Mahşerin 4 Atlısı

Son Güncelleme:

Kuyt, Sow, Webo ve Emenike bu sezon Fenerbahçe’nin gol yükünü çekmekle kalmıyor, rakiplerin de başını oldukça ağrıtıyor.

Transferleri hazır bir kadroyu eline alan Ersun Yanal, Aykut Kocaman'ın seçtiği oyuncuları kendi oyun planına oturtmak zorundaydı. Dizilişte ufak tefek değişiklikler olsa da felsefe olarak iki teknik adam arasında fark vardı. Buna karşın Fenerbahçe'nin kadro derinliği her iki hocanın da isteklerini karşılayabilecek kapasitede ve kalitede.


Sarı-lacivertlilerde transfer önceki senelere göre çok daha erken bitti. Emenike haricinde kamp başlamadan tüm transferler yapılmıştı. Ersun Yanal kadroda değişiklik yapmak yerine (ki başka çaresinin olduğunu da söylemek zor) eldekilerden istediği verimi almanın yollarını aradı. Geçtiğimiz sezon Alex sonrası yapılanan 4-3-3 sisteminde Aykut Kocaman kontrollü bir futbol sergilerken, Ersun Yanal daha cesur bir futbol ortaya koyma yoluna gitti. Zaten bildiğimiz Yanal göze hoş gelen, bol gol atan futbol oynama taraftarı. Fenerbahçe'de de aynı bildiğini yaptı.


Sow, Kuyt ve Webo geçtiğimiz sezon takımın hücum hattını oluşturuyordu. Yedekte verim alınamayan Semih yerine bu sezon Emenike transfer edildi. Kocaman'ın Niang ve Bienvenu transferlerinden de bildiğimiz üzere istediği eldeki forvetlerin çok amaçlı kullanımını istemesi. Kuyt hem santrafor hem de kanat forvet oyununu bilen biri. Sow, Kocaman'la birlikte başladığı sol forvet rolünü Ersun Yanal ile de devam ettiriyor. Santrafor Emenike ise güçlü fiziği ve öldürücü driplingleriyle kanat forvet oynamayı öğrenme aşamasında. Webo ise Türkiye'de en geçerli santrafor tipi olan sırtı kaleye dönük, ayağında top tutabilen, mücadeleci santrafor.


Kocaman'ın statik oyununda Webo'nun rolü oldukça fazlaydı. Yanal'ın dinamik sisteminde ise Webo'nun rolü daha hafif. Emenike her ne kadar güçlü ve mücadeleci olsa da Webo'nun sırtı dönük oyununda sergilediği performansı sergileyemiyor. Kaldı ki zaten Ersun Yanal'ın da daha ileride ve kanat bekleri de orta sahaya çıkaran oyununda Webo'dan çok Emenike'den daha fazla verim alınabiliyor. Yanal'ın ilk etaptaki sorunu elindeki 4 isimden en iyisini nasıl alacağıydı.


Şampiyonlar Ligi'nde oynanan 4 maçı bir kenara koyarsak Yanal ligdeki ilk iki maçına Kuyt-Emenike-Sow üçlüsüyle çıktı. Çeşitli nedenlerden zaman zaman Sow'un zaman zaman da Emenike'nin bekleneni verememesi sorun teşkil etse de iki oyuncuya da karşı takınılan tatlı sert tutum meyvelerini verdi. Hali hazırda Webo ve Kuyt zaten her zaman istikrarını koruyan oyunculardı.

Tablodaki dakika başına gol sayısını doğru okumak gerek. Öncelikle Yanal'ın en büyük değeri Kuyt. Hollandalı'dan kesinlikle vazgeçilmiyor. Emenike-Webo-Sow üçlüsü iki maçta toplam 35 dakika süre aldı. Bir kez bile olsun üç Afrikalı denenmemiş. Yanal'ın böyle bir düşüncesinin olmadığı kesin. Kuyt'ın sahada olduğu oyunlara baktığımızda ise en çok süreyi Kuyt-Emenike-Sow almış durumda. Son 9 karşılaşmanın 7'sine de bu üçlü ile başlandığını hatırlatalım. Yanal verim alabileceğini düşündüğü her maça bu üçlü ile çıkmaya gayret etti.


Kuyt, Sow ve Emenike'nin verdiği verimin en ölçülebilir olduğu maç Beşiktaş'a karşı olandı. İkinci yarıda 25 dakika 10 kişi oynamasına rağmen rakibine nefes aldırmayan Fenerbahçe'nin en önemli özelliği Beşiktaş defansına bu üçlü ile yaptığı baskıydı. Topu bir türlü savunmadan doğru şekilde çıkaramayan siyah-beyazlılar, orta sahada meşin yuvarlağa hakim olamadı ve oyunun kontrolü tamamen Fenerbahçe'nin eline geçti.


Sarı-lacivertlilerin 4 forveti de kendine has özelliklere sahip. Kuyt savaşçı, oyun bilgisi yüksek ve dirençli. Emenike savaşçı, driplingleri öldürücü ve güçlü. Sow golü koklayan, pozisyon alan ve bitiriciliği son derecek yüksek. Webo ise hepsinden biraz olan ve topu ayağında tutup pozisyon hazırlayabilen türde bir oyuncu. Aynı zamanda profesyonel, stepne, kurtarıcı, nöbetçi golcü… Bu dörtlünün birbirine olan uyumlarının da her geçen ün arttığını düşünürsek ikinci yarı daha bir keyif vermesi olası.

Kaynak: TotemSpor.Com