Mşü'de "28 Şubat" Konulu Konferans Düzenlendi
Muş Alparslan Üniversitesinde (MŞÜ), "28 Şubat postmodern mi, premodern mi-" adlı konferans düzenlendi.
Muş Alparslan Üniversitesinde (MŞÜ), "28 Şubat postmodern mi, premodern mi-" adlı konferans düzenlendi.
MŞÜ Fen Edebiyat Fakültesi Konferans Salonunda düzenlenen konferansın açılış konuşmasını MŞÜ Rektörü Prof. Dr. Nihat İnanç yaptı. Rektör İnanç, "Yazıklar olsun ki, bu günleri bize, andırmak zorunda bıraktılar"dedi.
28 Şubat 1997 tarihinin faturasının, Türkiye'ye için ağır olduğunu belirten Rektör İnanç, bu günün toplumda derin izler bıraktığını kaydetti.
Rektör İnanç, şöyle konuştu:
"28 Şubat 1997'nin üzerinden tam 15 yıl geçse de, bu günü, daha dün yaşadığımız bir süreç gibi yaşıyoruz. Her ne kadar anmaktan utanç duyduğumuz bir gün olsa da, toplumumuzda derin izleri bırakan, insanımızı hakikaten hırpalayan, mağdur eden bir süreç olduğu için, 28 Şubat önemli bir tarih. Yazıklar olsun ki, bu günleri bize andırmak zorunda bıraktılar. 28 Şubat aslında sizler, bizler, halk için, bir savaşın sergilendiği bir gün. Türkiye halkı zarar gördü. Etnik yapısından, siyaset yapısına, inancından, kültürel dokusuna kadar, farklılık arz eden Türkiye toplumu için, bu savaşlar yapıldı. Oysa savaşın nedeni olarak gösterilen halka baktığımızda, tüm farklılıklarla birlikte yaşayabilen, birbirine tahammül edebilen, biri diğerinden faydalanabilen, bir toplum yapısı vardı. Bu toplumun Alevi'siyle, Sünnisiyle, Kürdü ile Türküyle, doğusuyla, batısıyla, başı örtülüsüyle, başı açığı, arasında hiçbir fark yaşanmadı. Tarih boyunca, bu sadece 28 Şubat'ta değil, Türkiye'deki tüm darbelerin tarihine baktığımızda, bu savaş hiçbir katmanda yaşanmadı. Ama nedense bu savaş sizler, bizler adına yapıldı. Sonuçta bunun hepimize, ülkemize ve ekonomimize faturası ağır oldu."
Türkiye halkının bu kirli savaşları hak etmediğini açıklayan Rektör İnanç, savaşı kışkırtan, başlatan ve sürdüren kesimlerin, kendi içlerinde boğulmasını arzuladıklarını belirtti.
Rektör İnanç, şunları dile getirdi:
"Aslında biraz daha gerilerde başlatılan, 28 Şubat 1997'de resmi olarak deklare edilen ve peşinde en az 5 yıl boyunca çok ağır bir şekilde uygulanan süreçle, bizleri yok etmek isteyenler, aslında bizlerin çoğalmasına vesile oldular. Bizi daha güçlü bir şekilde toplumu sahiplenmeye, sorumluluklarımıza daha kuvvetli bir şekilde algılamaya ve bunları daha güçlü bir şekilde yerine getirmeye teşvik ettiler. O nedenle aslında 28 Şubatçılara teşekkür ediyoruz. Öyle bir toplum yapısına sahibiz ki, hiçbir fitne, fesat ve şer organı, bizi birbirimize düşürecek güce sahip değildir. Ama devletin kendilerini vermiş olduğu gücü ve imkanı, bizleri yok etmek için kullanmak da, son derece mahirdirler. Bunu yaptılar, insanımızı mağdur ettiler. Haklarından men ettiler, uzak tutular. Ama bugün, o insanlar çok daha birikimli bir şekilde, toplumu idare etmeye başladı. Bu devletin insanımıza hasetten, baş örtülülerimize özür borcu hala duruyor. Bunun mutlaka yerine getirmesi gerekiyor. Birçok insanı, yurt dışına, sürgüne gönderdiler. Orada dil öğrettiler. Bunlar nitelikli bir şekilde Türkiye'ye döndü. O nedenle her şeyde bir hayır vardır."
-"Virüsler yine ortaya çıkabilir"
28 Şubat'ın hafızalara "kara bir tarih" olarak yer aldığını belirten İnanç, buna rağmen 28 Şubat'ın kazandırdıklarını da, göz ardı etmemek gerektiğini bildirdi.
Bundan sonra da rehavete kapılmamak gerektiğini vurgulayan Rektör İnanç, şunları aktardı:
"Bir daha bugünleri yaşanmayacağımız düşüncesine kapılmamamız gerekiyor. Bugün Türkiye, sistemde bir virüs taraması yaptı. Virüsleri tespit etti ve o virüsleri yok etmeye başladı. Virüsler yok edildikten sonra, sistem bu kez kendi güvenli yapısını kurmaya çalışıyor. Bu virüslerin herhangi bir zaman diliminde, yeniden ortaya çıkması mümkün. Bunun ortaya yeniden çıkma ihtimali, nasıl zayıflar- Biz ne kadar güçlü, ne kadar onurlu olsak, ne kadar dik dursak, onların ortaya çıkma ihtimali o kadar düşük olur. Bu açıdan hepimizin sorumluluğu ve yükü bir kat daha artmıştır. Herkes bu bilinçle sorumlulukları yerine getirdiğinde, İnşallah bir daha o kabuslu günler yaşanmayacaktır."
Rektör İnanç'ın konuşmasının ardından, "28 Şubat, postmodern mi premodern mi-" konulu konferansa geçildi. Konferansı sunan Selçuk Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ramazan Yelken, "Darbeyi kesinlikle anmamız gerekiyor. Bu toplumunda, darbeci potansiyelin, halen çok yüksek düzeyde var olduğuna inanıyorum. Darbeci genetik yapısı hala duruyor. Onun için bu konuda uyanık olmamız gerekiyor" dedi.
Konferansa rektör yardımcıları, dekanlar, öğrenciler ve çok sayıda davetli katıldı.
- MUŞ