Müstakile de Yapı Denetimine İnsan Sağlığı Vurgusu
Anayasa Mahkemesi, "inşaat sektörünün önünün açılması", "dar gelirli vatandaşların konut ihtiyaçlarını karşılamalarına kolaylık getirilmesi" gibi gerekçelerle 200 metrekareyi geçmeyen yapılar için getirilen ayrıcalığın, yapı denetimi...
Anayasa Mahkemesi, "inşaat sektörünün önünün açılması", "dar gelirli vatandaşların konut ihtiyaçlarını karşılamalarına kolaylık getirilmesi" gibi gerekçelerle 200 metrekareyi geçmeyen yapılar için getirilen ayrıcalığın, yapı denetimi zorunluluğundan ayrılmayı gerektirmeyeceğine dikkat çekti Anayasa Mahkemesi, "inşaat sektörünün önünün açılması", "dar gelirli vatandaşların konut ihtiyaçlarını karşılamalarına kolaylık getirilmesi" gibi gerekçelerle 200 metrekareyi geçmeyen yapılar için getirilen ayrıcalığın, yapı denetimi zorunluluğundan ayrılmayı gerektirmeyeceğine dikkat çekti. Anayasa Mahkemesi, yapı maliyetinin düşürülmesinin, insanın maddi ve manevi yaşamının, toplum güvenliğinin ve sağlığının önüne geçemeyeceğini belirtti.
Danıştay 6. Daire'nin, Yapı Denetimi Hakkında Kanun'un 1. maddesinin ikinci fıkrasına 30 Haziran 2004 günlü, 5205 sayılı Kanun'un 1. maddesiyle eklenen "tek parselde, bodrum katı dışında en çok iki katlı ve toplam ikiyüz metrekareyi geçmeyen müstakil yapıları" yapı denetimi dışında tutan düzenlemenin iptali istemi Anayasa Mahkemesi tarafından karara bağlandı. Yüksek Mahkeme, düzenlemenin iptaline karar verirken, neden olabileceği zararları da gözeterek, yürütmenin durdurulması kararı da verdi. Kararın gerekçesi Resmi Gazete'nin bugünkü sayısında yayımlandı. Yapıların güvenliğinin gerçekleşmesinde kamu yararı bulunduğunun belirtildiği kararda, yapıların, gerek tasarım, gerek imalat aşamasında bireylerin can ve mal güvenliğini sağlamak amacıyla denetlenmelerinin gerektiğine dikkat çekildi.
-CAN VE MAL GÜVENLİĞİ ENDİŞESİ DUYMADAN YAŞAMAK İÇİN YAPI DENETİMİ SAĞLANMALI-
Kararda, yapı denetiminin özünün, deprem, heyelan, toprak kayması, çığ düşmesi, sel gibi doğal afetlerden kaynaklanan yapı hasarlarının önlenmesi ve en aza indirilmesiyle birlikte, yapının varlığının, insan sağlığını ve yaşamını güvence altına alacak şekilde sürdürülmesi ve toplum düzeninin sağlanması olduğu kaydedildi. Gerekçede, insanların, barınarak, üreterek, çalışarak ya da sosyal ve kültürel faaliyetlerde bulunarak yaşamlarının önemli bir bölümünü içinde geçirdikleri yapılarda can ve mal güvenliklerine ilişkin endişe duymadan yaşayabilmelerinin, yapıların, doğru projelendirilmesi ve imal edilmesiyle, etkili bir yapı denetiminin sağlanmasına bağlı olduğu kaydedildi. Kararda, iptal edilen düzenlemede olduğu gibi kimi yapıların, denetim kapsamı dışına çıkarılmasının, ayrım yapılarak büyük yapılar korunurken, küçük yapıların korunmamasının, insanın maddi ve manevi yaşamı yönünden olduğu gibi, kamu yararı, kamu güvenliği ve düzeni yönlerinden de savunulamayacağı ifade edildi.
-İNSANIN MADDİ VE MANEVİ YAŞAMI GÜVENCE ALTINA ALINMADAN TOPLUM GÜVENCE ALTINA ALINAMAZ-
İnsanın maddi ve manevi yaşamı güvence altına alınmadan toplumun maddi ve manevi yaşamının güvence altına alınmasının olanaklı olmadığının vurgulandığı gerekçede, şu değerlendirmeye yer verildi:
" Türkiye'de yapı denetimi konusunda olumlu bir gelişme sağlanamadığı, aksine hızlı nüfus artışı ve göçlerin, denetimsiz şehirleşme ve sanayileşmenin, yoğun kaçak yapılaşmanın ülkedeki deprem ve diğer afet risklerini her geçen gün daha da arttırdığı göz önünde bulundurulduğunda, kimi yapıların sırf ekonomik gerekçelerle denetim dışına çıkarılması kabul edilemez. Yasa koyucunun, Yapı Denetimi Hakkında Kanun'un getiriliş amacına uygun olarak gerekli önlemleri alacak düzenlemeleri yapmak yerine, ekonomik durum ve maliyet gibi nedenlerle birçok yapıyı denetim dışı bırakması, Anayasa ile bağdaşmaz. Yapı üretiminde büyüklüğüne bakılmaksızın, sürecin başından sonuna kadar denetim yapılması Anayasa'nın devlete verdiği görevdir. 'İnşaat sektörünün önünün açılması', 'dar gelirli vatandaşların konut ihtiyaçlarını karşılamalarına kolaylık getirilmesi', 'halkın konut ihtiyacının karşılanması bakımından yapı maliyetinden yapı denetim kuruluşlarına ayrılan kısımdan tasarruf edilmesinin sağlanması' gibi gerekçelerle 200 metrekareyi geçmeyen yapılar için getirilen ayrıcalığın kamu düzeni, kamu güvenliği gibi gerekçelerle getirilmiş olan yapı denetimi zorunluluğundan ayrılmayı gerektirecek haklı bir nedene dayandığı da ileri sürülemez."
-YAPI MALİYETİNİN DÜŞÜRÜLMESİ, İNSANIN SAĞLIĞININ ÖNÜNE GEÇEMEZ-
Devletin, görevlerini yerine getirebilmesinin ancak belli bir plan ve program çerçevesinde sürekli gözetim ve denetim ile gerçekleşebileceğinin belirtildiği gerekçeli kararda, gerek sağlıklı ve dengeli bir çevre yaratılması ve gerek konut ve diğer yapı ihtiyacının bir plan çerçevesinde karşılanabilmesinin öncelikle büyüklüğü ya da küçüklüğüne bakılmaksızın, yapıların uyulması zorunlu standart kural ve yöntemlere, plan ve imar bütünlüğüne ve mevzuatına uygunluğunun denetlenmesini gerektirdiği kaydedildi. Yapı maliyetinin düşürülmesinin, insanın maddi ve manevi yaşamının, toplum güvenliğinin ve sağlığının önüne geçirilemeyeceğinin ifade edildiği kararda, "Güvenli, sağlıklı ve yaşanabilir yapılarda yaşam sürdürme yönünden, toplumda yaşayan herkesin aynı durumda oldukları, bu yönüyle bireyler arasında bir ayrım yapılmaması gerektiği, maddi ve manevi yaşamın sürdürülmesinde bireyler arasında bir ayrım yapılamayacağı göz önünde bulundurulduğunda, itiraz konusu kural kapsamındaki yapıların denetim dışına çıkarılması eşitlik ilkesini de ihlal edici niteliktedir" denildi. - Ankara