Şimşek: OVP Sonuç Veriyor
Bakan Şimşek, OVP'nin Türkiye'yi şoklardan koruduğunu ve bütçe disiplinine önem verdiklerini vurguladı.
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Orta Vadeli Program'ın (OVP) işe yaradığını ve sonuç verdiğini belirterek, "Hiçbir program mükemmel çalışmaz, mükemmeliyetçilik en büyük hastalıktır. İlerlemenin önündeki en büyük engel mükemmeliyetçiliktir. Bu program mükemmel değil, mükemmel sonuçlar da vermiyor ama bu program Türkiye'yi son iki yılda yaşanan bütün şoklara karşı korudu, kolladı ve şokları savuşturdu." dedi.
Şimşek, Kanal 7 Medya Grubu tarafından düzenlenen "Yükselen Türkiye Zirveleri"nde yaptığı konuşmada, önceki dönemdeki bakanın kendisine bir rapor verdiğini belirterek, "26 Mayıs 2023 tarihinde seçimler bitmeden, Hazine ve Maliye ekibi raporuna göre, tedbir alınmazsa baz senaryo ile bütçe açığı yüzde 9,8 olacaktı. Siz gelip bu bütçeyi toparlamak için ve depremin yaralarını sarmak için, kaynak anlamında çaba için kayıt dışılıkla mücadele ettiğiniz zaman birileri mutlu olmuyor." diye konuştu.
Herkesin kayıt dışılıkla mücadele edilmesini istediğini ancak kimsenin kendisine dokunulmasını istemediğini dile getiren Şimşek, büyük sivil toplum kuruluşlarının da kayıt dışılıkla mücadeleyi desteklediğini vurguladı.
Şimşek, bütçe disiplinine yönelik şu değerlendirmelerde bulundu:
"Bugün eğer bütçede biz bu disiplini sağlamasaydık, eşel mobil sistemini uygulayabilir miydik? Bugün mazot, benzin fiyatları ne olurdu litre başına? Petrol fiyatları 100 dolar civarındayken sizce ne olurdu? Eğer bugün bunu bu boyutlarda hissetmiyorsanız, bu önceki yıllardaki çabaların bütçeyi getirdiği yerle açıklanabilir. Kamu borcunun milli geliri oranı yüzde 24. Bize benzer ülkelerde bu oran yüzde 74. İyi o zaman açılalım. Hayır. Konu o değil. Konu, o disiplini devam ettirip kaynağı üretken alanlara yani dünyadaki belirsizliğin yarattığı dönüşüm ihtiyacına harcamak. Evet, kaynak varsa doğru alanlara tahsis etmemiz lazım.
Kamuda tasarruf milletimizin büyük bir beklentisiydi. Cumhurbaşkanımızın Tasarruf Genelgesi'yle birlikte kanunu da getirdik. Yetkiyi, Hazine ve Maliye Bakanlığına aldık. Önemli kalemler yani en çok şikayet konusu olan kalemler; taşıtlar, binalar, haberleşme, seyahat, enerji, kırtasiye ve demirbaş. Bu kalemlerin tamamının bütçe içindeki payının 10 yıllık ortalaması yüzde 4,6'ydı. Biz bu oranı yüzde 3'ün altına düşürüyoruz. Tasarruf yapılması gereken kalemlerden 3'te 1 oranında reel tasarruf sağlıyoruz. Bakınız, Amerika Birleşik Devletleri (ABD) de bir tasarruf programı açıkladı ancak başarılı olamadı, ortada bir sonuç yok."
Bakan Şimşek, tasarruf konusunda son derece samimi olduklarını belirterek, söz konusu yetkinin Hazine ve Maliye Bakanlığına verilemeseydi ve kurumlarda 2 bine yakın denetim yapılmasaydı bu tasarrufların sağlanmayacağını dile getirdi.
"Dolaylı vergilerin toplam vergiler içerisindeki payını gönül ister ki yüzde 50'lerin altına düşürelim"
Bakan Şimşek, vergi sistemine ilişkin eleştirilere yönelik yaptığı açıklamada, "Dolaylı vergilerin toplam vergiler içerisindeki payı 2023'te yüzde 65,5'ti. Biz bunu yüzde 62'nin altına düşürdük. Gönül ister ki bunu yüzde 50'lerin altına düşürelim." diye konuştu.
Bakan Şimsek ayrıca, kayıt dışılıkla mücadelede, beyanname sayısının 3,8 milyondan 5,5 milyona çıktığını belirtti.
Şimşek, cari açığa ilişkin yaptığı açıklamada, "Cari açık ciddi bir düşüş trendindeydi. Şimdi diyeceksiniz ki geçen sene yükseldi. Geçen seneki açık altın ithalatı hariç yüzde 0,6'ydı. Türkiye'de ciddi bir altın ithalatı var ama altın bir tüketim malzemesi değil. Finansal yatırımdır ancak demek istediğim üretken bir yatırım değil. Geçen sene altın fiyatları hızla yükseldiği için altın talebi yüksek. Önceki yıllarda öyle ama sonuçta cari açığa altın hariç bakarsanız, cari açık temelde düzelme sürecinde. Bu sene petrol şoku nedeniyle, bölgedeki savaş nedeniyle cari açık daha da yükselecek ama bu geçici." ifadelerini kullandı.
Türkiye'nin brüt dış finansman ihtiyacının milli gelire oranının yüzde 17'ye düştüğüne dikkati çeken Bakan Şimşek, reel sektör ile bankacılık sektörünün dış borç çevirme oranındaki iyileşmeye, dış borçlanma faizlerindeki ve risk primindeki düşüşe değinerek uygulanan programın birçok açıdan sonuç verdiğini vurguladı.
Şimşek, Türkiye'nin 5 yıllık kredi risk priminin (CDS) 2023 yılından bu yana 471 baz puan düştüğünü, benzer ülkelerde ise bu düşüşün 51 baz puan olduğunu dile getirerek, "Türkiye'deki iyileşme dünyaya kıyasla 9-10 kat daha yüksek. Bu da tesadüf olabilir mi? Program olmasa bu olabilir mi?" dedi.
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının (TCMB) uluslararası rezervlerini savaş öncesi dönemde güçlendirdiklerinden bahseden Şimşek, Kur Korumalı Mevduatın (KKM) sonlandırılması ile bilanço yükümlülüğünün de artık rahatlayacağını aktardı.
"Sürdürülebilir yüksek büyümenin formülü düşük enflasyon, mali disiplin"
Şimşek, bazı sektörlerde sorunlar olduğunu gördüklerini, sorun olan sektörlere kamu maliyesi üzerinden destek sağlandığını ifade ederek, yüksek ve orta yüksek teknolojinin ihracattaki payının yükselmeye başladığına dikkati çekti.
Emek yoğun sektörlerde kar marjının düşmesinin en büyük etkenlerinden birinin Çin ve Asya'daki fiyat gelişmeleri olduğunu belirten Şimşek, dünya genelinde büyümenin çok değişmediğini, Türkiye'nin ticaret ortaklarının büyümesinin de yüzde 2-2,5'lerde olduğunu, Türkiye'nin buna rağmen büyüdüğünü kaydetti.
Bakan Şimşek, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Orta Vadeli Program hedeflerinde bir değişiklik yok. Fiyat istikrarı, düşük enflasyon demek, yüksek büyüme demek. Biz sürdürülebilir yüksek büyüme istiyoruz. Sürdürülebilir yüksek büyümenin formülü de düşük enflasyon, mali disiplin. Zor bir coğrafyada yaşıyoruz, şoklara karşı her zaman tamponlar olması lazım. Geçmişte yaşanan bütün şokları toplayın, Hürmüz Boğazı'nın kapanması nedeniyle etkilenen enerji arzı kadar büyük bir şok yok.
OVP yapılırken uluslararası kuruluşlar petrol fiyatlarının 60-65 dolar olacağını tahmin ettiler. Ocak-nisan döneminde savaşın en yoğun olduğu dönem 82 dolar olmuş ortalama, vadeli piyasalarda yıllık ortalama 81 dolar. Yuvarlayınca 80 dolar olursa enflasyon baz senaryoya göre yaklaşık 2,8 ve 3,5 puan yüksek olabilir. Fiyatlama davranışı önemli. Biraz daha yüksek olabilir, biraz daha düşük. Bunu net söyleyemeyiz. Bu teknik model çıktısı. Cari işlemler açığı da milli gelire oranla 0,7 ile 1,1 puan yüksek olabilir. Büyüme biraz yavaş seyredebilir.
"Savunma sanayisi ihracatındaki kar marjları geleneksel ihracata göre yüksek"
Bakan Şimşek, savaş sonrası fırsatlara değinerek, savunma sanayisinin Türkiye için büyük bir fırsat olduğunu ve geçen sene 10 milyar dolarlık ihracat yapıldığını anımsattı.
Şimşek, yeni 18 milyar dolarlık sipariş olduğunu vurgulayarak, savunma sanayisi ihracatındaki kar marjlarının yüksek olduğunu ve 50-60 milyar dolarlık geleneksel ihracata bedel olduğunu söyledi.
Yeniden imar konusunun da Türkiye için fırsat olduğuna değinen Şimşek, savaş olan bölgelerin yeniden imar edildiğinde Türk inşaat sektörünün buradan pay alacağını bildirdi.
Şimşek, enerji koridorlarına işaret ederek, "Türkiye zaten çok önemli bir enerji koridoru. Doğal gaz, petrol hatları anlamında dünyanın önemli bir güzergahı, önemli bir enerji kullanıcısı. Bu bizi şöyle bir avantajla karşı karşıya bırakıyor. Petro-kimyada geçmişte kimse Ceyhan'a fazla bakmıyordu. Şimdi firmalar orayı değerlendirecek. Çünkü bir yerde kriz çıkınca acaba bu devlete devam edebilir miyiz diye bakacaklar diye düşünüyorum ama yeni enerji koridorları gelecek, gelmesi lazım. Mesela Irak'ın oturup güneydeki petrolü kuzeye bağlaması ve Türkiye üzerinden dünyaya ihraç etmesi, Katar'daki doğal gazın boru hattıyla Avrupa'ya Türkiye üzerinden taşınması, Türkmenistan'ın doğal gazı gibi konular, bunlar şu anda olmasını muhtemel gördüğümüz koridorlar." diye konuştu.
-"Bu program ne para politikasından ne maliye politikasından ne gelirler politikasından ibaret"
Şimşek, OVP'ye ilişkin eleştirilere dikkati çekti.
Bu programın para politikasından ibaret olduğunu söyleyenler olduğunu belirten Şimşek, şunları kaydetti:
"Biz ne kadar anlatsak da ekonomi programının para politikası dışında bir ayağı yok diyorlar. Profesör olan arkadaşlar ekranlara çıkıyorlar, maliye politikası görevini yapmadı diyor, para politikasıyla da bu kadar, artık bundan sonrası bu kadar. Arkadaş, bir metni bir oku, OVP 110 sayfaysa onun iki sayfası bile para politikası değil. Bu kadar da olmaz yani, bu kadar okumadan, eski ezberlerle. Bu programın çok ciddi yapısal dönüşüm ve reform ayağı var. Reformlarda ne kadar ilerleme var bunları tartışalım. Bunlar söylendi ama yapıldı mı, ne kadar yapıldı bunları tartışalım ama bu program ne para politikasından ne maliye politikasından ne gelirler politikasından ibarettir. Bunu söylemek o dokümanı reddetmek demektir veya okumamış olmak, bakmamış olmak demektir."
En öncelikli hedeflerinin sanayide dönüşüm olduğunu kaydeden Şimşek, yeşil ve dijital dönüşümün hızlandırılması, rekabet gücünü artırmak için üretilen altyapı yatırımlarının önceliklendirilmesi, kamu maliyesinde önemli reformların yapılması ve "Terörsüz Türkiye" başlıklarının yapısal dönüşüm ve reform gündemleri olduğunu bildirdi.
"Türkiye, dijital dönüşüm ve yapay zekada gelişmekte olan ülkelere göre iyi"
Hazine ve Maliye Bakanı Şimşek, sanayide dönüşüm demek katma değeri yüksek olan ürünlere doğru geçiş ve rekabet gücü olan ürünlere doğru geçiş ve karlı olan alanlara geçiş demek olduğunu söyledi.
Şimşek, sanayide dönüşüm politikasının ve buna yönelik desteklerin olduğunu belirterek, "Türkiye, enerji ithalatına 1,1 trilyon dolar ödemiş. Ne zaman? AK Parti hükümetleri döneminde. 1,1 trilyon dolar. Dış borcumuzun iki katı. Peki bunu azaltmanın ideolojik bir boyutu olabilir mi? Dolayısıyla 1,1 trilyon dolarlık faturayı azaltmak için biz yeşil dönüşümü hızlandıracağız. Bunun ideolojiyle alakası yok." dedi.
İlk çeyrek itibariyle toplam elektrik üretiminin yüzde 54'üne yakınının yenilenebilir enerji olduğunu aktaran Şimşek, "Biz toplam üretimin en az yüzde 70'inde biz yenilenebilir enerjiyi kalıcı bir şekilde yapmak istiyoruz. Türkiye bu konuda hakikaten ilerliyor ve bölgesinde, Avrupa'da önemli bir konumda ki Avrupa bu konuda en fazla hassasiyeti olan bölge biliyorsunuz." ifadelerini kullandı.
Şimşek, Türkiye'nin dijital dönüşüm ve yapay zekada gelişmekte olan ülkelere göre iyi olduğunu anlatarak, "Bu bizi tatmin etmiyor. Gelişmiş olan ülkelere göre gerideyiz. Biz gelişmiş ülkeleri yakalamak istiyoruz. Fiber kapasitesi, 680 bin kilometrelik fiber hattı yapılmış durumda ama bunun 1 milyon kilometreyi aşması gerekiyor." değerlendirmesinde bulundu.
"Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi Türkiye'nin yeni kalkınma motoru olacak"
Türkiye'de doğurganlık oranının yüzde 1,5'in altına düştüğünü ifade eden Şimşek, "Yüzde 2,1 nüfusu aynı düzeyde tutan rakam. Şehirleşmeyle birlikte, gelişmeyle birlikte bu trendler çok yaygın. O nedenle biz bazı sektörlere diyoruz ki emek yoğun sektörlere, ya fabrikanızı alın, diğer bölgelere götürün, sanki yeni yatırım yapmış gibi size 12 yıl, 16 yıl teşvik verelim diyoruz. Önümüzdeki 20-30 yılda Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi Türkiye'nin yeni kalkınma motoru olacak. Çünkü yenilenebilir enerjide çok zengin bir bölge. İnsan kaynağı anlamında çok zengin bir bölge. Cumhurbaşkanımızın liderliğine bu bölgelere altyapıyı biz götürdük. Üniversiteleri açtık. Beşeri sermayeye yatırım yaptık. İnanılmaz teşvikler veriyoruz. Yeter ki biz terörsüz Türkiye'yi başaralım. Yeter ki biz yapısal dönüşümü başaralım." dedi.
Şimşek, KOBİ'lerin toplam kredilerdeki payının program döneminde yüzde 24,6'dan yüzde 27'ye çıktığını anımsatarak, "İhracat kredilerinin toplam kredilerdeki payı ikiye katlanmış, yüzde 6 civarından yüzde 11 civarına çıkmış. ya bu nasıl tesadüf oluyor? Madem biz üretimi ihracatı desteklemiyoruz, madem bu politika sadece para politikasıdır, nasıl oluyor da ihracat kredilerinin toplam krediler içerisindeki payı yüzde 6'dan ikiye katlanıyor." dedi.
KOBİ'lere değer verdiklerini belirten Şimşek, "İstihdamın korunmasını önemsiyoruz. Sanayi bizim için önemli. Çiftçilerimizin kullandığı kredilerin faizinin yüzde 70'ini, esnafımızın kullandığı kredilerin faizinin yüzde 50'sini Hazine veriyor." değerlendirmesinde bulundu.
Şimşek, bu program işe yaradığını ve sonuç verdiğini belirterek, "Hiçbir program mükemmel çalışmaz, mükemmeliyetçilik en büyük hastalıktır. İlerlemenin önündeki en büyük engel mükemmeliyetçiliktir. Bu program mükemmel değil, mükemmel sonuçlar da vermiyor ama bu program Türkiye'yi son iki yılda yaşanan bütün şoklara karşı korudu, kolladı ve savuşturdu." diyerek sözlerini tamamladı.
(Bitti)