Obezite, Diyabet ve Metabolik Hastalıklara Dikkat
Van il sağlık müdürlüğü 14 Kasım Diyabet haftası nedeniyle bir bildiri yayınladı.
"Diyabet" veya halk arasındaki adı ile "Şeker Hastalığı" ülkemizde sıklığı gittikçe artan ve prevalansı %13,7'ye ulaşan, uzun soluklu etkin bir müdahale gerektiren, kontrol altına alınmadığı zaman kalp, damarlar, göz, böbrek ve sinirlerde neden olduğu yapısal değişiklikler nedeniyle ek hastalıklara ve mortaliteye (ölüme) yol açabilen kronik bir hastalıktır.
İl sağlık müdürü Dr. Ergün Yanmaz, Sağlık Bakanlığının yürüttüğü ''Türkiye Diyabet Programı'' ile diyabetin önlenmesi ve erken tanı konması, diyabet ve komplikasyonlarının etkin tedavisi, çocukluk çağı diyabet bakım ve tedavisi ile diyabetin etkin izlenmesi ve değerlendirmesi hedeflenmektedir. Bu hedeflere ulaşılmasında sağlıklı beslenme, hareketli hayatı teşvik, tütün, alkol ve madde bağımlılığının önlenmesini içeren "sağlıklı yaşam" kavramı stratejik öneme sahiptir.
Kontrol altına alınmadığında kalp hastalıklarından böbrek tahribatına kadar başka birçok hastalığa da zemin hazırlıyor. İki tipi var. Tip 1 ve Tip 2 diyabet. Tip 1 diyabetli kişilerde yeterli insülin üretimi yoktur ya da çok azdır. Tip 1 diyabeti olan bireyler için insülin yaşam için elzem olan, vazgeçilmez bir ilaçtır.
Dr. Yanmaz, Diyabetli kişilerin yüzde 5-10'u Tip 1 diyabetliler oluşturur.
Tip 2 diyabetli kişiler insüin üretir fakat üretilen insülin hedef dokularda etkili olarak kullanamazlar. Diyabetli kişilerin yüzde 90'ı tip 2 diyabetine sahiptir.
DİYABET NEDİR?
Diyabet, vücudunuzunda pankreas adlı salgı bezinin yeterli miktarda insülin hormonu üretmemesi ya da ürettiği insulin hormonunun etkili bir şekilde kullanılamaması durumunda gelişen ve ömür boyu süren bir hastalık. Sonuç olarak kişi, yediği besinlerden kana geçen şekeri yani glukozu kullanamaz ve kan şekeri yükselir (hiperglisemi).
Yediğimiz besinlerin özellikle karbonhidrat içerenlerin çoğu vücutta enerji için kullanılmak üzere glukoza dönüştürülür. Pankreas, kaslarımızın ve diğer dokuların kandan glukozu alıp enerji olarak kullanmalarını sağlayan "insülin" adlı bir hormon üretir. Besinlerle kana geçen glukoz, insülin hormonu aracılığı ile hücrelere girer. Hücreler glukozu yakıt olarak kullanır. Eğer glukoz miktarı vücudun yakıt ihtiyacından fazla ise karaciğerde, yağ dokusunda depolanır.
Kan şekeri ölçümüne dikkat
Diyabeti olmayan birinin kan şekeri düzeyi açlık halinde 120 mg/dl, tokluk halinde (yemeğe başladıktan iki saat sonra) 140 mg/dl'nin üstüne çıkmaz. Açlıkta veya toklukta ölçülen kan şekeri düzeyinin bu değerlerin üstünde olması diyabetin varlığını gösterir.