Özgecan Aslan'ın Öldürülmesi Davası
TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Başkanı Mustafa Yeneroğlu, "Özgecan Aslan davasında sanıkların mevzuatımızda tanımlanmış en yüksek ceza ile tecziye edilmeleri memnuniyet vericidir" değerlendirmesinde bulundu.
TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Başkanı Mustafa Yeneroğlu, "Özgecan Aslan davasında sanıkların mevzuatımızda tanımlanmış en yüksek ceza ile tecziye edilmeleri memnuniyet vericidir" değerlendirmesinde bulundu.
Yeneroğlu, Özgecan Aslan'ın öldürülmesi davasından çıkan karara ilişkin yaptığı yazılı açıklamada, 11 Şubat 2015 gününe, herkesin yüreğini yaralayan, Özgecan Aslan'ın hunharca katledildiği haberiyle başladıklarını anımsatarak, gencecik bir üniversite öğrencisinin uğradığı bu saldırının bütün Türkiye'yi derinden etkilediğini belirtti.
"Kadın cinayetlerinin durdurulması için yapılması gerekenler neler ve nerede eksiklik var" sorusunun, bütün Türkiye'nin, özellikle de insan hakları savunucularının zihninde tekrar tekrar dönmeye başladığını vurgulayan Yeneroğlu, kadına yönelik fiziksel, duygusal, cinsel, ekonomik ve her türlü şiddetin karşısında olduklarını kaydetti.
Yeneroğlu, kadına yönelik yaşam hakkı ihlallerinin durdurulmasının, temel öncelikleri olmakla beraber, kadına yönelik her türlü hak ihlalinin komisyonlarının temel gündemini oluşturduğunu ifade ederek, şu görüşlerini paylaştı:
"İnsan haklarının korunması ve geliştirilmesi için mevzuat ve uygulamanın sürekli bir şekilde izlenerek tespit edilen aksaklıkların giderilmesi gerekmektedir. Ancak bu konuda bir o kadar önemli olan başka bir gerçek de yaşanan hak ihlallerinde olayların etkin bir şekilde soruşturulması ve sorumluların hak ettikleri cezayı almaları gereğidir. Bu hem hukuk devleti olmanın bir gereğidir ve olası ihlaller için caydırıcı bir nitelik arz eder, hem de kamu vicdanını rahatlatır.
Bu anlamda Özgecan Aslan davasında sanıkların mevzuatımızda tanımlanmış en yüksek ceza ile tecziye edilmeleri memnuniyet vericidir. Yaşam hakkının ve kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkının en temel insan haklarından olduğu bilinci ve anılan dava sonucunun cezasızlık kültürünün yerleşmesini engelleyecek somut bir adım olduğu inancıyla, kadına yönelik şiddete karşı mücadelemizin devam edeceğini kamuoyuna bildiririm."