MHP TBMM Grup Toplantısı...(2)

Son Güncelleme:

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, şayet MİT'in terör örgütü ile ilişkisine dair iddialar doğru ise, bunların Başbakan'ın izni ve müdahalesi olmadan gerçekleşmesinin mümkün olmadığını belirterek, "Şayet MİT'le ilgili hususlar doğru ise, AKP, Türk"...

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, şayet MİT'in terör örgütü ile ilişkisine dair iddialar doğru ise, bunların Başbakan'ın izni ve müdahalesi olmadan gerçekleşmesinin mümkün olmadığını belirterek, "Şayet MİT'le ilgili hususlar doğru ise, AKP, Türk tarihinin en büyük kalleşliğini aziz milletimize reva görmüş demektir ve bu tarifi olmayan sadakatsizlik bir mühür gibi iktidar kadrolarının alnına vurulacaktır" dedi.


Bahçeli, partisinin Meclis grup toplantısında MİT Müsteşarı'nın ifadeye çağrılmasıyla başlayan sürece ilişkin açıklamalarda bulundu. Asıl üzerinde durulması gereken konunun 'MİT görevlilerinin neden ve niçin şüpheli zannıyla ifadeye çağrıldığı konusu' olduğuna vurgu yapan Bahçeli, medyada yer bulan iddiaların hiçbir şekilde kabul edilebilir ve geçiştirilebilir yanı olmadığını söyledi. Bunların arasında "Kanlı terörün uzantısı olan KCK yapılanması MİT'in gözetimi ve denetimi eşliğinde tamamlanmıştır. MİT


heyeti, istihbarat toplama ve bilgi edinme görevinin haricinde, örgütün yönetilmesine aracılık etmiş ve yönlendirmiştir" gibi iddiaların bulunduğunu söyleyen Bahçeli, şayet bu iddialar doğruysa ve gerçekten de bu rezaletler vuku bulmuşsa, bunların Başbakan'ın izni ve müdahalesi olmadan gerçekleşmesinin imkan dahilinde olmayacağını iddia ederek, "Oslo'da PKK'yla yürütülen pazarlıkları önce inkar eden, ardından kabullenmek durumunda kalan Başbakan, anlaşıldığı kadarıyla MİT'i bölünmenin vasıtası ve tetik


çeken eli olarak kullanmıştır" dedi.


Suç örgütlerinin içten çökertilmesi amacıyla sızma ve intikal çalışmalarının yapılabileceğini belirten Bahçeli, "Ancak illegal oluşumlara nüfuz etmek bir şeydir, suçlarına ortak olmak ise başka bir şeydir. ve bunlar kesinlikle birbirlerine karıştırılmamalıdır. Öyle ki terör örgütünün hain eylemlerine teşrifatçılık yapmak, sessiz kalmak ve hatta kolaylaştırmak istihbarat mantığının neresinde vardır ve hangi veçhesinde bulunmaktadır? PKK'nın devlet tarafından kurulduğunu iddia eden izansızlar, bu iftirayı


son zamanlarda sıklıkla dile getiren haysiyet fukaraları, acaba KCK'nın AKP'yle temas ve bağını örtmek için bu şeref yoksunu ifadelere mi başvurmuşlardır?" diye konuştu.


CUMHURBAŞKANI GÜL'E, 'BÜYÜK RESİM' YANITI


Bahçeli, 'Büyük resim meraklısı' Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün, 'Olağanüstü dönemden geçiyoruz, yaşananlar talihsizlik, kurumlar arası çatışmadan kaçınmak lazım' sözleriyle neyi kast ettiği ve neleri ima ettiğini de sorarak, "Sınırları kanunla çizilmemiş bir görevi, devletin kurumlarına vermek midir talihsizlik? PKK'ya teslim olunması, devletin yere serilmesi midir talihsiz olarak görülen? Uludere hadisesinde yanlış istihbarat verdiği iddia edilerek hedefe oturtulan, iç çekişmeler yaşadığı sık sık


gündeme getirilen ve görev tanımı dışına çıkarılarak özel işlerde kullanılan bir kurumun düştüğü içler acısı hal midir talihsiz olan?" dedi.


Bahçeli, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'e, "Biz büyük resme bakıyoruz ve orada; emniyet ile yargının bir yanda, hükümetle MİT'in diğer yanda olmasını ve devletin kanama geçirdiğini görüyoruz. Demokratik Toplum Kongresi'nin, KCK'nın, sözde barış konseyi zırvalarının, demokratik özerkliğin ve dört parçalı Kürdistan soysuzluğunun taraflarını fark ediyoruz. AKP'nin 9 yıllık iktidar döneminde devletin her kurumunu itibarsızlaştıranların, etkisizleştirenlerin ve içini boşaltanların şimdi de MİT'i liste başı


yaparak kollarını sıvadıklarına şahit oluyoruz" ifadeleriyle seslendi.


"TÜRK MİLLETİ İHANET KUŞATMASI ALTINA ALINMIŞ..."


"Israrla üzerinde duruyorum ki, şayet MİT'le ilgili hususlar doğru ise, AKP, Türk tarihinin en büyük kalleşliğini aziz milletimize reva görmüş demektir ve bu tarifi olmayan sadakatsizlik bir mühür gibi iktidar kadrolarının alnına vurulacaktır" diyen Bahçeli, hukuk, demokrasi, özgürlük, güvenlik algısı ve kabullerinin AK Parti'yle birlikte yerle bir olduğunu söyledi.


Zaman ayarlı bölücülük bombasının Başbakanlıktaki butonuna basıldığını ve geri sayımın başladığını iddia eden Bahçeli, "AKP, iktidar direksiyonunda önüne bakmaktan ziyade, aklı patlayan lastiğine takılmış; geçiş güzergahındaki tümsekleri, kasisleri fark edemeyecek bir ufuksuzluğun içine hapsolmuştur. Düşünebiliyor musunuz, Türkiye Cumhuriyeti'nin güvenliğinden sorumlu bir kurum, medyaya yansıyan haliyle söyleyecek olursak, AKP'nin telkin ve talimatlarıyla çirkinliklere ve iğrençliklere sapmış ve açıkça


düşmanla işbirliğine girmiştir. Bu kabul edilemez iddialar şunu göstermektedir: Türkiye'nin bölünmesi, üniter yapının çökmesi ve bin yıllık kardeşlik hukukunun iflası için AKP hainlerle masaya oturmuş ve savaş mağlubu gibi her dayatmaya boyun eğmiştir. İş öyle bir noktaya ulaşmıştır ki, güvenlik görevlilerimizi şehit eden, şehirlerimizi canlı bombalarla kuşatan, varlığımıza, hayat hakkımıza göz diken alçaklarla karşılıklı protokoller bile hazırlanmış ve imza aşamasına getirilmiştir."


Bahçeli, ifşa edilen AKP-PKK mutabakatının içeriğinde; 'Türkiyeliliği esas alan demokratik ulus temelinde yeni bir anayasa hazırlanması, demokratik özerklik fitnesinin hayata geçirilmesi, Kürt kimliğinin yeni anayasada ifade bulması ve tanınması, Kürtçenin ikinci resmi dil olarak kabul edilmesi ve İmralı canisinin ilk aşamada ev hapsine alınması, sonra da özgürlüğüne kavuşarak siyasete dahil edilmesi'nin yer aldıire mi başvurmuşlardır?" diyğını öne sürdü.


Bu karanlık resmin tek bir tanımı olduğunu belirten Bahçeli, "O da Türk milleti ihanet kuşatması altına alınmış ve milli kabulleri birer birer idam mangasının önüne dizilmiştir. PKK-KCK-BDP-AKP el ele vererek aynı karede buluşmuş ve aynı hıyanetin ortakları haline gelmişlerdir" dedi. - ANKARA

Kaynak: İHA