Soma Faciası İçin Adalet Çağrısı

Son Güncelleme:

İstanbul Barosu, Soma'daki iş cinayetinin yıl dönümünde adalet talep etti, cezaların gerekliliğini vurguladı.

(İSTANBUL) Soma'da 12 yıl önce yaşanan faciayla ilgili İstanbul Barosu denetim ve adalet çağrısı yaptı. Baro açıklamasında, "Etkili bir işçi sağlığı ve iş güvenliği rejiminin sağlanabilmesi; yalnızca düzenleme ve denetim mekanizmalarının güçlendirilmesiyle değil, aynı zamanda sorumlular hakkında bağımsız ve adil yargılamaların yürütülmesi ve caydırıcı yaptırımların uygulanmasıyla mümkündür. Cezasızlık politikaları sürdükçe iş cinayetleri de sürmektedir" denildi.

13 Mayıs 2014 tarihinde Soma'da meydana gelen, 301 maden emekçisinin yaşamını yitirdiği ve 162 işçinin yaralandığı iş cinayetinin üzerinden 12 yıl geçti. Aradan geçen zamana rağmen acı da adalet arayışı da sürüyor. Facianın yıl dönümü nedeniyle bir açıklama yapan İstanbul Barosu, "Soma maden katliamı; ağır iş güvenliği ihlallerinin, vahşi kapitalist üretim ilişkilerinin, kar hırsının, denetimsizliğin ve güvencesizliğin yol açtığı önlenebilir bir iş cinayetidir. Bu katliam, emeği yalnızca bir maliyet unsuru olarak gören anlayışın ağır sonucudur" ifadelerine yer verdi.

İstanbul Barosu'nun açıklaması şöyle:

"Madencilik sektörü, doğası gereği yüksek risk barındıran ve kamusal denetimin en yoğun şekilde işletilmesini zorunlu kılan bir çalışma alanıdır. İşçilerin yaşam hakkının korunabilmesi; etkin yasal düzenlemelerin yapılmasına, bilimsel ölçütlere dayalı önlemlerin eksiksiz uygulanmasına ve bağımsız, düzenli, şeffaf denetim mekanizmalarının işletilmesine bağlıdır. Soma'da yaşananlar, gerekli düzenleme ve denetim yükümlülüklerinin yerine getirilmemesinin nelere yol açabileceğini en ağır biçimde göstermiştir."

Katliamda sorumluluğu bulunan kamu görevlilerinin yargılanmasına ancak 10 yıl sonra, Anayasa Mahkemesi kararıyla başlanabilmiştir. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesi tarafından verilen zaman aşımı ve düşme kararları ise toplumun adalet duygusunu derinden yaralamıştır. Devlet, işçilerin Anayasa'dan kaynaklanan yaşam hakkını koruma yükümlülüğünü yerine getirememiştir.

DÜZENLEME, DENETİM VE ADALET ÇAĞRISI

Etkili bir işçi sağlığı ve iş güvenliği rejiminin sağlanabilmesi; yalnızca düzenleme ve denetim mekanizmalarının güçlendirilmesiyle değil, aynı zamanda sorumlular hakkında bağımsız ve adil yargılamaların yürütülmesi ve caydırıcı yaptırımların uygulanmasıyla mümkündür. Cezasızlık politikaları sürdükçe iş cinayetleri de sürmektedir.

Soma'nın ardından yaşanan Amasra Maden Katliamı, İliç Maden Katliamı, Hendek Havai Fişek Fabrikası Patlaması ve Dilovası Parfümeri Deposu Patlaması gibi facialar; işçi sağlığı ve iş güvenliği alanındaki yapısal sorunların, denetimsizliğin ve cezasızlık politikalarının devam ettiğini göstermektedir. İş cinayetlerinde adalet mücadelesi veren avukatlara yönelik baskılar da hukuk devleti ilkesini zedelemektedir. Soma davası başta olmak üzere emek ve yaşam hakkı mücadelelerinde yer alan Can Atalay ve Selçuk Kozağaçlı'nın maruz bırakıldığı süreçler, savunma hakkı ve adil yargılanma ilkeleri bakımından kamu vicdanında derin yaralar açmıştır.

İstanbul Barosu olarak, yaşamını yitiren 301 madenciyi bir kez daha saygıyla anıyor; ailelerine ve tüm işçi sınıfına başsağlığı diliyoruz. İstanbul Barosu, emeğin hakkını ve yaşam hakkını savunma sorumluluğuyla, iş cinayetlerinde yaşamını yitiren her işçi için adalet sağlanana dek hukuk mücadelesini sürdürmeye devam edecektir. Unutmadık, unutturmayacağız"

Kaynak: ANKA