Şanlıurfa'da Kanser Bilgilendirme Çalışmaları

Son Güncelleme:

Şanlıurfa Halk Sağlığı Müdürlüğü kansere karşı vatandaşları bilinçlendirmek ve bu hastalıklara karşı koruyucu hizmet vermek için harekete geçti.

2011 yılının sonunda 663 sayılı kanun hükmünde kararnamenin yayınlanmasıyla Sağlık Bakanlığı'nın bünyesinde faaliyet göstermeye başlayan Şanlıurfa Halk Sağlığı Müdürlüğü halkın tedavi edilebilir kanser türlerine karşı bilinçlendirmek ve erken teşhisin önemini sağlamak için çalışma başlattı. Yapacakları taramalarla ilgili Şanlıurfa Halk Sağlığı Müdürlüğü'nde basına bilgi veren Şanlıurfa Halk Sağlığı Müdürü Dr. Osman Koyuncu, Türkiye'nin sağlık alanında iyi gelişmeler kaydettiğini söyledi. Halk Sağlığı Müdürlüğü'ne verilen görev tanımı içerisinde birinci basamak poliklinik hizmetleri ve koruyucu hekimlik hizmetleri verildiğini belirten Dr. Koyuncu, Halk Sağlığı Müdürlüğü'nde esas operasyonel kısmın aile hekimlerinin oluşturduğunu söyledi.


Dr. Koyuncu, "Aile hekimleri hem birinci basamak sağlık hizmetleri vermekte aynı zamanda koruyucu hekimlik hizmetlerini üstlenmiş oldular. Dolayısıyla biz, Halk Sağlığı Müdürlüğü olarak ağırlıklı olarak koruyucu hekimlikle ilgilendiğimizi ifade etmek istiyorum. Koruyucu hekimlik henüz hastalık oluşmadan önce alınan bazı tedbirlerle hastalıkların önüne geçmek çabasıdır ve bu konuda yıllardır uygulanan ve bugün de yeni programa eklenen bir hizmet zinciridir " diye konuştu.


ERKEN TESPİT YÜZDE YÜZ TEDAVİ DEMEK

Tedavi edilebilir kanserlerde ilk tespitin çok önemli olduğuna dikkati çeken Dr. Koyuncu, Türkiye'nin bulaşıcı hastalıklarla ilgili iyi bir yere geldiğini ifade etti. "Bugün artık bulaşıcı hastalıklardan dolayı ölen ya da sakat kalan insanlardan bahsetmediğimiz bir gerçektir" diye Dr. Koyuncu, "Ana çocuk sağlığı hizmetleri konusunda da Türkiye'nin çok ilerde olduğunu, son on yıl içerisinde inanılmaz başarı elde ettiğini de hep beraber gördük. Bugün yeni yeni hizmetler bu programlarımızın içerisine ekleniyor. Bunlardan bir tanesi kanserle mücadele. Kanserle mücadele biliyorsunuz son yıllarda hem dünya ekonomisini sarsan hem de insanın ölümüne sebep olan ve yayılan bir hal almış bir hastalık şeklidir. Kanser her dokuda gelişebildiği gibi, ailelerin çok ciddi ekonomik kaybına ve insanların ölümüne sebep olduğunu da biliyoruz. Ancak bu kanserlerin içerisinde taranabilir kanserler vardır. Bu taranabilir kanserler içerisinde meme kanseri başta geliyor. İkinci sırada rahim ağzı kanseri ve üçüncü sırada da bağırsak kanserleri Halk Sağlığı Müdürlüğü'nün aynı zamanda Sağlık Bakanlığı'nın hedefine almış olduğu kanserlerdir. Bu kanserini özellikleri şunlardır: Bu kanserler önlenebilir kanserler. Erken tespit edilebilir kanserler. Erken tespit edildiğinde yüzde yüz tedavi edilebilir kanserlerdir. Yine kadınlarda en sık görülen meme kanseri bu kanserlerden bir tanesidir. Bu taramalar sırasında bu kanserleri tespit etmemiz mümkündür. Çok basit tetkiklerle ve aile hekimlerimize müracaat etmeleri halinde aile hekimlerimizin yardımcı olabileceği, tanıyı koyabilecekleri bir kanser şeklidir. Meme kanseri için 20 yaşından sonra özellikle herkesin kendi kendini muayene etmesini öneriyoruz ve bunun eğitimini de aile hekimlerimiz ve halk sağlığı elemanlarımız bu eğitimi verebilmektedir. Rahim ağzı kanseri çok basit tetkikle erken tanı koyabileceğimiz bir kanser ve tedavisi yüzde yüz olan bir kanser şeklidir. Halk Sağlığı Müdürlüğü ve Sağlık Bakanlığı'nın yapmış olduğu önceki başarılarla bunu da çok rahatlıkla başarabileceğimize inanıyorum.


13 HASTALIĞA KARŞI AŞI

Önceki yıllarla ilgili yaptıkları taramalar hakkında bilgi veren Dr. Koyuncu, "Bu taramalardan geçmiş yıllarda elde ettiğimiz sonuçlara baktığımızda 2012 yılında 56 bin 300 bebeğimiz taramışız. Bu 56 bin 300 bebeğimizden 121 tanesi meğerse hastaymış. Biz bunları erken tanıyla tespit ettik ve tedavilerine başladık. Eğer biz bu çocukları geç tespit etmiş olsaydık, bu çocuklar bugün toplumda özürlü, bedensel ve zihinsel engelli olarak görecektik. Bu rakamı son on yılla çarptığımda yaklaşık bin 210 çocuğun bu halde olabileceğini biliyoruz. Bulaşıcı hastalıklar konusunda çok iyi yerlerdeyiz. Geçen on yıl öncesinde ifade edilen yüzde 40-50'li rakamlardaki başarı oranımızı bugün yüzde 97 rakamlarıyla ifade ediyoruz. Bugün doğan çocukları yüzde 97'sine ulaşabiliyor ve bunları aşılayabiliyoruz. Daha önceleri daha az hastalığa karşı bağışıklanma yapılırken bugün 13 hastalığa karşı bağışıklanma yapılmaktadır" dedi.


105 BİN İNSAN MEME KANSERİ TARAMASINDAN GEÇİRİLECEK

Yapacakları taramalar hakkında bilgi veren Dr. Koyuncu, bu konuda basının kendilerine destek olmasını istedi. Dr. Koyuncu, "Kanserle ilgili bizim hedef kitlemizde meme kanseriyle ilgili 105 bin insanımızı taramayı planlıyoruz. 175 bin insanımıza rahim ağzı kanseri taraması yapacağız ve bağırsak kanseri için de 140 bin insanımız bizim hedefimizin içerisinde. Bununla ilgili çalışmalarımızı yaptık. Lojistik desteğimizi hazırladık ve mamografi alımlarımız devam ediyor. Bu da gerçekleştikten sonra inşallah insanlarımıza henüz kanser olmadan ya da kanser belirtileri meydana gelmeden bunları tespit etme yoluyla bunların önüne geçmiş olacağız. Koruyucu ruh sağlığı konusunda üniversitemizin ve dışardan davet edeceğimiz akademisyenler vasıtasıyla halkımıza açık bir konferans düzenlemeyi düşünüyoruz. Koruyucu sağlık hizmeti şüphesiz basının arkasında bulunması gereken bir hizmettir. Çünkü koruyucu hekimlik kişiler henüz hastalanmadan ve kişilerden hastaneye gitme zorunluluğu doğmadan insanlara ulaşıp onların hastalıklarını tespit etme esasına dayanan bir çalışma şeklidir. Dolayısıyla insanların doğru bildiği yanlışları düzeltmek, yapılan çalışmaları halka daha doğru iletebilmek ve insanlarla daha sıkı irtibat halinde olmak elbette basınsız olmaz. Basının bize destek vermesini özellikle rica ediyoruz" diye ifade etti.


HER AYIN 7'Sİ 7 DAKİKA

Yaptıkları kamu spotlarıyla sözlerini bitiren Dr. Koyuncu, "'Her ayın 7'si 7 dakika' bizim kanser taramamızla ilgili ilk aşamasıdır. İlk sloganımız 'Her ayın 7'si 7 dakika' merak uyandırmaya yönelik bir çalışma. İkinci etapta 'Meme kanserine karşı bilinçlenin' sloganımız var. Biz meme kanserini ve taranabilir kanserlere karşı çalışmamızın ilk startını vermiş oluyoruz. Bununla ilgili 6 Kasım'da Urfacity AVM'de saat 14:00'de bir konferans düzenleyeceğiz. Geniş katılımlı bir konferans olacak. Meme kanserinde ilk belirti bir kitle şeklinde ortaya çıkar ve kişi kendi bedenini çok iyi tanıdığından dolayı kendisinin tespit etmesi çok kolaydır. Bazen hekimlerin tespit edemedikleri kitleleri kişinin kendi tespit ettiğini çok defa duymuşuzdur. Onun için kendi kendine muayene çok daha önemlidir" diye konuştu. 'Her ayın 7'si 7 dakika' Mete Horozoğlu, Yavuz Bingöl, Ece Uslu gibi sanatçıların yer aldığı ve halkı tedavi edilebilir kanserlere karşı bilinçlendirmek için hazırlanmış bir tanıtım filmi.

(Kaynak: Gazeteipekyol)

Kaynak: Temsilci