Spor Müsabakalarının Güvenliği Çalıştayı

Son Güncelleme:

Gençlik ve Spor Bakanı Kılıç:"Kredi ve Yurtlar Kurumunun gündeminde Gezi Parkı'ndan çok daha önemli konular var."

Gençlik ve Spor Bakanı Suat Kılıç, "Kredi ve Yurtlar Kurumunun gündeminde Gezi Parkı'ndan çok daha önemli konular var" dedi.


Gölbaşı'ndaki Vali Galip Demirel Vilayetler Evi'nde düzenlenen "Spor Müsabakalarının Güvenliği Çalıştayı"na, Gençlik ve Spor bakanı Suat Kılıç, İçişleri Bakanı Muammer Güler, Emniyet Genel Müdürü Mehmet Kılıçlar ile Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı (TFF) Yıldırım Demirören'in yanı sıra bazı il emniyet müdürleri ve il spor müdürleri katıldı.


Gençlik ve Spor Bakanı Kılıç, çalıştaya gelişinde gazetecilerin sorularını yanıtladı. Kılıç, Kredi ve Yurtlar Kurumu'na bağlı öğrencilerden Gezi Parkı olaylarına karışanların tespit edildiği, burs ve kredilerinin kesileceği yönündeki haberlere ilişkin yöneltilen soruya, şöyle cevapladı:


"Kredi ve Yurtlar Kurumu Yönetmeliği 1997'de çıktı. O tarihteki yönetmelik halen uygulanıyor. Bizim 'Gezi Parkı olaylarına karışan üniversite öğrencileri kimledir, isimleri nelerdir? Tespit edelim ve bunların içinde ayrıca kurumda barınanlar hangileridir, onları da tespit edelim. Haklarında işlem yapalım' gibi bir gündemimiz yok. Bu cin fikirlilik kime aittir, bilmiyorum. Bu gündemi oluşturanlar, oluşturdukları gündemin arkasından gidebilirler ama bizim bu yönde bir gündemimiz olmadı. Türkiye'de bir kesim var ki hayırlı ve güzel işleri takip edip, onları gündeme taşımak yerine maalesef böyle akla ziyan, bizim aklımıza gelmeyen birtakım yol ve yöntemlerle, kendilerine gündem oluşturma çabasındalar. Kredi ve Yurtlar Kurumunun gündeminde Gezi Parkı'ndan çok daha önemli konular var. Bunları sayfalarına taşımayanların, bizim gündememizde olmayan konularla gündem yaratmaları kendileri açısından anlamlı, bizim açımızdan anlamsız bir çabadan ibarettir."


Kredi ve Yurtlar Kurumunda bu yıl itibarıyla yüzde 5 olan genel müdürlük kontenjanını kaldırdıklarını, burslu öğrenci sayısında artışlar sağladıklarını, kredi talebinde bulunan bütün gençlere şartsız kredi vermeyi taahhüt ettiklerini ve yurtlarda barınan tüm gençlere yemek katkısı vermeye devam etmek yönünde çalışmalarının sürdüğünü anlatan Kılıç, "Bu kadar güzel gelişme varken bunları gönmeyenlerin, olmayan iddialar üzerinden kendilerine gündem yaratmalarını da yadırgıyorum" dedi.


Statlarda önlemler


Kılıç, Gezi Parkı olayları sonrasındaki önlemlerin, tribünlerde devam edip etmeyeceği ve özellikle Süper Kupa maçı öncesi, sloganların yanı sıra davulların stada sokulmaması ile ilgili bir sözleşmenin imzalanıp imzalanmadığı ile ilgili bir soru üzerine de şunları söyledi:


"Bize statlarda olağanüstü önlemler almamızı gerektirecek herhangi bir duyum gelmedi. Türkiye Cumhuriyeti bir hukuk devletidir. 6222 sayılı Kanun, benzer iddiaların gerçekleşmesi halinde hangi kuruma hangi yetkinin verildiğini açıkça ortaya koyan bir kanun. Dolayısıyla spor savcılarımız başta olmak üzere yargı camiası, bu kanun konusunda çok hassas. İlgili illerdeki emniyet müdürleriyle, spor alanlarından sorumlu emniyet müdür yardımcıları başta olmak üzere kolluk kuvvetleri, bu kanunun hangi olaylarda ne şekilde uygulanacağı konusunda çok bilgili ve görevlerinin gereklerinin farkındalar. Geçen ay başında Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu ile birlikte bir toplantı gerçekleştirdik. Bu toplantıda ilk defa hukuk insanlarıyla kolluk kuvvetlerini biraraya getirdik. 6222 sayılı Kanun üzerine iki gün süren bir çalıştay yapıldı. İlgili kurumların sezon öncesi hangi önlemleri alması gerektiği konusunda mutabakata varıldı. Bugün de ilk kez bu çalıştayı gerçekleştiriyoruz. Gençlik ve Spor Bakanı, İçişleri Bakanı, ilgili illerin emniyet müdürleri, spora bakan şube müdürleri, ilgili kurumların temsilcileri ve Türkiye Futbol Federasyonunun da taraf olduğu bu toplantıda, kolluk kuvvetlerimizin gereken şekillerde bilgilendirilmesi, kanunun detayları konusundaki yaklaşımların her kesimle paylaşılması ile ilgili önlemler alınacak. Her zaman söylediğim gibi Türkiye'de futbol taraftarlarını, polisle ya da savcılarla korkutmak, hukuki ve adil bir yaklaşım olmaz. Spor alanlarında kanuni gerekleri hatırlatmayı çok medeni bir yaklaşım olarak görmüyorum. Tüm taraftarlar, dernekler, sporseverler, futbolseverler, kulüp başkanları, yöneticileri ve TFF, kanundan kaynaklanan yetki ve görevlerinin gereklerini yereni getirdikleri takdirde, zaten spor alanlarında ve statlarda beklenmedik gelişmelerin yaşanması mümkün değil. Bununla birlikte sıradışı gelişmeler yaşanırsa ne olur, elbette polis ve savcılar görevinin gereğini yerine getirir. Zaten kameralı güvenlik sitemi ile elektronik bilet uygulaması, yeni çıkan hususlar değil. Bunlar, 2011 yılının mart ayında çıkan kanunun esasları. Bunun gerekleri de sezon başına yetiştirilecek."


"Hiçbir taraftar, polis marifetiyle stat dışına çıkarılmasın, hiçbir spor savcısı da herhangi bir futbolsever hakkında 6222 sayılı Kanun'dan doğan yetkilerini kullanmak zorunda kalmasın" diyen Bakan Kılıç, "Kardeşlik, barış, hoşgörü ve centilmenlik prensipleri içinde spon alanlarında müsabakalara devam edilsin. Tercihimiz ve doğrusu da budur" dedi.


"e-bilet" uygulaması ve kameraların kullanılacağı statlar


Bakan Suat Kılıç, e-bilet uygulaması ve kamera takip sisteminin hangi statlarda kullanılacağı ile ilgili bir soruya ise "İlk etapta şampiyon kulüplerimizin bulunduğu 3 ildeki 5 statta uygulamaya geçilecek" yanıtını verdi.


Uygulamayı yapmakla yükümlü kurumun TFF olduğuna dikkati çeken Bakan Kılıç, şöyle devam etti:


"TFF'nin bize verdiği taahhüt, bu uygulamanın sezonun ilk haftasında oynanacak Beşiktaş-Trabzonspor maçına yetiştireleceği yönündedir. İstanbul'da 3 stat, Trabzon'da Avni Aker Stadı ve Bursa'da Atatürk Stadı, sezonun hemen başından itibaren uygulamaya geçecek. Daha sonra da Süper Lig statlarının tamamı ile PTT 1. Lig statları bu uygulamaya yetiştirelecek. Olimpiyat, Kasımpaşa, Şükrü Saraçoğlu ve Türk Tlekom Arena, İstanbul'da, Trabzon ve Bursa da Anadolu'da olmak üzere 6 stadyum sisteme entegre hale getirilecek."


Kendilerinin, 2011 yılının mart ayında çıkan kanunun gereklerini yerine getirdiklerini anlatan Kılıç, "Temennimiz,  hiçbir taraftar ve futbol severin spor alanlarından men edilmemesidir" dedi.


Bazı taraftar gruplarının temsilcileriyle iki gün önce bir araya geldiklerini anlatan Bakan Kılıç, şunları söyledi:


"Buluşmada bulunmayan gruplara da çağrımız açık, bu görüşmelere önümüzdeki günlerde de devam edeceğiz. Hepimizin aynı ülkenin yurttaşları, aynı bayrağın sevdalıları, aynı hukuk devletinin bağlıları olduğumuzdan hareketle kardeşlik bağlarımızı hatırlamak istedik. Tüm kulüplerin taraftarları aynı masa etrafında bir araya gelebiliyor ve var olan sorunları konuşmaya başladıklarında bilinen bütün polemikler arka planda kalabiliyor. Aralarındaki kardeşlik, dostluk bağları ağabey-kardeş ilişkilerinin, bilinenden çok öte bir derinlik kazandığını, bir masanın etrafında oturduğumuz zaman rahatlıkla anlayabiliyoruz."


Kulüp başkanları ve yöneticilerinin tansiyonu düşürecek açıklamalar yaptıkları takdirde Türkiye'de tek bir saha olayının yaşanacağına ihtimal vermediğini dile getiren Suat Kılıç, "Özellkile derbi maçlar öncesi tansiyonu düşürecek, gerilimi azaltacak açıklamalar yapıldığı takdirde futbol taraftarları bu açıklamaların gereğini yerine getirecektir. 6222 sayılı Kanun sadece Bakanlığa, federasyona, medyaya ve taraftar derneklerine sorumluluk getirmiyor. Bu kanun aynı zamanda futbol kulüplerine, başkanlarına ve yöneticilerine de sorumluluklar getiriyor. Onların da bu sorumlukların gereğini yerine getirmek gibi bir görevi var" diye konuştu.


"Deplasman yasaklarından bu sezon vazgeçilmelidir"


Deplasman yasaklarına da değinen Bakan Kılıç, bu yasakların arkasında Gençlik ve Spor Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, valiler ve emniyet müdürleri ile il güvenlik kurullarının olmadığını ifade ederek, "Bu sadece ilgili kulüplerin kendileri aralarında aldıkları kararlardan ibarettir. Bize göre yanlış bir uygulamadır. Taraftar birbirine yabancılaştırılmaktadır" şeklinde konuştu.


"Bugün aynı kentin statlarında birlikte maç izlemeye gidemeyen taraftarların, yarın aynı kentin caddelerinde, sokaklarında bir araya gelemeyeceği bir Türkiye arzulanmaktadır" diyen Kılıç, sözlerini şöyle sürdürdü:


"Deplasman yasaklarından bu sezon vazgeçilmelidir. Yöneticiler gereken önlemleri almalıdır. Kulüplerde taraftardan sorumlu yönetici uygulamasına bir an önce geçilmelidir. Bu uygulamaya geçildiği takdirde taraftlarla olan ilişkiler daha sağlıklı bir zemine oturtulacaktır. Deplasmana götürülen taraftarlarla ilgili hassasiyetler yasal çerçeve içinde harfiyen sürdürülecektir. Taraftar grupları arasındaki kardeşlik bağları da güçlendirilecektir. Üzülerek şunu görüyorum, medya, federasyon, kulüpler, taraftar dernekleri dahil herkes, asayişin sağlanmasını, temiz futbolun tesis edilmesini, polisten ve yargıdan beklemektedir. Yargı ve polisin yetki ve görevleri bir yere kadardır. Medyanın kulüplerin ve TFF'nin de yetki ve görevleri var. Herkes bu yükün altına girmeye ve kanundan kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirmeye hazır olduğunda Türkiye'de bambaşka bir futbol sezonuna gözlerimizi açacağız." - Ankara

Kaynak: AA