Sendikalardan Kısa Kısa
Sağlık Sen Genel Başkanı Memiş: "Kadınlarımız önceliği eş ve annelik statülerine vermekte, sosyal yaşamlarıyla birlikte kariyerlerini de ikinci plana itmektedir.
Sağlık-Sen Genel Başkanı Metin Memiş, kadınların önceliğini eş ve annelik statülerine verdiğini, sosyal yaşamlarıyla kariyerlerini de ikinci plana ittiklerini ancak buna rağmen mesleklerini özverili ve başarılı bir şekilde icra etmeye devam ettiklerini belirtti.
Memiş, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü nedeniyle yaptığı yazılı açıklamada, Sağlık-Sen tarafından kadın sağlık çalışanlarına yönelik araştırma yaptıklarını ve araştırmaya göre, çalışanların yüzde 79,3'ünün Türkiye'de cinsiyete dayalı ayrımcılık olduğunu düşündüklerini bildirdi.
Araştırmada, cinsiyete dayalı ayrımcılığın da kadını yoksullaştırdığı ve cinsiyetlerinden ötürü kendilerini dezavantajlı hissettikleri sonucunun ortaya çıktığını vurgulayan Memiş, ev ve iş hayatının yoruculuğundan kendilerini psikolojik ve fiziksel olarak yıpranmış hissedenlerin oranının yüzde 85,8; iş hayatının yoğunluğu yüzünden ailesine zaman ayıramadığını düşünenlerin oranının ise yüzde 78,8 iken, kendisine yeterince zaman ayıramayan çalışan oranının da yüzde 85,2 olduğunu gördüklerini kaydetti.
Ev ve iş hayatını birlikte yürütmenin kariyerlerini olumsuz etkilediğini düşünen çalışanların oranının yüzde 69,2; ev işleri ve çocuk bakımının eğitim ve istihdam fırsatlarını kaçırmasına sebep olarak görenlerin oranının da yüzde 70,6 çıktığına değinen Memiş, "Kadınlarımız önceliği eş ve annelik statülerine vermekte, sosyal yaşamlarıyla birlikte kariyerlerini de ikinci plana itmektedir. Buna rağmen mesleklerini özverili ve başarılı bir şekilde icra etmeye devam ediyorlar. Yaptığı işte kendisine güvendiğini söyleyen çalışan oranı yüzde 94,2" ifadesini kullandı.
Araştırmanın, eşinin çalışmasını teşvik eden erkeklerin ev işleri ve çocuk bakımında eşlerine yardımcı olmadığını ortaya çıkardığını vurgulayan Memiş, en çok mobbing ve tacize maruz kalanların, kadın çalışanlar olduğunu bildirdi.
Memiş, mobbing ve tacizin önlenmesine yönelik çalışmaların yanı sıra, yasal düzenlemenin de en kısa sürede yapılması gerektiğinin altını çizdi.
-TES-İŞ
TES-İŞ Yönetim Kurulu da yaptığı yazılı açıklamada, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü'nün toplumsal, siyasal ve ekonomik bakımdan ayrı ayrı anlamlar taşıdığına işaret etti.
Üretim sürecinde yaşanan kadın istismarının, o ülkenin gelişmişliği açısından da ciddi sorunların var olduğunun işareti anlamına geldiği ifade edilen açıklamada, şunlar kaydedildi:
"Türkiye'de cinsiyet ayrımcılığı özellikle belli bölgelerimizde çocukların eğitim çağına adım atmalarıyla birlikte ortaya çıkmaktadır. Eğitim sürecinde, kızlarımızın erkeklere göre ikinci planda kalması eğitimli kadın zekasının toplumsal payda içinde yer alabilmesine engel olmaktadır. Türkiye Cumhuriyeti yeryüzünde yasal platformda eşit işe eşit ücret ilkesini ilk benimseyen ülkelerden birisidir. Buna rağmen kaynağını Anayasa'dan alan eşitlik ilkesi çoğu zaman göz ardı edilmekte, kadın işçilerimiz, ucuz emek, yedek işgücü ve kayıt dışı istihdamın her türlü kuralsızlığına mahkum edilmektedir. Kadını korumak çocukları korumaktır, aileyi korumaktır ve hatta erkekleri korumaktır. Mustafa Kemal Atatürk, kadınların hayatın her alanında erkeklerle birlikte söz sahibi olması konusunda büyük bir hassasiyet göstermiştir ama bugün kaydettiği tüm gelişmelere rağmen hala ülkemizin bir bölümünde töre cinayetleri işlenmekte ya da şehirlerimizin sokaklarında kadınlar öldürülmektedir.
Kadın ve kadına dair sorunların çözümünde yasal düzenlemelerin ve yaptırımların önemi elbette çok büyüktür ama sorunların bu denli yaygın yaşanmasındaki en önemli etkenlerden biri kadını birey olarak görmek istemeyen zihniyetin varlığıdır. Yasal değişikliklerin tümü yapılsa ve korumanın her biçimi sağlansa da söz konusu zihniyetin değişmemesi halinde kadına yönelik şiddetin, cinayetlerin ve tacizin önlenebilmesi için uzun bir mücadelenin gerektiği açıktır. Kadınların siyasal karar alma süreçlerinde yeterli düzeyde bulunduğunu da söylemek zordur. Biliyoruz ki sosyal politika uygulamalarının yaygınlaştığı bir zeminde kadınlarımız da daha mutlu bir ülkede yaşamanın gururunu hissedecektir." - Ankara