Makroevrim: Damlaya Damlaya Göl Olur!
Günümüzde evrim, giderek artan sayıda insan tarafından kabul edilmekterdir.
Günümüzde evrim, giderek artan sayıda insan tarafından kabul edilmekterdir. Çünkü evrimin, gerici bilim düşmanları tarafından halk arasına saçılan yalanların iddia ettiği gibi "insan-maymun ilişkisi"nden veya "tesadüf"ten ibaret olmadığı, giderek artan sayıda kişi tarafından bilinmekte ve anlaşılmaktadır. Fakat bu kişilerin gerçekliğini kabul ettikleri evrimin, büyük oranda "tür içi değişimler" ile ilgili olan mikroevrim olduğu görülmektedir. Halen birçok insan, bir türün tamamen farklı bir türe nasıl evrimleşebileceğini anlayamamaktadır. Bunun en büyük sebebi, günümüzdeki iki türün (mesela bir kurbağa ile bir atın) birbirine dönüştüğü bir senaryonun hayal ediliyor olmasıdır. Halbuki mikroevrimi, yani aynı türün popülasyonlarının nesiller içerisinde geçirdikleri evrimsel değişimleri anlayan biri için; makroevrimi, yani bir türün bir diğer türe evrimini anlaması çok kolaydır. Çünkü insan atalarımız, bunu çok net bir atasözü ile özetlemişlerdir: Damlaya damlaya göl olur. Mikroevrim, uzun vadede birikerek makroevrimi yaratır. Göl, birdenbire göl olmaz; birçok ara basamaktan (su birikintisi, gölet, vs.) geçerek göl olur. Makroevrimsel değişimler de, birdenbire bambaşka bir tür yaratmaz; birçok ara basamaktan ("ara türlerden") geçilerek yeni bir tür evrimleşir. Geniş bir çukur içerisine yeterince uzun süre boyunca yağan damlaların göl oluşturmaması imkansızdır; damlalar bir süre sonra mutlaka bir göl yaratacaktır. Yeterince uzun bir süre boyunca devam eden mikroevrimin türleri atasal özelliklerinden uzaklaştırmaması imkansızdır; mikroevrim, bir süre sonra mutlaka makroevrim yaratacaktır.