Taksim Gezi Parkı Olayları

Son Güncelleme:

DSP Genel Başkanı Türker.
" Bireysel özgürlüğünü kaybettiğini düşünen insanlar için mesele birkaç ağaçtan çıkmış özgürlük arayışına dönüşmüştür".

DSP Genel Başkanı Masum Türker, Taksim Gezi Parkı olayları ile ilgili, " Bireysel özgürlüğünü kaybettiğini düşünen insanlar için mesele birkaç ağaçtan çıkmış özgürlük arayışına dönüşmüştür" dedi.


Türker, AA muhabirine yaptığı açıklamada, uzun süredir yaşanan baskı ortamına karşın suskun olan vatandaşların Gezi Parkı ile başlayan olaylara katıldığını oradan yayılan ateşin ise ekonomik, sosyal ve kültürel etkenleri olduğunu söyledi.


Masum Türker, şunları kaydetti:


"Ekonomik sıkıntılar, eğitimde yaşanan 4+4+4 gibi belirsizliklerle birleşti. TC ifadesinin silinmesi, Türk milliyetçiliğinin ortadan kaldırılması gibi olaylar da insanlarda endişeler yarattı. Mustafa Kemal Atatürk ya da İsmet İnönü veya TBMM'deki milletvekillerinin 'ayyaş' olarak nitelendirilmesi ise insanları oldukça gerdi.


Polisin aniden Başbakan'ın 'yıkın' talimatı ile devreye girmesi insanları tedirgin etti. Polislerin orantısız gücüne önce gençlerin direnmesinin ardından bu sefer yaşlılar müdahil oldu. Bireysel özgürlüğünü kaybettiğini düşünen insanlar için mesele birkaç, ağaçtan çıkmış özgürlük arayışına dönüşmüştür. Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'ın yaptığı açıklamada hala bu özgürlük talebini görmediğini görüyoruz. Ben DSP Genel Başkanı olarak o arkadaşların yanında yer aldım, partimize oy verenlerden de destek olan oldu ancak parti kimliği ile siyasallaştırmadan vatandaşlar olarak orada yer aldık."


-"Empati gösterilemedi"-


Özgür olmayan toplumda özgür medyanın olamayacağını anlatan Türker, medyanın olayları ya görmediğini ya da başka açılardan ele aldığını ancak yabancı kanalların orada olduğunu ve herşeyi tüm gerçekliği ile yansıttığını söyledi.


Televizyonların şu aşamada inanılır olmaktan çıktığını kaydeden Atalay, "Bu televizyonlar yüzünden Başbakana oy vermiş insanlar bir türlü empati gösteremiyorlar" dedi.


-Orantısız güç-


Başbakan Erdoğan'ın, Suriye'de kimyasal silah kullanıldığını savunduğunu ancak Türkiye'de vatandaşlara da gaz sıkıldığını anımsatan Türker, "İzmir Kordon'da oturan kızlara polis saldırdı. Gözaltına alınanlar en az 10-15 saat sonra serbest bırakılmıştır. Arınç'a bilginin yanlış aktarıldığını düşünüyorum" diye konuştu.


Masum Türker, "Başbakan ve yandaşları, 'Biz yüzde 50 aldık çoğunluğuz istediğimiz yaparız' diyorlar. Halbuki demokrasilerde iktidarlar, çoğunluk olmayan kendilerine oy vermeyenlerin de haklarını korumakla hem görevli hem de sorumludurlar. Herkese ayrım yapılmaksızın gereken önemin gösterilmesi gerekiyor" dedi. -

Kaynak: AA