Milletvekili Tunç Tahliyelerin Sorumlusu Yargıtay’dır
Kamuoyunda Tepki Uyandıran Tahliye Kararlarından AK Parti'yi Sorumlu İmiş Gibi Göstererek Siyasi Rant Çabası İçerisinde Olunduğunu Belirtti.
AK Parti Bartın Milletvekili ve TBMM Adalet Komisyonu Üyesi Av. Yılmaz Tunç, CHP Bartın Milletvekili M. Rıza Yalçınkaya'nın kamuoyunda tartışılan tahliyelerle ilgili olarak "tahliyelerin sorumlusu Adalet Bakanlığıdır" şeklindeki beyanlarına verdiği cevapta; "tahliyelerin sorumluluğunu ak parti'ye yüklemek isteyen çevrelerin konuyu çarpıtmak istediğini, kamuoyunda tepki uyandıran tahliye kararlarından ak parti'yi sorumlu imiş gibi göstererek siyasi rant çabası içerisinde olunduğunu belirterek; "tahliyelerde ki tüm sorumluluk yargıtay'ındır" dedi.
TBMM yürürlük tarihini iki kez uzattığı halde Yargıtay üzerine düşeni yapmadı
Tutukluluk süresinin uzamasının insan hakları ihlâline yol açması nedeniyle 2004 yılında yapılan kanun değişikliğiyle tutukluluk sürelerine sınırlama getirildiğini ve bu düzenlemeye muhalefetin de destek verdiğini belirten Milletvekili Tunç, 2005 yılına kadar yürürlükte olan eski Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'na göre alt sınırı 7 yılı geçen suçlarda tutuklama süresinin üst sınırının bulunmadığını, 1 Haziran 2005 tarihinde yürürlüğe giren yeni Ceza Muhakemesi Kanunu'yla tutuklama süresine sınırlama getirildiğini, ancak, devam eden davalarda sorun yaşanmaması için Ceza Muhakemesi Kanunu'nun tutuklama sürelerini düzenleyen 102. maddesinin ilgili bölümünün yürürlüğe girme tarihinin önce 1 Nisan 2008'e ertelendiğini daha sonra da bu tarihin 31 Aralık 2010'a uzatıldığını, TBMM, sanıkları tutuklu bulunan davaların sonuçlandırılması için 5 yılı aşkın bir süre öngörmüş olmasına rağmen özellikle yüksek yargıdaki gecikme nedeniyle, kamuoyunun vicdanını rahatsız eden tahliyelere yol açtığını söyledi.
Geçmişte "Rahşan Affına" imza atarak vicdanları sızlatanların, konuyu Af gibi göstermeleri yanlış
Tutuklama süreleri ile ilgili ortaya çıkan bu durumu sanki bir Af getirilmiş gibi yansıtmak isteyenlerin bulunduğunu, 2001 yılında iktidarda olanların "Rahşan affı" olarak nitelendirilen bir affa imza attıklarını konunun özellikle muhalefet tarafından sanki böyle bir durum varmış izlenimini uyandırmak istediklerini belirterek; "bu bir Af değildir, yargılama devam etmektedir, şüpheliler hakkında adli kontrol tedbirleri alınmakta, yurtdışı çıkış yasağı uygulanmaktadır, Yargı, özellikle kamuoyunun vicdanını rahatsız eden dosyalarla ilgili olarak bir an önce karar verebilir, ve tutukluluk ile ilgili bu tartışmaları da sonuçlandırabilir" dedi.
Yargıtay İstediği Dosyaları öne alıp karar veriştir, tartışılan dosyalarla ilgili de karar vermesinde bir engel yoktur
Yargıtay'ın istediği davaları çabuk sonuçlandırdığını belirten Milletvekili Tunç, Erzincan Cumhuriyet Başsavcısı Cihaner ile ilgili davayı, Mehmet Haberal ile ilgili Hakimlere karşı açılan tazminat davalarını nasıl öne alıp hemen sonuçlandırmışlarsa Hizbullah davasını da sonuçlandırabilirler, çünkü yerel mahkeme mahkumiyet kararı vereli yıllar olmuştur, tahliye kararı için toplanabilen ilgili daire karar için de toplanabilir, Yargıtay'ın 6. Ceza Dairesi tutuklu dosyaları öne alarak, böyle bir sorunla karşılaşmamış, 9. Ceza Dairesi ise kamuoyunun vicdanını rahatsız eden böyle bir soruna yol açmıştır.
AK Parti hükümeti Yargının hızlı işlemesi için gereken adımları atmıştır
Yargının hızlı işlemesi için Ak Parti iktidarının 8 yıl boyunca çok önemli adımlar attığını ancak buna hem yüksek yargıdan hem de muhalefetten karşı çıkışların olduğunu hatırlatan Milletvekili Tunç, Yargıtay'ın iş yükünü azaltacak istinaf mahkemelerinin kurulmasına karşı çıkanların, Hakimlik ve Savcılık sınavlarını iptal ederek 3-4 yıl hakim savcı alınmamasına yol açanların, bu gün AK Parti'yi eleştirmelerinin büyük bir haksızlık olduğunu söyledi.