuklanan başka bir siyasi parti yoktur. Demokrasi konusunda bu kadar ağır bedeller ödeyen bir partiye "Demokrasiyi getirmediniz' demek en hafif deyimiyle tarihi bilmemek demektir. Demokrasi konusunda gövdemizi taşın altına koyan bir partiyiz. Özgürlükler konusunda bizim yaptığımız çabayı kimse yapmamıştır. Bu ülkede demokrasiden söz ediliyorsa, herkes dönüp tarihe baksın. Biz yolunu bulanların partisi değiliz, dün kurulup bugün ahkam kesen bir parti değiliz. Bütün söylemleriyle Türkiye'yi çağdaş uygarlığa taşıyan partiyiz. 90 yıllık geleneğinde demokrasi savaşını veren partiyiz."
-"HERKES HADDİNİ, YERİNİ BİLECEK"-
CHP'li olmanın kolay olamadığını, CHP'li olmanın demokrasi ve özgürlük konusunda bedel ödemeye hazır olmak demek anlamına geldiğini belirten Kılıçdaroğlu, "Biz çok partili yaşamı getirdik ama bu ülkeye sosyal demokrasiyi de getirdik. Onun için de bedel ödedik. Solun halktan yana, yoksuldan, ahlaktan yana bir politika olduğunu anlatmak zorunda kaldık, en ağır eleştirilere karşın anlatmak zorunda kaldık. Geldiğimiz noktada, o kadar öykündü ki bir diktatör, "Biz de Sosyalist Enternasyonel'den teklif aldık, bizi de oraya kabul edecekler, CHP'yi çıkaracaklar' diye Daha düne kadar bize en ağır eleştirileri yapan kişi, bu kişiydi. Herkes haddini ve yerini bilecek. CHP ile oturup konuşacaksınız adam gibi konuşacaksınız. Ülkenin tarihini bileceksiniz, dünya tarihini, dünyanın dengelerini bileceksiniz, Ortadoğu'yu bileceksiniz" diye konuştu.
-"CAMİ AVLUSUNDA MİTİNG YAPAN ADAMIN BU ÜLKEYE HAYRI OLMAZ"-
CHP'nin demokrasiden ve özgürlüklerden asla ödün vermediğini, CHP'nin kimsenin etnik kimliğiyle uğraşmadığını vurgulayan Kılıçdaroğlu, "CHP, "herkesin kimliği kendi şerefidir' diyen tek partidir. Etnik kimlik üzerinden siyaseti 19. yüzyıl siyaseti olarak, çağdı bir siyaset olarak görürüz" dedi. İkinci temel noktasının ise CHP'nin inanç üzerinde siyaset yapmaması olduğunu belirten Kılıçdaroğlu şöyle devam etti:
"Herkesin inancına saygılıyız, Diyanet İşleri Başkanlığı'nı, İmam Hatipleri, İlahiyat Fakülteleri biz kurduk ama çıkıp meydanlarda bunun siyasetini yapmadık. Bunu yapmayanlar, dini siyasete alet ettiler. Bütün yurttaşlarıma söylüyorum; dini siyasete alet eden insanlara güvenmeyiniz, onlar sizin en temiz inançlarını sömürüyorlar. Cami avlusunda miting yapan adamın bu ülkeye hayrı olmaz. Cami avlusunda siyaset yapacaksın, din, iman edebiyatı yapacaksın, dünyanın en zengin başbakanlarından biri olacaksın ve hesabını vermeyeceksin. Kendisine, bu diktatöre defalarca söyledim; çık milletin önüne de ki "Ben kul hakkı yemedim arkadaş'. Diyemiyor ama biz deriz. Bizim bu millete veremeyecek hesabımız yoktur. Cam gibi tertemiziz biz, bir taraftan bakarsanız, öbür tarafı görülür. Biz karanlık dünyaların insanları değiliz ama karanlık dünyanın insanları bu ülkeyi yönetiyor.
Demokrasiye o kadar sahip çıktık ki hiçbir siyasal idama "evet' demedik, darbeye "evet' demedik ama sanki biz darbeciyiz, siyasal idamları alkışladık, onlar karşı. Yok böyle bir şey. Tarihin belleği ortada duruyor. Bir gün bu ülkede namuslu aydınlar ellerini vicdanlarına koyup bu gerçeği halkın önlerine koyacaktır. (İsmet) İnönü'nün de dediği gibi, biz namussuzlar kadar cesur olmak zorundayız."
-"EZBERLERİ BOZULDU"-
Kılıçdaroğlu, AK Partili 4 kadın milletvekilinin başörtüleriyle geldiği TBMM Genel Kuruluyla ilgili ise şöyle konuştu:
"Bu hafta parlamentoda gerçekten tarih bir yazdık. AKP'liler hazırlanmışlardı. Onların medyaları, kalemşörleri hazırlanmış, kıta kıta bekliyorlar; CHP'ye saldıracaklar, CHP'yi püskürtecekler, CHP'lileri ezecekler. Bütün bunların hazırlıklarını yapmışlar, demeçler veriyorlardı. CHP kendisine yakışan tavrıyla parlamentoda yerini aldı, konuşmalarını yaptı. Şu gerçek ortaya çıktı, biz CHP olarak kadının bedeni üzerinden, kadının giysisi üzerinden siyaset yapmayı doğru bulmuyoruz. Düne kadar hem kadının bedeni üzerinden, hem kadının giyimi üzerinden siyaset yaptılar. Utanmadan dönüp CHP'yi suçladılar. Biz kadın-erkek eşitliğine inanan bir partiyiz, kadına seçme seçilme hakkını getiren partiyiz, kadının siyasette daha fazla rol almasını isteyen bir partiyiz. Biz kadınların daha fazla okumalarını, toplumsal yaşamda çok daha fazla yer almalarını isteyen bir siyasi partiyiz. Temel amacımız budur, bunun için biz mücadele ettik. Biz çok önemli bir gerçeği Türkiye'nin gündeminden sildik, aldık. Artık hiç kimse türban üzerinden mağduriyet edebiyatı yapamayacak, onu ellerinden aldık. Hazırlıklarını ona göre yapmışlardı, saldırılarını da ona göre hazırlamışlardı, tam bir bozguna uğradılar."
Kılıçdaroğlu, Genel Kurul'da konuşan CHP Grup Başkanvekili Muharrem İnce ile Genel Başkan Yardımcısı Şafak Pavey'e de teşekkür ederken, "Özellikle Sayın Pavey'in konuşması o kadar etkili oldu ki o çevrelerde, alkışlamaları gerekirken saldırmaya başladılar. Neden saldırıyorsunuz, çünkü bunu beklemiyorlardı, ezberleri bozuldu" diye konuştu.